8/10
·704 syf.··
2025 45. kitabı
Her insanın etkilendiği yaşadığı çevreden yakın, orta, uzak olarak kategorize ettiğimiz durumlar vardır. İnsan sosyal bir varlık olduğu için etkilenmesi normaldir. Okul çağlarında farklı, yetişkin çağlarında başka, olgunluk çağlarında ise bambaşka olur. Cumhuriyet tarihinde önemli bir yere sahip M. Kâmâl ise etkilendiği kişilerden siyasi anlamda kamalist zihniyet beğenmemezlik yapsada 2. Abdülhamid Han Hazretleridir. 2.Mahmud Han yenilik hareketlerinde önemi vakayı hayriye olayında (hayırlı olay) Nizam-ı Cedid ı ortaya koyması ile dikkatleri çeker. Askeri, siyasi, kılık kıyafet, tekkelerin kapatılması, din özgürlüğü gibi alanlarda kendini gösterir. Bu anlamda 2.Mahmud Han Hazretleri ile M. Kâmâl benzeşir. M. Kâmâl'in öncülü olan 2. Mahmud yol göstericidir. Örnek vaka olmadan bir yenisini yapmak zordur. 20 yüzyılda gelişen şartlar Osmanlı Devleti'ni birinci cihan harbine sokmuş olması İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin triuvimlik yönetimi ile devleti kurtarma hayali ile girişilen savaş akabinde askeri olarak kısmî başarilar yanında başarısızlıklarla dolu bir muharebe olarak tarihe geçti. Bu muharebe bir çok kişiye farklı anlamlardaki etkisi menfi ve müspet olmuştur. M. Kâmâl gözlem yeteneğini de kullanarak bu savaşlarda başarı kadar başarısızlığı kendi yönettiği cephelerde yaşadı. Dünya siyasi aranesı birinci cihan savaşı öncesinde farklı ideolojileri ortaya çıkarması yanında farklı ittifaklara da kapı açtı. İngiltere- Fransa ortalıklığı bazen İngiltere-Fransa- Rusya ortaklığı gibi, bazende ufak devletleri yanları almaları ile itilaf Devletleri büyüyordu. Bunun karşısında emperyalist dünyaya geç katılan İtalya ve Almanya devletleri ile birlikte Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ve küçük Bulgaristan ile ittifak Devletleri birlikteliği bu yapıyı oluşturdu. Osmanlı
Aydın Üzerine Tezler 3Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 198533 okunma
Devrim Ve Karşı Devrimin Yüz Yılı 2
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 00:00
Devrim Ve Karşı Devrimin Yüz Yılı 2 Emre Kongar Zülal Kalkandelen 1971 2002 yıllarındaki olayların kronolojik olarak sıralanması yapılıyor. Zor yıllar. Hep mi kötü? Çoğu olaylar acı verici, öldürme, işkence, yolsuzluk, davalar, davaların özellikle düşürülmesi, zaman aşımı, faili meçhuller, pis işler, gizli işler, ülkenin resmen kötü ellerde, beceriksizce kaynaklarının hor kullanılması, dışarıdan da dibimizi oyup, çökertmeye çalışanlar… Osmanlı'da da durum benzerdi ama Mustafa Kemal Atatürk aklı ve yurt severliği ile büyük işler başardı. Bu yıllarda (1971 2002) Cumhuriyet 80 darbesi ile epey yara alıyor. Sol avı başlıyor, vahşi uygulamalar, işkenceler, terör saldırıları alabildiğine. Yol kesme, yolcuları kurşuna dizme, bekaret kontrolü gibi insan haklarına aykırı, ilkel uygulamalar ve yolsuzluklar gırla. Binlerce kitap imha ediliyor, yasaklanıyor, evlerde yasaklı kitap aramalarına maruz kalınıyor. Termik santrallere karşı direnen köylüler, haklarını arayan öğrenci, işçi ve memurlar her şeye rağmen, bedeller ödeyerek ısrarlarını sürdürüyor. İşte iyi olan bir tek bunlar var. O kadar daraldım ki okurken ama okuyup, yeniden okuyup hatırlamak, hiç unutmamak lazım. İyilik kendiliğinden gelmiyor. Hep mücadele gerekiyor. Yakın tarih ile ilgili başvuru kaynaklarından biri bu seri.
