"Dik dur ve gülümse, bırak neden gülümsediğini merak etsinler." ~Che Guevara~
Dik dur, gülümse ve bırak neden güldüğünü merak etsinler.
Sayfa 266 - Altın Kitaplar·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Deli kral geri döndü (gebertecek inşallah sonat piçini)
Karanlık gökyüzüne bakıp ağlamamak için derin derin nefesler almaya başlamıştım. Bir buçuk yıldan sonra neden şimdi dönmüştü? Parmağımdaki yüzüğe bakınca gözlerimden süzülen bir damla yaşa engel olamadım. “Neden bir hafta önce değil de şimdi?” Tam onu aşmaya başlamışken hiçbir şey olmamış gibi çıkıp gelmişti. Arkamda duyduğum adım sesleriyle hemen gözyaşlarımı silip kendimi toparlamaya çalıştım. Yavaşça arkamı döndüğümde onu gördüm ve bir anlığına tüm dünya durmuştu. Gurur’un peşimden gelmesini beklemiyordum. Bir eli cebinde bana doğru ağır adımlar atarken ne kadar da rahat görünüyordu. Ona baktıkça beni kuşatan bu dejavu duygusunu daha yoğun hissediyordum. Onunla ilk karşılaşmamız yine Mukaddes Hanım’ın köşkünde olmuştu. O gece de kalabalıktan bunalıp arka bahçeye gelmiştim. Yerde bulduğum bir yüzüğü parmağıma taktıktan sonra Gurur çıkıp gelmişti. Yine buradaydım, yine parmağımda bana ait olmadığını hissettiğim bir yüzük vardı ve Gurur yine peşimden gelmişti. Sanki tarih kendini tekerrür ediyordu. Tam karşımda durduğunda tek kelime etmesine izin vermeden köşke doğru bir adım attım fakat Gurur kolumu tutarak beni durdurdu. İri parmakları mengene gibi kolumu sardığında yeşil irisleri her zamanki gibi alaycıydı. “Yoksa benden mi kaçıyorsun?” Aradan geçen günlerden sonra bu kadar rahat ve alaycı olması beni delirtiyordu. “Ne münasebet.” Kolumu çekerek arkaya doğru bir adım atıp aramıza biraz mesafe koydum. “Neden senden kaçacakmışım?” Bakışları kurşun gibi beni delip kalbime ulaştığında cevap vermeden önce bir süre beni izledi. Öyle bir bakıyordu ki alaycı tavırları bile bakışlarının ardındaki o yoğun duyguyu saklayamıyordu. “Kaçmıyorsan neden ben geldim diye gidiyorsun?” Sessiz kaldığımda suskunluğum ona gereken cevabı veriyordu. Gözleri parmağımdaki yüzüğü
"Dik dur Derya, dik dur!"
Güzel Gelecek
Masumun savunmaya ihtiyacı yok, dik dur, dik otur, ne bekliyorsun, güzel uyku, temiz su, bir kalıp sabun, o gün uyanıp, yüzümü yıkayacağım. Bir gelecek var, güzel gelecek, yüz yıl sonra tam bugün gelecek, en iyi kaçış vazifeyi yüklenmekmiş, kim görür, kim görmez ben bilmiyorum. Bütün istediğim bir kalıp sabun, kısa saç, temiz yüz, meleyen koyun, karanlığı değil, aydınlığı kör edici, birazı kalır bunların, çoğu gidici.
Sayfa 182 - -AHMET GUNTAN