Fakat hiç ağlamıyordu. Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır.
Sen artık bu kitapta: noktaları, virgülleri, satırları taşımıyorsun. Sen artık bu kitapta: koşmuyor, bağırmıyor, alnını kaşımıyorsun. Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun.
Nazım Hikmet Ran
“Ben gidiyorum Albayım.. Sonu belli olmayan bir karanlığa doğru gidiyorum. Sonra duruyorum, bekliyorum;
Korkuyu bekliyorum Albayım, korkuyu bekliyorum...”