İnceleme
Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı 2Emre Kongar · Remzi Kitabevi · 20227 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Devrimin Faili
Puan vermedi·284 syf.·
2021 13. kitabı
18.yy Batı dünyasını ters-yüz eden devrim dalgası, Aydınlanma Dönemi ortaya koyulan kuramların siyasi alanda hayata geçirilmesine olanak tanımıştır. Bilhassa, insanların vazgeçilmez hakları olarak nitelendirilen doğal hakların, iktidarın baskı ve denetimine maruz kalamayacağı savunusu Fransa İnsan Hakları Bildirisinin (1789) özünü teşkil etmektedir. Yine de Fransız İhtilali gerçekten bir halk hareketi miydi ? Özellikle anarşist yaklaşımlara göre, Maximilien Robespierre`in öncülük ettiği devrim, 18.yy Fransasın da iktidarı tekelinde bulunduran 16.Louis ve ağırlıklı olarak egemen sınıf mensuplarından (aristokratlar,din adamları vb) müteşekkil olan Etajenero meclisine karşı çoğunluğu elde ederek, halk temsilcilerinin devrim sonrası kontrolü ele geçirmesine imkan tanımıştır. Böylece halkın temsilcileri kendilerini milli meclis veya kurucu meclis olarak addederek iktidarı ele geçirmiştir. Bu gelişmeler neticesinde ortaya çıkan vatandaşlık kavramı, iktidarın yani kraliyetin salt bir mülkü olan bireyi zincirlerinden azade ederek onu ülke siyasetine tam katılım hakkı (seçme-seçilme hakkı) ile temsil eden bir üst kimlik haline getirmiştir diyebiliriz. Lakin ihtilalin bir başka okumasını yapmakta mümkündür. George rude’ye göre, devrim, iktidar mücadelesinin tarafları olan, kralla saray mensupları, parlements ve aristokrasi, orta sınıfı temsil eden üçüncü sınıf liberal aristokrat liderler arasındaki fikir mücadelesiydi. hatta Michelet ve Tocqueville‘ye göre, Sankülotlar’ın yanı sıra köylülerde devrim sürecinde nadiren görülür. görülseler dahi onların düşünceleri ve hareketleri, aristokrat ve devrimci burjuvazinin ya da kraliyet sarayı ve Tuileries Parkı hatiplerinin düşüncelerinin aynadaki yansımalarından ibaret olduğu söylenir.
Siyaset
Fransız DevrimiGeorge Rudé · İletişim Yayınları · 2015113 okunma
Bertolt Brecht, Bütün Oyunlar Cilt 1
8/10
·440 syf.·
2020 112. kitabı
11 kitaplık bu külliyatın ilk kitabı ile başlıyoruz. Bütün Oyunlar serisi hem Agora Kitaplığı hem de Mitos Boyut tarafından basıldı. Ben Mitos Boyut serisinin PDF halini edindim onu okuyorum. 11 tane oyun yer alıyor bu kitapta Brecht'in bu külliyatı üzerine pek az konuşulmuş o yüzden epik tiyatronun öncü ismi için okuduğum ciltlere inceleme yazmak istiyorum. Agora kitaplığı tarafından 11 ciltlik külliyatı yeniden basılmıştı. Geçen günlerde bir bakayım dedim çok uygun bir fiyata satılıyor kitaplar. Lakin her zaman olduğu gibi 11 kitabın sadece üç dört tanesi var onları alabildim. Okuma kültürümüzün yoksulluğunun sonucudur bu. Brecht gibi bir ismin oyun külliyatını bile bir arada bulamıyoruz.. Brecht'in çocukluk yılları katı bir dini eğitim ile geçmiştir. Anne ve Anneannesi onun çocukluk yıllarında İncil üzerine epey deyişler yapmışlardır. Bu kitapta da ilk oyunlari yer alıyor. İncil'e onlarca gönderme var çocukluk yıllarındaki dini esintiler buna neden olmaktadır. 16-21 yaşları arasında yazdığı oyunları içeriyor bu cilt. O yüzden çok yüksek bir beklentim yoktu. Geceden Trampet Sesleri oyununu diğerlerine nazaran daha çok beğendim. Kalan oyunlar genelde tek perdelik oyunlardı. Tarih, din ve mitoloji göndermeleri yer alıyor. Dipnotlar ve açıklamalar kitabın sonunda yer alıyor. Ve üç beş sayfa değil açıklama kısmı tam 110 sayfa. Ben çok faydalı buldum bu bölümü. Eserlerin oluşum süreci, gösterimi ve yankılarını anlamak için çok yararlı bilgiler yer alıyor. İlk metinden itibaren bir tarafta oyun bir tarafta açıklamalar-dipnotlar olacak şekilde okudum. Brecht önemsediğim bir isimdir. O yüzden yavaş yavaş bu 11 eserlik külliyatı bitireceğim. Sıralamada yukarı doğru çıktıkça çok daha deneyimli ve çok daha etkileyici bir Brecht olacağı kesin o yüzden okumayı düşünürseniz ilk
Bütün OyunlarıBertolt Brecht · Mitos Boyut Yayınları · 200854 okunma
"Bir toplumun değerler matematiği ile ters düşmüş şair."
