İslam Sanatı
Bir mimariyi biçim ve konstrüksiyon bakımından etkileyen unsurlar arasında, iklim ve coğrafi durum vardır. Bunlara toplum gelenekleriyle, yerli yapı geleneklerinde katmak gerekir. Ayrıca, Arap-İslam mimarisini belli bir yönde geliştiren nedenler arasında, iklim koşulları önemli bir yer tutar. Suriye, Arabistan Yarımadası, Libya, Mısır, Tunus, Cezayir, Fas ve İspanya gibi ülkelerde, İslam yapı sanatının geliştiğini düşünürsek, bütün mıntıkaların aynı iklim şartlarının etkilediğini görürüz. Bu doğu-batı arz boyu, dikkat edilirse, güneşin belli bir harekette olduğu yerlerdir ve aynı iklim kuşağını verir. Bu iklim kuşağının açıldığı yerleri ele alırsak, Arap-İslam mimarlık eserlerinin derhal değiştiği görülür. Bengal Körfezi’nden/Atlantı’ye kadar uzanan iklim şerit üzerinde, yağmurların azlığı, taşın bolluğu, çöllerin sonsuzluğu, yakıcı güneş, bu toprakların mimarisinden bazı özellikler talep edecektir. İklim, coğrafi durum ve bir ülke toplumunun içinde bulunduğu psikolojik koşullar, bir çeşit manevi suhunet yaratacaktır. Koşulların temin ettiği genel hava, bir milletin yalnız yapılarını değil bütün sanatlarının ortaya çıkmasında doğrucu etken olur. İslam yapılarının duvarlarına, tavanlarını kaplayan geometrik-soyut ve bitkisel süslemeler, paralel, simetrik, diagonal, iç içe şeritler halinde dolaşan, sonu olmayan bir doku arz etmektedir. Göz, süsleme yüzeyinde bir çizgiye takılır ve sonsuzluk içinde döner dolaşır. İnsan böylece sonsuz bir bütün içinde olduğunu hisseder. Bu ebed iyilik içindeki dolaşım, arabın tanrı düşüncesine paralel görünür. Aynı zamanda ebedi oluşun, ölümsüzlüğün bir formülü gibi gelir insana. Aynı zamanda, tanrının her yerde ve mekansız olduğu görüşünde açıklar.
Sayfa 225·Kitabı okudu
I hadn't, at the last moment, felt like washing off the two diagonal lines of dried blood that marked my cheeks..
1000k
Reklam
_Diyalektik Eristik Kıyas üzerine umumi fikirler: _Eristik Kıyasların birincisine yine Kıyas diyelim fakat öbürüne sadece Kıyas değil, Eristik Kıyas adını verelim. Çünkü o, gerçekte netice çıkarmadığı halde, ancak görünüşte netice çıkarır. _Kıyas, doğru ve ilk olan öncüllerden veya kendilerinden edindiğimiz bilginin, kendisinin de kaynağı ilk ve doğru olan öncüllerde bulunan öncüllerden hareket ettiği zaman, bu bir ispat'tır. Olası öncüllerden netice çıkaran kıyas ise diyalektik'tir. _Kıyasların konuları, meseleler olduğu halde, diyalektik deliller gerçekte, önermelerden gelir. _Yakınlıklarını başka şeylerden değil, kendi kendilerinden çıkaran şeyler doğru ve ilk’tirler; çünkü, ilmin ilkeleri için niçin’lerini araştırmak gerekmez; bu ilkelerin her biri kendiliklerinden yakinî olmalıdır. _Yanlış şekiller çizen kıyas, ne doğru ne de olası öncüllerden başlayarak netice çıkarır. Doğru olmayan önermelerden başlayarak kıyasını yapar. Gerçekte o, ya olduğundan başka türlü yarım daireler çizmekle veya çizilmeleri icabetmediği şekilde bazı çizgileri çizmekle, paralojizmasını vücuda getirir. O, bizim tarifimiz içine girmez çünkü ne bütün insanların, ne çoğunun, ne hakimlerin ve bunlar arasında da ne hepsinin, ne en ünlülerinin önermeleri kabul etmez. _Bu kitabın gayesi, olası öncülerden hareket ederek, ortaya atılan her mesele üzerinde bir delil serdetme imkânını verecek bir metot bulmaktan ve bir delil ileri sürdüğümüz zaman kendimizin buna zıt olacak bir şey söylemekliğimizi menetmekten ibarettir. *_Sözler_ _Bazı meseleler vardır ki biz bunları bir başka şeyi bilecek tarzda bilmeyi arzu ederiz. _Bir tez, hatrı sayılır bir filozof tarafından ortaya çıkarılan ve umumi sanıya zıt bir hükümdür. Söz gelimi, Herakleitos’a göre her şeyin hareket olduğu gibi. Rasgele biri tarafından
Felsefe-Düşünce
Given a square with sides measuring one unit in length, what is the length of the diagonal? The Pythagorean Greeks realized the number cannot be written as a whole number or fraction, a situation that we today recognize as meaning that it is given by an endless string of decimals with no pattern: 1.414213562 ... To the Greeks, this caused great trauma, a crisis of religious proportion, for the sake of which at least one scholar was murdered.
Geometri
Bilgimizin veya düşüncelerimizin içinde, artık bu varlığın anısını bize hatırlatacak hiçbir şey yoktur. Herhalde edebiyat dışında hiçbir şey yoktur; üstelik o da bu işi, doğrudan değil de, imalı ve diagonal bir şekilde yapmaktadır.
Sayfa 81·Kitabı okudu