Nora hayatı olduğu gibi kabullenmiş gibiydi; kötü bir deneyim yaşandı diye bütün deneyimlerin kötü olması gerekmiyordu. Hayatını acı çektiği için değil, acıyı dindirmenin bir yolu olmadığına kendini inandırdığı için bitirmek istediğini anlamıştı.
İnsan güldüğü şeye inanmaz, ama ondan nefret de etmez. Bu yüzden kötü bir şeye gülmek, onunla savaşma isteği duymamak anlamına gelir; iyi bir şeye gülmekse, iyiliğin kendiliğinden yayılmasını sağlayan gücü yadsımak demektir.
İnsanlar yanardağları ve oklu kirpileri karşılaştırır gibi anlamlı şekilde kıyaslanamaz. Kendi değeriniz ile ilgili algınız, başkalarıyla olan ilişkinizde nasıl durduğunuzdan bağımsız olarak, kendi içinizde gizlidir.