Söz kalbin aynasıdır
6/10
·176 syf.··
2026 38. kitabı
Bana göre oldukça ağır bir kitap. İçindeki her şeyi layığıyla yerine getirebilmek, insana adeta evliya olmayı gerektiriyor gibi hissettiriyor. Bu yüzden yazılanlardan ders çıkarırken, onlari günümüz şartlarına uygun hale getirmek gerektiğine inanıyorum. Aksi takdirde ne arkadaşlarımızla ayaküstü sohbet edebilir ne de havadan sudan konuşabiliriz. Eser, susmanın en büyük erdem olduğunu üstüne basa basa vurguluyor; ancak bu yönlendirme, insanı dünyadan tamamen soyutlayan cinsten bir sessizliğe doğru götürüyor. Kitap; kötü sözden, yalandan, iftiradan, laf taşımaktan, gıybetten ve kalp kırıcı alaylardan uzak durulması gerektiğini; inanan ve maneviyatını güçlendirmek isteyenlerin ders çıkaracağı hadis, rivayet ve ayetlerle anlatıyor. Fakat günümüz dünyasında bu kuralları harfiyen uygulamaya çalışmak, yerine getirmekte zorlanacağımız bir baskı yaratabilir. Bu yoğunluk bizi korkutup iyice geri çekilmeye, hatta sorgulayıp inkar edeceğimiz bir noktaya sürükleyebilir. Demek istediğim; kitapta uç noktalara varan yerlerden ziyade alınması gereken öz dersleri almak en doğrusu. Dilimizi ve kalbimizi kötü olandan temizlemek, hem bugünümüzü hem de inananlar için ahiretini güzelleştirecek en değerli davranış olacaktır
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417,1bin okunma
Propaganda Metni mi, Yoksa Evrensel Bir Annelik Hikayesi mi?
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:47
Uzun zamandır kitaplığımda bana bakan ama bir türlü elimi uzatmadığım, sonunda arkadaşlarımın “Hâlâ okumadın mı, mutlaka okumalısın!” ısrarlarına dayanamayıp kapağını açtığım bir klasikle burdayım: Maksim Gorki’nin "Ana" romanı. Dürüst olmak gerekirse, normalde propaganda dozu yüksek, ideolojik ağırlıklı ve buram buram siyaset kokan kitaplar pek benim kalemim değildir. Bu yüzden kitaba başlarken içimde hafif bir çekince vardı. Okumaya başladıktan sonra da bu hissimde pek yanılmadığımı gördüm. 1900’lerin başındaki Rusya’nın o gergin, kaynayan siyasi atmosferi romanın her hücresine öyle bir sinmiş ki, dürüst olayım, olay örgüsü bazen kaplumbağa hızıyla ilerliyor. Karakterlerin uzun uzadıya girdiği siyasi tartışmalar, bitmek bilmeyen ideolojik diyaloglar yüzünden sayfaları yer yer biraz ağır çevirdim. Hatta bazı anlarda kendimi edebi bir romandan ziyade, bir siyasi bildiri ya da propaganda metni okuyormuş gibi hissettiğimi saklayamayacağım. Bir de üstüne karakterlerin bazen çok kusursuz, adeta pürüzsüzce idealize edilmiş olması bana biraz yapay geldi. İnsan dediğin hatasıyla, zaafıyla insandır diye düşünmeden edemedim okurken. Ama gelelim madalyonun diğer yüzüne ve beni bu kitaba bağlayan, iyi ki okumuşum dedirten kısımlara... Kitapta öyle bir karakter dönüşümü var ki, insan izlerken gerçekten hayran kalıyor. Kitabın başında karşımıza çıkan o sıradan, hayatın sillesini yemiş, her şeyden korkan ve sinmiş ev kadınının; adım adım korkularını sıyırıp atmasını, o kabuğu kırıp bilinçlenmesini ve herkesi kucaklayan güçlü bir figüre dönüşmesini izlemek bana muazzam bir umut ve ilham verdi. İşin en etkileyici tarafı ise bu kadının yaşadığı annelik hissinin sadece kendi biyolojik çocuğuyla sınırlı kalmaması. Zamanla tüm işçi sınıfını, haksızlığa uğramış, ezilmiş o gencecik
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·192 syf.··
2026 56. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:07
Heyyy Edgar'ın batıl inançlı müritleri toplaşın bu kitaptaki batıl inançlardan kaçı sizde var acaba içeriği bırakıyorum: At nalı şansı Yerde para bulma şansı Merdiven altından geçmeme Tuz dökme Kem göz Ay ışığı etkisi Ayna kırılması şanssızlığı Çözülmüş ayakkabı Girdiğin kapıdan çıkma Kara kedi 13 İçine para koymadan cüzdan hediye edilmez Köprüde vedalaşmak Baykuş Kaynayan sütün taşması Merdivende birini geçme Mezar üstüne basma Mexardaki çiçekleri alma Yılbaşında makas kullanmama Bıçak ya da makas hediye etmemek Avuç kaşınması Yanan mum=kötü ruh Yanak kızarınca biri dedikodunu yapıyor Aniden ürperme=mezarının çiğnenmesi Bozuk saat çalışması/köpek uluması=ölüm Sığır kemiği yakmak=uğursuzluk Yarasa saçına girerse=şeytani posession
Kara Kediler Kem Gözler Modası Geçmiş Batıl İnançlar KitabıChloe Rhodes · Doğan Kitap · 201540 okunma
Reşat Nuri Güntekin~Son Sığınak
8/10
·231 syf.··
2026 16. kitabı