9/10
·200 syf.·
2020 94. kitabı
"Saat 19 Haberlerinde Taylan Özgür'ü vurdular Bütün yanaklarım sapsarı" Başka bir alıntı ile başlayacaktım incelemeye lakin bu dizeleri okuduktan sonra Taylan Özgür'ü anarak başlamak istedim. Kendisi 68 öğrenci kuşağının ilk faili meçhul cinayetlerinden birine kurban giden öğrenci liderlerinden biridir. Ablası Hale Kıyıcı ile yapılan bir röportajı da buraya bırakıyorum izlemek isteyenler için. youtu.be/hsQbIRDYw6Q Ablası "Taylan çok güzel gülerdi" diyor. Hâlâ 21 yaşında olan Taylan'ın gülüşü ile ona veda edelim. imgyukle.com/i/rMUm6t Ergin Günçe ismini internette taradığınız vakit onun için şu ifadeler çıkacak karşınıza "siyasal lirizim" veyahut "Lirik bir siyasi şair" ne kadar boş ifadeler bunlar. Şairin yaşadığı çağın siyasi olaylarını dizelerine aktarması "Siyasal lirizim" oluyor. Hiçbir toplumsal meseleyi kurcalamayan ve çevresinde yaşanan faili meçhul cinayetleri görmeyen, ekonomik, toplumsal bozulmalara kulak tıkayan yazarlar da "şair" olarak kalıyor öyle mi? Ergin Günçe gerçek bir şairdir. Önüne(siyasi, lirik )kavramlarının getirilişi tarihimize olan yabancılığımızın göstergesidir bana göre. "Siyasi lirizm''e bakalım o halde... "dün burada üç abiyi asmışlar suç anayasayı devirmek zor mudur acaba asılmak" Daha lirik bir siyasi şiire bakalım... "Çocuklar İçin Faşizm Faşizmi çocuklar da anlayabilir Dayak yemektir serseri bir babadan Karanlık odaya kapatılmaktır Hakkını istemekte direttiğin zaman Üvey ana, yarı güleç öksüze Sabunlu eliyle tokadı yapıştırır Henüz yaslıdır çocuk, henüz dayanıksızdır Yıldırmaktır amaç, esir etmektir Çocuk faşizmi yanağında tanır
Türkiye Kadar Bir ÇiçekErgin Günçe · Yapı Kredi Yayınları · 2014248 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2019 80. kitabı
"Mustafa Suphi'yi kim öldürdü?" . Romanda leitmotif olarak kullanılan bu cümle aslında romanın ana sorunsalını da ortaya koymaktadır. "Kız" ,"Baba" , "Ana " ve " Kadın " olmak üzere dört bölümden oluşan roman bazı sosyal meseleleri sol izlekten gözlemler ve yorumlar .Kendisi de Türkiye'deki ilk TKP'lilerden olan yazar Türkiye 'de halkın "sosyalist aydın " a bakışını , halk ile "sosyalist aydın " dediğimiz kesim arasındaki ilişkiyi çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. İlk bölümde aydın kesimin kendi içindeki tutarsızlıkları, entelektüel kesimde dahi belirgin bir halde var olan eril kodların insan zihnini esir alma durumunu , toplumdaki namus kavramını sert bir üslupla eleştirmiştir. İkinci kısımda ise babanın bilinç akışı okuduğumuz şeyin ta kendisi oluverir.Noktalama işaretleri yoktur,anlamsal bütünlüğü yakalamak sizi zorlamaya başlar ."Mustafa Suphi'yi kim öldürdü?" sorusu burada sık sık tekrarlanır ve bölüm sonunda Mustafa Suphi 'nin ölümü ile ilgili kaynak niteliğinde çeşitli belgeler ve veriler sunulur.Aslinda burada Mustafa Suphi tarihsel bir karakterden öte bir temsildir.Yazar burada "Türkiye'de komünizmi kim öldürdü .!" sorusunun peşine düşmüş ve okuyucuya düşünmesi için alan yaratmak maksadıyla karakterinin bilinçaltında bu soruyu sık sık tekrar etmiştir . Üçüncü bölüm olan "Ana " bölümünde yine toplumsal değerler eleştirilir . Yazar bunu bir cenaze töreni üzerinden cenaze adetlerini eleştirmekle başlar . Bu bölümde sık sık toplumun zihnini yoklayan yazar zaman zaman tepemize balyoz gibi inecek tespitleriyle bir farkındalık yaratmak çabasındadır. Romanın dördüncü bölümü olan "Kadın " bölümü ise halk ile aydın kesim arasındaki kopukluğu ele alır.Burada Freudyen bir bakış açısıyla eşi ile arasına mesafe giren "Bayan Nermin"in kendini halka adayarak
Tuhaf Bir KadınLeyla Erbil · İş Bankası Kültür Yayınları · 20112,858 okunma