Puan vermedi·163 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:59
Mehmed Uzun’un külliyatı benim için bir bütündür ve her parçası başucu niteliğindedir; bu eser de o zincirin en samimi halkalarından biri bence. Kitap, bir aydının sadece yazarlık serüvenini değil, toplumsal davaları, sürgünlüğü ve ruhundaki o derin bunalımları bizzat kendi ağzından anlatıyor. Dicle'nin Sürgünleri doğarken yazarın geçtiği o sancılı beş yılı ve ruh halini o kadar net görüyorsunuz ki... Bir romanın arkasındaki o koca emeği ve adanmışlığı hissetmek isteyen herkes mutlaka okumalı.
1000Kitap
Bir Romanın Hatıra DefteriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 2018477 okunma
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,699 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
Fırat ile Dicle arasında yükselen eski şehirlerin üzerinde gece çökerken, tanrıların fısıltıları rüzgâra karışıyordu. İnsan, ölümsüzlüğün peşinde koşsa da Babil'in kadim bilgeleri ona aynı gerçeği hatırlatıyordu: Asıl kalıcı olan, ardında bıraktığı izdi. Saraylar yıkılır, krallar ölür, fakat anlatılan hikâyeler binlerce yıl boyunca yaşamaya devam eder.
Babil MitolojisiLeonard W. King · Maya Kitap · 2019189 okunma
Puan vermedi
Muhteşem bir kitap okudum. Su üzerine bir kurgu bu kadar gerçek ve bir o kadar da masalsı anlatılabilirdi. . Dili ve üslübu, hikaye anlatıcılığı müthiş. Yazarın anlatımında ki o mistik hava büyüleyici. İnsanlığın ortak hafızasına yazılmış olan, şiisel bir hikaye. Üç farklı zaman, üç farklı karakter, üç farklı kültür de yetişmiş ayrı yaşam ama onları bir noktada buluşturan tek bir yağmur damlası. Karakterlerin kendi yaşamlarına ait olan, hayata dair bellekleri çok iyi işlenmiş. Kendine özgü masalsı bir dili aynı zamanda şiirsel bir anlatımı var. Adı gibi su gibi akıp gidiyor sayfalar. İçinize işleyen bir konusu olduğu gibi, aynı zamanda bir ağıt bir haykırış bir içsel yolculuk gibi. Narin (2014) Dicle Nehri Kıyısı , henüz dokuz yaşında bir Ezidi kızı. Bölgedeki halkın ve İşid’in o dönemde yaptıklarını onun üzerinden tarihsel bulgularla bizlere aktarırken, Su ile olan kader bağlarını da hafızasının derinliklerinden anneannesinin hikayeleri ile yansıtıyor. Tarihsel bir acıyı sayfalarda insan ruhuna işleyen bir anlatı olarak bizlere sunuyor. Lağımlar ve gecekondular kralı Arthur. Onun hikayesi 1840 da Thames Nehri kıyısında başlıyor. Nehrin pisliği içinde doğan Arthur yoksul bir çocuk. Tek çıkış yolu dahilik derecesinde olan zekası. Antik Mezopotamya, Ninova ‘da Asur Kralı’nın kütüphanesinde yüzyıllar boyunca unutulmuş bir şiir saklıdır. Gılgamış Destanı. Bu dahi çocuğun büyüdükçe tek bir hedefi şekillenir oda bu destanı çözmek. Evinden çok uzaklara yolu düşer bu şiir uğruna. Hep huzursuz bir kalbi vardır, tıpkı içinden geçen nehirler gibi. Züleyha…Thames Nehri kıyısı (2018) Su’ya ömrünü adamış bir Hidroloğ. Geçmişin ağır yükleri altında ezilirken bir taraftan da eşinden ayrılıp kendine yeni bir hayat oluşturma derdinde. Su onun en büyük tutkusu ama aynı zamanda
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,699 okunma
10/10
·391 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 21:05
Şehmus Diken, Mehmed Uzun için, "Hayat, düşler ve sözler; onun Dicle'ye Yakarış'ında dörtnala giden rahvan atlar gibidir. Bir kez sayfalarının arasında koşturmaya başladılar mı durdurabilene aşk olsun," der. Okuduğum her eserinden sonra bu sözün o derin etkileyiciliğini daha iyi anlıyorum. Ruhun Gökkuşağı Mehmed Uzun'un otobiyografik anlatı türünde yazmış olduğu, yazarla henüz tanışmamış olanların yazarı ve eserlerini daha iyi anlaması için tavsiye edebileceğim en uygun eser. Mehmed Uzun; çocukluğundan başlayarak yaşamış olduğu baskıları, dışlanmışlığı, ezilmişliği, haksızlığı, unutturulmuş olan kültürünün ve dilinin tarihini gün yüzüne çıkarmak için bu zorluklarla nasıl boğuştuğunu ve bu kitabında da özgün edebi bir dille yaratmış olduğu eserlerle bunlarla nasıl mücadele ettiğini anlatıyor. Yasaklı dil, yasaklı roman, yasaklı yazar... Ve bu yasaklara kendi ana diliyle yaratmış olduğu eserlerle başkaldıran bir isim. Üstelik sürgünün yaratmış olduğu zorluk ve karamsarlığa rağmen. Son olarak kitabın isminden de yola çıkarak gökkuşağının farklı renklerle oluşturduğu o güzellik gibi farklı dil, din ve kültürlerin de hayatımızı daha güzel ve anlamlı kılacağını düşünüyorum. Dünyaya bu bakış açısıyla baktığımızda eminim ki hayat daha yaşanılır bir hale gelecek... Keyifli okumalar :)
Edebiyat
Ruhun GökkuşağıMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 2013907 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2026 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 21:36
Bıro, Mam Sefo, Ster, Ruşen Hanım, Gulîzer, Arme, Mîgo, Heme, Gurzo, Bedros, Yêzdînşêr, Mîr Bedirhan, Amojna Reşe, Apê Yaqup, Apê Oxır... Saydığım her bir karakter canlanıp zihnime yerleşti. Yazarın kalitesi de burada işte; koca bir coğrafyayı ve sürgünde çekilen o ağır acıları Bıro’nun anlatımıyla dinliyoruz. Farklı halklardan, ırklardan ve inançlardan bunca insanı bir araya getirip hayatlarını birbirine çok güzel entegre etmiş. Mehmed Uzun’un Kürtlere yaptığı isabetli eleştirilerin hepsine de katılıyorum.
1000Kitap
Dicle'nin SürgünleriMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20142,249 okunma