Dicle ÇAPAR

Dicle ÇAPAR
@diclecaparr
Mütemadiyen sessiz.
Sosyal Hizmet Uzmanı
Sakarya Üniversitesi
Çukurova
26 Ağustos 2002
26 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Spoiler içerir
8/10
·400 syf.··
2025 18. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 21:54
Evet... Aslında 7.5 puan verecektim ama dedim ki 8 olsun. Çünkü uzun zaman sonrasında ilk defa istediğim kurguyu hemen hemen yakalayabildim. İnceleme yaparken yine genelden özele doğru gideceğim. Öncelikle kitabın gotik fantastik olması çok hoşuma gitti. Ben gotik edebiyat seven birisiyim. Haliyle fantastikle birleşince daha bir hoşuma gidiyor... O yüzden eğer bu tarz gotik fantastik veya sadece gotik kitap önerileriniz varsa lütfen yorumlara yazın Ben bir bu kitabı bir de Belladonna kitabını gotik fantastik olarak biliyorum. Elimde bu varken de önce bundan başlayayım dedim. Dediğim uzun zamandır fantastik olsun ama uzun bir seri olmasın, kafa dağıtmalık, okunmaya değer, içeriği güzel olan bir kurgu arıyordum. Sonra bu seriyi çok merak edince alıp şans vereyim dedim. Açıkçası beklentilerim yüksekti. Her yerde görüyordum. Övülüyordu. Velhasıl karşıladı mı; evet. İki kitaplık bir kurgu olduğu için çok detay yoktu. Anlatım basitti. Konusu özgündü. Smut içeriği azdı. (Ben fantastikte çok smut sevmem) Karakterler arasında neyin ne olacağı belliydi. Vıcık vıcık ilişkiler yoktu. Ama ben bunlara rağmen kitapta beni şaşırtacak bir ters köşe bekledim. Açıkçası Kâbus'un Çoban Kral olduğunu tahmin etmiştim ve dedim ki belki başka şeyler de vardır ve final de patlak verir. Ama maalesef ki olmadı. Her şey tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi. Bunun için dedim ki acaba 7 puan mı versem... Sonra dedim ki madem beğendin, illa bir eleştiri arama; ver 8 puanı gitsin sndjkskdkskdk İlk 100 sayfada çok zorlandım. Yani yazarın dili filan da zor değil. Hem de hiç değil. Ama nedense bir cümleyi anlamak için gayret gösterdim. Okuduğumu bir türlü anlayamadım. Böyle ilerleyecek diye korktum ama neyse ki sonradan açıldı. Bilmiyorum, bazen bazı kitaplarda bu tarz şeyleri yaşayabiliyorum.
1000Kitap
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,033 okunma
Dicle ÇAPAR isimli okura yanıt verildi
Dicle ÇAPAR
Pınar Çok hak veriyorum insanın okuyası gelmiyor öyle
Reklam
Spoiler içerir
8/10
·400 syf.··
2025 18. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 21:54
Evet... Aslında 7.5 puan verecektim ama dedim ki 8 olsun. Çünkü uzun zaman sonrasında ilk defa istediğim kurguyu hemen hemen yakalayabildim. İnceleme yaparken yine genelden özele doğru gideceğim. Öncelikle kitabın gotik fantastik olması çok hoşuma gitti. Ben gotik edebiyat seven birisiyim. Haliyle fantastikle birleşince daha bir hoşuma gidiyor... O yüzden eğer bu tarz gotik fantastik veya sadece gotik kitap önerileriniz varsa lütfen yorumlara yazın Ben bir bu kitabı bir de Belladonna kitabını gotik fantastik olarak biliyorum. Elimde bu varken de önce bundan başlayayım dedim. Dediğim uzun zamandır fantastik olsun ama uzun bir seri olmasın, kafa dağıtmalık, okunmaya değer, içeriği güzel olan bir kurgu arıyordum. Sonra bu seriyi çok merak edince alıp şans vereyim dedim. Açıkçası beklentilerim yüksekti. Her yerde görüyordum. Övülüyordu. Velhasıl karşıladı mı; evet. İki kitaplık bir kurgu olduğu için çok detay yoktu. Anlatım basitti. Konusu özgündü. Smut içeriği azdı. (Ben fantastikte çok smut sevmem) Karakterler arasında neyin ne olacağı belliydi. Vıcık vıcık ilişkiler yoktu. Ama ben bunlara rağmen kitapta beni şaşırtacak bir ters köşe bekledim. Açıkçası Kâbus'un Çoban Kral olduğunu tahmin etmiştim ve dedim ki belki başka şeyler de vardır ve final de patlak verir. Ama maalesef ki olmadı. Her şey tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi. Bunun için dedim ki acaba 7 puan mı versem... Sonra dedim ki madem beğendin, illa bir eleştiri arama; ver 8 puanı gitsin sndjkskdkskdk İlk 100 sayfada çok zorlandım. Yani yazarın dili filan da zor değil. Hem de hiç değil. Ama nedense bir cümleyi anlamak için gayret gösterdim. Okuduğumu bir türlü anlayamadım. Böyle ilerleyecek diye korktum ama neyse ki sonradan açıldı. Bilmiyorum, bazen bazı kitaplarda bu tarz şeyleri yaşayabiliyorum.
1000Kitap
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,033 okunma
Dicle ÇAPAR
Erk*k karakterlerle ilgili yazdığın paragrafa çok güldüm 😂😂
Yürüyen Anksiyete
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
Öncelikle Pınar 'in incelemesine katılıyor ve eleştiriden ziyade biraz tahlil eklemek istiyorum. Kız ve erkek çocuklarının ilk rol modelleri ebeveynleridir. (Her şey ailede ve içine doğulan yaşamla başlar, çevreyle gelişir.) Karakterimiz Yozo yürüyen bir anksiyete. Evet, teşhisi bu bence. Kronik anksiyeteye sahip ve benlik kaygısı yaşayan, hatta benlikleri arasında kaybolmuş, her şeyden korkan biri. İlk önce babasına karşı duyduğu korku ve sonrasında yaşama karşı duyduğu korku, bilgisizlik, yaşadığı tacizler, bilinmezlik ve maddi refahın içinde çektiği yoksulluk onu böyle bir insana çevirmiş. Güvensiz, kaygılı, endişeli, aşırı stresli, suçlu hisseden, ilişkileri anlamlandıramayan (korktuğu için, mutlu olmaya bile korkuyor) iletişimde aşırı eksiklik çeken birisi. Sona doğru morfin bağımlılığından dolayı hastaneye yatırılıyor daha sonra, babasının ölümünden sonra, abisi onu alıp memleketinde bir eve yerleştiriyor. Orada da ruh halinde bir değişiklik olmuyor. Ve kuvvetle muhtemel soydan gelen bir psikolojik rahatsızlığı da var. Genel çerçevede insanlar ailelerinin yansımasıdırlar. Zihinde gerçekleşen şeyler tamamiyle soyut değildir, hücrelerimiz, genlerimiz... hepsi birbiriyle iletişim halindedir. Yani psikolojik rahatsızlıklar aileden, anneden, gelebilir. (Örneğin annesi veya anneannesi şizofreni olan birinin de şizofreni olması yüksek muhtemeldir. Olabilir.) Ayrıca Yozo'nun yaşamı da trajedik bir yaşam... Doğduğundan beri böyle olan biri için katlanılamaz ve yaşanılmaması gereken olaylardı. O yüzden Yozo'nun insanlığını yitirişini bir nebze de olsa anlayabiliyorum. Velhasıl kelam... Bu kitap bana vaka incelemesi gibi bir katkıda bulundu. Okumanızı önerir miyim? Bilemedim. Sadece ben biraz, gerçekten biraz, sevdim. Biraz diyorum çünkü karakterin zihni aşureden bile
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Pınar isimli okura yanıt verildi
Dicle ÇAPAR
Bakalım o bize neler hissettirecek 👉🏻👈🏻🌿
Spoiler İçerir. Uzun Bir İnceleme Oldu
6/10
·128 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 19:52
Evet... Aslında bu kitabı okumak gibi bir hedefim yoktu. Bugün arkadaşımla birlikte başka bir kitaba başlayacaktık ancak onun okumasının bitmesini beklerken ben de boş bulunmayayım dedim ve uzun zamandır okunmayı bekleyen o popüler klasiği okumak istedim. Öncelikle okurken notlar filan aldım ama pek de işe yaramadı. Çünkü kitap beni yordu. Yazarın hayatı kısmı haricindeki yaklaşık 115 sayfayı 7-8 saatte anca bitirebilirdim. Onda da aralar vermek zorunda kaldım. Eh, kitabın ağır olduğunu biliyordum. Yani çıtır çerezlik olsun gibi bir amacım olmamıştı. Ama bir günde bitirmek istediğim ve yarına kalsa okumakta daha çok zorlanacağım için bugün tamamen okumak istedim ve bitirirken de kendimi gerçekten yorgun hissettim. Kitapta koca bir kelime vardı, üstüme üstüme gelen bir kelime: O da tabii ki "korku" kelimesi idi. Aslında bana göre tüm süreci oluşturan duygunun da ta kendisiydi. Baş karakter her şeyden ama her şeyden korkuyor. Çocukluk yaşından itibaren kendisini ifade edemiyor. Edemediği gibi bir şeyleri reddetme ve istemek doğrultusunda da kabul etmekten yoksun büyümüş. Evet ya da hayır: Bu iki cevabın ne getireceğini bilmiyor. Neyi isteyip istemediğini kendisi bile bilmiyor. Çevreyi tanıyamadığı gibi kendisini de tanıyamıyor. Suskunluk veya konuşkanlık. Ne anlam ifade ediyor, önemli kılmıyor. Kılmıyor çünkü sonuç ne olursa olsun ona anlamsız geliyor. İnsan ilişkilerini manasız buluyor. Toplumsal düzeni kavramak kendisine işkence gibi geliyor. Manasızlığın altında yatan sebebi tam sorgulamıyor ancak sorgulaması için de geçerli bir neden bulmuyor. Bu noktada diğer bireyler gibi davranmakta zorluk çekiyor. Dediğim gibi düşüncelerinde manasızlık ve bağlam kopması yaşadığı için bu tuhaf durumunu örtme içerisinde oluyor. Panikliyor. Korkuyor. Çünkü karakteri ele geçiren
