Satranç , okuduğum ilk S. Zweig kitabıydı.
Ve ben böylece zweig’ ın kitaplarının aşkına düşmüş oldum.
Uzun bir aradan sonra,
yeniden aldım elime ve aynı keyfi, sanki ilk kez okuyormuşcasına yine buldum.
Bir adamın, kendi beyninin içinde hapsolması,
kaybolması,
Adeta sınırları yıkarcasına,
,kendiyle karşı karşıya gelmesi,
Tüm dünyasının bir satranç tahtasına dönüşmesi,
Bu bir delirme miydi?
Beynin infilâk etmesi miydi?
Bitiş miydi, başlangıç mıydı?
Neydi O hâl?
O psikoloji ?
Zweig’ın o sarsıcı etkisi,
yine yeniden.
Kitabı bitirdiğinizde , öylece kalıyorsunuz , donmuş bir şekilde.
Öylecene...
Satranç;
Zweig’ in son eseri,
Ve sonra,
Kendi sonu.
Ne yazık ki...