Reşat Nuri Gültekin’in,ölümünden dört sene sonra yayınlanmış,her ne kadar yaşama hevesi kalmamış bir tiyatro kâfilesinin,gerçekleştirdiği Anadolu turnesini konu alsa ve grubun zamanla bir aileye dönüşümünü aktarsa dahi genel olarak Anadolu’daki yıkımı,bilgisizliği ve dönemin ekonomik yoksulluğunu gözler önüne seren bir eser. Metni Okumayanların Okuma Zevkini Etkileyebilecek İnceleme Bu kısımlara örnek verilecek olursa:Tiyatronun halkın ahlakını bozduğunu iddia eden kaymakama,grup üyelerinden biri bir hadis uydurarak, sırf o bölgede tutunabilmek için,Hz.Muhammed’in tiyatroyu çok sevdiği ve sıklıkla tiyatro seyretmeye gittiği yalanını ortaya atıyor.Veya kendini hoca olarak tanıtan bir grup üyesi,halkın cehaletini kullanarak,onlardan faydalanıyor.Dönemin ekonomik zorluklarına da değiniliyor.Örneğin grup,piyeslerin tutulmaması gibi nedenler yüzünden,onları yüzüstü bırakıp giden finansörler olmadan,zarzor ayakta kalabiliyor.Pek çok şehirdeyse,piyeslerin oynanabileceği salonlar bulunmuyor.Valiler,kaymakamlar,sürekli başka bölgelere tayin oluyor.Sözde herkes,sanatı,tiyatroyu destekliyor.Yöneticilerin vaadleri havada uçuşuyor,lakin iş icraate gelince, hiçbiri elini taşın altına koymuyor.Bu yokluk sebebiyle grup,borçlar alıyor,kaçakçılara bulaşıyor.Metin,binevi yazarın,Anadolu gezisinden elde ettiği gözlemler üzerine kurulu.Tekrara çokça kez düşüyor,akıcılık yer yer değişiyor.Bitirişse biraz düşük kalıyor.Onca beklenti boşa gidiyor.Gözüme çarpan bir diğer hataysa,karakterlerin belirli bir kimliği olmaması.Karakterlerin bulaştığı pis işler,bazen rahatsız edici düzeye varıyor.Bu yüzden onların yaşadığı zorluklarda,empati kurma şansımız azalıyor.Bir ön yargı ortaya çıkıyor.Kitabın başlığı,ana fikre tam uymuyor.Çünkü her ne kadar ilk yüz elli sayfada,Kanal Seferi sırasında esir
Edebiyat
Son SığınakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 1992488 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2026 204. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 23:23
“Tanıdığım hiç kimse göründüğü gibi değildi.” Düşük bir IQ ile dünyaya gelen Charlie’nin tek bir hayali vardı , akıllı olmak. Çevresindeki herkesin kendisini çok sevdiğini, akıllı olunca Charlie’yi daha çok seveceklerini düşünüyordu.Bilim adamlarının zeka seviyesini artıracak deneysel bir ameliyat yapacağını duyan ailesi bu deney için Charlie’yi bilimin kollarına emanet ederler.Bu zeka artırma deneyi şimdiye kadar Algernon adındaki bir denek faresinde yapılmıştır.Algernon üzerinde yapılan bu bilimsel deney Algernon’u gayet yüksek zekalı bir fareye dönüştürür.Bunu duyan Charlie bir an önce ameliyat olup Algernon kadar akıllı olma hayali ile yanıp tutuşuyordu.İlk zamanlar Charlie’den daha akıllı olduğu için ondan nefret eden Algernonla aralarında başlayan bir dostluk.Çevresi tarafından sevilen Charlie,yavaş yavaş zekası yükseldikçe çevresini daha iyi anlamaya,çevresindekilerin ona bakış açılarını iyice görmeye ve farkındalığı başlar. Ameliyattan sonra, Charlie'nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır... Tüm bu iyi gelişler olurken Algernon da tuhaflıklar baş göstermeye başlar.Zekası normalinde altına düşmeyen başlayan Algernondaki değişiklikler acaba Charlie’de baş gösterecek mi? “Evet, her şeyi yaptınız, beni bir insan olarak görmenin dışında” İnsanın içine işleyen bu kitapta bir nevi farkındalığımız arttıkça çevremizin bize olan tutumunu bi
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
8/10
·325 syf.··
2026 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Çok düşük bir IQ ile doğan Charlie, bilim adamlarının, zeka seviyesini artıracak deneysel ameliyatı gerçekleştirmeleri için kusursuz bir adaydır. Bu deney Algernon adındaki laboratuvar faresinde test edilmiş ve büyük bir başarı elde edilmiştir. Ameliyattan sonra, Charlie'nin durumu günlüğüne yazdığı raporlarla takip edilmeye başlanır. İlk yazdığı raporlara çocuksu bir dil ve imla hataları hakimdir. Ve sonra ameliyat etkisini göstermeye başlar. Charlie artık, insanların kendisiyle dalga geçemeyeceğini ve bir sürü arkadaş edineceğini, aşık olduğu kadına açılabileceğini düşünür. Fakat zekası normalin çok üstüne fırladığından, çevresinde yadırganır, kıskanılır ve istemiş olduğu arkadaşları edinmekte yine başarısız olur ve yine yalnızdır... Bu deney, son derece önemli bir buluş olarak görülüyordu, ta ki Algernon'da ani bir gerileme baş gösterene kadar... * Sosyal medyada karşıma sürekli çıkan kitaplardan birisi. Konusu itibari ile çok farklı olsa da aman aman bir tarafını göremedim. Belki de beklentimin yüksek olmasından... *arka kapaktan
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma