''Eğer biri, masalların ilettikleri bildiriyi, öykülerin anafikrini ve serüven romanlarından çıkarılması gereken dersi birkaç sözcükle özetlemek zorunda kalsaydı, bu sözcükler: yüreklilik, cömertlik ve özgürlük tutkusu olurdu. Masallar, insan kararsızlığını ve uyanıklığını, son çözümlemede kişinin duyduğu özgüveni ya da kişilerin birbirlerine olan güveni ve insanın insanlık içindeki yerini dile getirir. Böyle bir güven duygusu, ne pahasına olursa olsun 'mutlu bir son' yakalama eğiliminden çok daha anlamlı, çok daha güçlüdür.'' -Fernando Savater
Yahya Kemal, bir çok şiirini Osmanlı dönemi şiiri etkisi ile “eski şiirin rüzgârı ile” yazmış ve dil açısından olduğu kadar poetika açısından da anlaşılma zorluğu çekmiş, anlamsız bulunmuş bir şair.
Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kul, Allah’ın rızasına uygun bir söz söyler, fakat onun farkında değildir; Allah da bu söz sebebiyle onu derecelerle yükseltir. Yine kul, Allah’ın gazabını gerektiren bir söz söyler, fakat onun farkında değildir; bu söz sebebiyle cehenneme yuvarlanır.”¹²²
* Amel ve ibadetten uzak bir îmânın ve sadece dil ile «inandım» demenin, insanı kurtarmaya yetmeyeceği aşikardır."
[Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
"İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece «Îmân ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki Biz, onlardan evvelkileri de imtihan ettik. Elbette Allah, sâdık olanları da yalancıları da ortaya çıkaracaktır." (el-Ankebût, 2-3)]