"Sonra derler ki, elif, ışıktır. Yoktan Var Eden, onu ışıktan yaratmış, Levh-i Mahfuz`da her şeyi birer birer yazdırmış,
kâinatı onunla anlatmıştır. Evrenin her noktasını dolaşıp, dünyayı defalarca turlayan elif, insanoğlunun kaderini bir bir anlatmış, kitabı kapatmıştır.
Bu yüizden, elif'i anlayan harfleri anlar, harfleri anlayan önce kendini, sonra da kâinatı anlar,
İnsan, bilmediğini yazıyla öğrenir. Yazının sonunda bu yüzden hep aydınlanma vardır. Çünkü onun özü ışık'tır.
İnsana bilmediğini kalemle öğreten O'dur."
Gâvur zekâsı bu, dedi Çıngıraklı, "hiçbir zaman
hafife almayacaksın. Ne yapar eder, bir hinlik bulur. Sen daha ne olduğunu anlayamadan bakmışsın kıçındaki dona bile el
koymuş!"
"Hiçbir zaman anlayamadım," diye devam etti, "Senin gibi sabah akşam kitaplarla haşır neşir olan, yazıyla kalkp yazıyla yatan biri; üstelik kim bilir hangi ilimlerin sayfalarında
dolaştığı o güzelim kitaplardan hiç mi bir şey öğrenmez, hiç mi iş ahlâkı ve etiği bilmez?
" Elindeki kâğıda bir şeyler daha
karaladıktan sonra, "Ama sen tek değilsin," dedi. "Nerede o günler... Hayat, kitapları sırtında bir yük gibi taşıyan hamallarla dolu."
Stepançikova köyünü okumaya başladıktan kısa bir süre sonra Dostoyevski'nin diğer romanlarında pek olmayan
farklı bir yönüyle karşılaştığımı fark ettim.
Manipülasyon yeteneği son derece yüksek bir narsistin, bir çok insanı, hatta kendisini fark eden insanları bile (bir kişi hariç), önünde sonunda tuzağına nasıl profesyonelce düşürdüğünü, biraz kızgınlık ve biraz da tebessümle okudum.
Tebessümle, zira Dostoyevski diğer romanlarından farklı olarak burada "mizâhi" bir dil kullanmış. Psikoloji alanındaki o eşsiz uzmanlığını, bir narsistin karşısında insanların akıllarının nasıl tutulduğunu ince ince işleyerek göstermiş.
Çeşitli insan karakterlerini ve manüpule etme tekniklerini, kimi zaman gülümseterek, kimi zaman kızdırarak sürükleyici bir romana dönüştürmüş.
Açıkçası kitabı bitirince eserleri arasında üst sıralarda olmaması şaşılacak bir şey diye düşündüm.
Çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu ve ben bir kez daha Dostoyevski'ye hayran kaldım.
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,909 okunma