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Dicle ÇAPAR
Yorumlarına katılıyorum, kelimesi kelimesine. Ben de senin gibi genetik bir durum olabileceğini düşünüyorum bunun yanı sıra da ailesinin de bu durumda biri olmasında katkısının olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz anne rahmine düştüğümüz andan itibaren çevreden gelen her şeyi benliğimize kaydediyoruz. Bu korkusunun altında yatan nedenlerden biri de önce aile içerisindeki yaşantısıdır diye düşünüyorum. Gerçekten sevilmeyen çocuklar, özgüveni kırılmış çocuklar, kendi başına bırakılmış çocuklar her şeyden korkarlar. Ebeveynlerin gelecekte olacağımız kişide çok büyük katkıları var olumlu ya da olumsuz. İntihar eğiliminin de soydan geldiğini düşünüyorum. Bence anne tarafından birilerinde bu egilimde birileri vardır. (Araştırılmasını öneriyorum jxjsjsjsn) (Yine bildiğim bazı vakalardan örnekle, soyda intihar girişimi veya intihar varsa gelecek kuşakta da olabiliyor) Kitabı bitirdiğimde ben de kısa bir inceleme yazacağım 👉🏻👈🏻 sen zaten çoğu şeyi söylemişsin belki birkaç şey ekleyebilirim bitirdiğimde bakalım.
Uzun ve Bolca Spoiler İçeren Bir İnceleme...
9/10
·960 syf.··
2025 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 14:05
·
Evet... Geldik serinin sonuna. Nereden başlasam bilemiyorum ama galiba genelden özele doğru gitmek benim için daha iyi olacak. Öncelikle geçen hafta cumartesi günü başlamayı umuyordum ama başlayamadım. Böylelikle Pazartesi günü başladım ve kitabı - tuğla gibi olan o kitabı - resmen gittiğim her yere taşıdım. Onunla yatıp kalktım ve beşinci günün sonunda bitirdim... Ama şunu da ekleyeyim; o kadar çok yoğun ve yorgun ediyordu ki beni yemin ederim rüyamda bir ara Chaol'u makarna pişirirken gördüm of sndjskdkskjddjjsjs. (Oruç kafasıyla beynim yandı.) Neyse Erawan görmekten iyidir hahahahahha ~ Öncelikle bu kitap ve ondan önceki kitap, beklediğimden daha iyi çıktı. Ben her ne kadar bir yıllık ara verip sonradan devam ettiğimde kopukluk yaşarım diye düşünsem de öyle olmadı. Hatta altı ve yedinci kitaplar, benim seriye dair olan beklentilerimi son anda karşılayan kitaplar oldu. Nedenlerinden de bahsedeyim: 1) Öncelikle son kitapta bütün ama gerçekten de bütün karakterler ön plandaydı. Karakter çeşitliliği fazla olan bir evren için bu bence en iyisiydi. Bu sayede bir olayı başka açılardan görebiliyor ve o açılar sayesinde karakterlere olan tavrımızı daha net ortaya koyabiliyoruz. (Misal ben dördüncü ve beşinci kitapta hiçbir şey hissetmediğim Lysandra'ya bu son kitapta gerek duruşu gerekse gücü karşısında aşık oldum. Sevdim.) 2) Son iki kitapta (altıda Aelin yoktu) Aelin biraz daha insansıydı yani "kusursuz karakter betimlemesinden" uzaktı. İşte bu benim istediğim karakter yazılış tarzıydı. Çünkü diğer kitaplarda hep, "Aelin mükemmel, her şeyi planlar, o alımlı, kibirli ama iyi vs..." lafları dönüyordu. Günün kurtarıcısı, kahraman vs... Beşinci kitapta bütün karakterlerin harcanmasına o kadar çok sinirlerim bozulmuştu ki... Oturduğum yerden sinir krizleri geçirdim resmen
1000Kitap
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,431 okunma
Pınar isimli okura yanıt verildi
Dicle ÇAPAR
Maşallah ya ne yazdın ya dnsnnsn