Evet... Geldik serinin sonuna. Nereden başlasam bilemiyorum ama galiba genelden özele doğru gitmek benim için daha iyi olacak.
Öncelikle geçen hafta cumartesi günü başlamayı umuyordum ama başlayamadım. Böylelikle Pazartesi günü başladım ve kitabı - tuğla gibi olan o kitabı - resmen gittiğim her yere taşıdım. Onunla yatıp kalktım ve beşinci günün sonunda bitirdim... Ama şunu da ekleyeyim; o kadar çok yoğun ve yorgun ediyordu ki beni yemin ederim rüyamda bir ara Chaol'u makarna pişirirken gördüm of sndjskdkskjddjjsjs. (Oruç kafasıyla beynim yandı.) Neyse Erawan görmekten iyidir hahahahahha
~
Öncelikle bu kitap ve ondan önceki kitap, beklediğimden daha iyi çıktı. Ben her ne kadar bir yıllık ara verip sonradan devam ettiğimde kopukluk yaşarım diye düşünsem de öyle olmadı. Hatta altı ve yedinci kitaplar, benim seriye dair olan beklentilerimi son anda karşılayan kitaplar oldu. Nedenlerinden de bahsedeyim:
1) Öncelikle son kitapta bütün ama gerçekten de bütün karakterler ön plandaydı. Karakter çeşitliliği fazla olan bir evren için bu bence en iyisiydi. Bu sayede bir olayı başka açılardan görebiliyor ve o açılar sayesinde karakterlere olan tavrımızı daha net ortaya koyabiliyoruz. (Misal ben dördüncü ve beşinci kitapta hiçbir şey hissetmediğim Lysandra'ya bu son kitapta gerek duruşu gerekse gücü karşısında aşık oldum. Sevdim.)
2) Son iki kitapta (altıda Aelin yoktu) Aelin biraz daha insansıydı yani "kusursuz karakter betimlemesinden" uzaktı. İşte bu benim istediğim karakter yazılış tarzıydı. Çünkü diğer kitaplarda hep, "Aelin mükemmel, her şeyi planlar, o alımlı, kibirli ama iyi vs..." lafları dönüyordu. Günün kurtarıcısı, kahraman vs... Beşinci kitapta bütün karakterlerin harcanmasına o kadar çok sinirlerim bozulmuştu ki... Oturduğum yerden sinir krizleri geçirdim resmen