dila

dila
@dilacettn
Puan vermedi·152 syf.··
2023 38. kitabı
öncelikle fournier bir renk olsa kesinlikle koyu lacivert olurdu. yalnızlık teması üzerine fakat bir çok değere dem vuran çok etkilendiğim bir anlatı.. hakikaten insanın kendini o yaşta yapayalnız hissetmesini sağlayacak kadar gerçek.. öyle bir yazmış ki bunların bir kurgu olduğuna zerre inanmıyorum ve sanırım kendi hayatından kesitler de mevcutmuş. fournier adına üzgünüm… yaşlı bir adamın zihnindeki o tek başınalık aşılabilir mi? peki anlaşılabilir mi? bir sivrisineğin bile varlığını farkedip mutlu olacak kadar yalnız oldunuz mu hiç? evet.. yalnızlığı seçenler ve yalnız kalanlar.. bir şeyler biriktirmek lazım, ama ne..? benim uzun bi süre zihnimde tutup işleyeceğim bi eser oldu, bu kadar beklemiyordum. okumanızı isterim fakat hazır olunmadığında iyi gelmeyecek düşüncelerle dolu olması nedeniyle herkese öneremem. mesela ben şu anda okumasam daha iyi olurmuş.. :) not: artık panjurlardan nefret ediyorum.
İnceleme
Tek Yalnız Ben DeğilimJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20258,1bin okunma
Reklam
1/10
·248 syf.··
2023 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2023 23:18
daha önce bir kitabı bitirmek adına bu kadar çok efor sarfettiğimi hatırlamıyorum. ve daha önce bir kitaba saygısızlık yapıp onu bu kadar çok terketmek istediğimi de hatırlamıyorum. sorgulamayan bir bilincin taştan yahut kuştan ne farkı var diyor. fakat insanın sorgulama hevesini ve huzurunu söküp alıyor. hiç tavsiye etmiyorum. ya da psikolojiniz aşırı iyiyse ve bi kitabın sizi diplere çekebileceğine inanmıyorsanız bi deneyin. beğenmediğim kitaplar hakkında yorum yapıp insanlara olumsuz yönde tavsiyede bulunmayı pek sevmem ama ciddi manada bu kitabın hakettiğini düşünüyorum.
İnceleme
Biri, Hiçbiri, BinlercesiLuigi Pirandello · İthaki Yayınları · 20215,7bin okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2023 28. kitabı
kalemin, sözcüklerin gücünü gösteren, azla yetinmeyi bilen okur için okuma eylemi. büyük büyük hayatlar anlatan kısa öykülerden oluşan harika bir kitap. edgü ve diline aşina olanlar bu eserine kolaylıkla ısınacak ve elbette onunla yeni tanışacak olanlar da.. türlerden ziyade 'dile' odaklandığını her defasında dile getirdi o. ve yine türleri 'dili' için aracı kıldığını da. ısrarla çok sözden arınmış, yalın öyküler bunlar. ısrarla yalınlaşırken, yoğunlaşan öyküler...
Do SesiFerit Edgü · Alfa Yayıncılık · 2019760 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 18. kitabı
platon'un filozof yöneticilerine, machiavelli'den politik telkinler... machiavelli'de platon'da olmayan ne vardı? elbette ki devlet.. machiavelli, spekülasyonlarla, bir devletin yönetilebileceği varsayımını, fiili tecrübeleriyle yeniden düzenleyebilecek düzeydeydi. asıl mesele, bir şehri oluşturmak değil, hali hazırda varolanı idare ve muhafaza etmekti. vicdana karşı aklı, sevgiye karşı korkuyu tercih etmek pekala bütünün dirliği ve düzeni için tercih edilmeliydi... machiavelli'nin salık ettiği telkinler manzumesi, leviathan'a kadar hakkettiği değeri göremedi...
HükümdarNiccolo Machiavelli · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202120,3bin okunma
Puan vermedi·381 syf.··
2023 17. kitabı
bazı yazarlar hakkında konuşurken had bilmek gerekiyor... önce sanat hakkında derin bilgiye sahip olup sonra da en az sanat hakkındaki derin bilgi kadar tolstoy' u bilmek gerekiyor ki yazarın on beş yıl üzerinde çalıştığı bu eserini inceleme hakkına sahip olabilelim diye düşünüyorum. olacak iş değil!! ama yine de haddim olmayarak anladıklarımı yazmaya çalışacağım. tolstoy' un hayatını incelediğimde beni en çok etkileyen bütün hayatı boyunca anlaşılmayı beklemesi ve bundan hiç vazgeçmemesidir ta ki 82 yaşına kadar. 82 yaşında 'beni anlamıyorsunuz!' diye evini terk eder ve bu uğurda yolda hastalanıp bir hafta içinde küçük ve ıssız bir tren istasyonunda ölür. tolstoy moskova'da dünyaya gelmiş ve ailesinin ölümünden sonra bütün mirasını yemiş bir burjuva aslında. ama yaşamı boyunca halktan insanların hayatını ya da aristokrasinin mutsuzluğunu yazmış, bunu kendi sözleri ile şöyle açıklıyor; ben, hukuk ve duygulara saygılı olan, insan hayatına önem veren, sanatı, çıkarları için kullanan soylu sınıfı için değil de, ezilen işçi sınıfı için yapan, mazlumu düşünen kahramanlar arıyordum. ülkemde yapay olarak oluşturulan sınıf ayrımına karşı haykırmak, dağları delmek istiyordum... çok ilginçtir ki genel olarak rus edebiyatında ezilen sömürülen halkın sorunlarını yazanlar proleterler değil aksine aristokrasinin içinden gelen yazarlardır. bu durum hangi sosyolojik olgu ile açıklanmakta acaba?:/ gerçekten merak ediyorum, bilen ya da güçlü bir tahmini olan varsa lütfen yanıt versin.. bir eserin sanat sayılabilmesi için üç temel soru sorulmalı diyor tolstoy; 1. yazar insanlar için ne yapıyor? 2. yazılan eserde tutarlılık varmı? 3. samimi mi?... eğer yazdıklarınızda samimi değilseniz evrensel bir yazar manız mümkün değil diye yazıyor. (kesinlikle katılıyorum!!) bu üç kurala
1000Kitap
Sanat Nedir?Lev Tolstoy · Şule Yayınları · 20001,593 okunma
Reklam