Dilara Uslu

Dilara Uslu
@dilarawii
Harika
10/10
·272 syf.··
2024 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 03:24
Benim için her zaman çok ayrı bir yere sahip olacak bir kitap oldu. Buna sebep uzun zamandan beri düzenli kitap okuyamayan beni bile öyle içine çeken ve düşündüren bir eser olması kesinlikle. Kitap Tanrının mutlak güce sahip olmak zorunda olmadığına atıfta bulunuyor ayrıca insan önyargılarına, sevgiye muhtaçlığımıza ve yalnızlıkla ilgili muhteşem mesajlar var. Okuduğum en sürükleyici ve akıcı klasiklerden birisiydi benim için. SPOİ Cenevreli ve iyi bir aileye mensup Victor Frankenstein'ın (Evet canavarın adı değil yaratıcının adı aslında Frankenstein) annesinin vefatı üzerine İngolstadt'a eğitim görmek üzere gider. Orada aldığı eğitimle birlikte bir ölüye tekrar can vermek ister ve bunu başarır. Ancak bunu yaptığı anda pişman olur. Hikaye boyunca karaktere canavar, iblis, ifrit, şeklinde sesleniyor yani karaktere herhangi bir isim verilmemiş. Canavarın can bulmasıyla kitabın sonuna kadar birbirlerine verdikleri zararları ve acımasızlıklarını okuyoruz ayrıca İnsanın nasıl tam anlamıyla bir kötüye dönüştüğünü ve acılarımızın bizi gerçek bir canavara çevirdiğini görüyoruz. Ben aslında her iki karaktere de ayrı kızarak okudum Victor'un yapacağı şeyin nelere evrilebileceğini öngörememesi tamamen canavarı başıboş bırakması, canavarın ise kötülüğe yenik düşmesi masum insanları katletmesi. Konudan ziyade yine genel çerçevede bakarsak yazarın 18 yaşında olması ve o dönemde (Kadınların 2. planda olduğu) böyle bir eser vermesi gerçekten muazzam o zamanlar halk tarafınca epeyce sevilmiş benimde kesinlikle tavsiye ettiğim çok güzel bir kitap. İyi okumalar :)
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
yani yani
5/10
·720 syf.··
2021 4. kitabı
Ben bu tarz kitapları açıkçası biraz zihnimi boşaltmak, eğlendirmek, okuma hızımı arttırmak için okuyorum. Gayette keyif alıyorum bazı kitaplarda. Keyifte aldığım yerler oldu. Kitap sayfası fazlada olsa dil akıcılığıyla hemen biten bir kitap oldu kendisi. Karakterlerden kısaca bahsedersem cidden sinirlendiğim yerler oldu özellikle Helin karakterine. Artık yumruğunu masaya vur bir göster kendini kızım dediğim yerlerde utançtan ağladım sayende Helin sağ ol. Kitabın benim açımdan en büyük sorunuydu bu. İntihar etmeye çalıştıktan sonra sanki nöbetçiler onu bırakmayacakmış gibi oturup bisiklet boyaması gülüp eğlenmesi. Oradaki intihar psikolojisini asla hissedemedim ve kabullenemedim. Helinin hemen Yankıya güvenmesi zaten bence olmamalıydı. Güven benim için çaba gerektiren bir his içten gelmeli ve bir noktada karşılıklı olmalı. Yankının bu kadar güvensizliği karşısında Helinin böylesine aç bir duyguyla Yankıya güvenmesi pek kafama yatan bir olay değil. Ajanlığı… konuşmak dahi istemiyorum susuyorum. Mutlu ve Bartu ikilisi cidden cringe mizah üstadları. Kendini sürekli tekrar eden aptal bel altı şakalarından bıktım. Işık sanırım en sevdiğim karakterdi. Empati bu kitapta ben de en çok yer eden duyguydu. Her bir karakterin yerine kendimi koydum. Mecburiyetliklerini, çaresizliklerini, mutlu mutsuz her anını okumadım sanki dinledim, hissettim ve yatıştırdım. Kitapla alakalı en olumsuz yorumum Helinin nöbetçilere karşı karşılıksız beslediği bazı duygular. Mizah adına yazılmış saçma ve bir nokta da iğrenç şakalar. Olumlu yorumum ise karakterlerin duygularını düşüncelerini yeri geldiğinde hissetmem benim deyimimle dinlememdi. Keşke biraz daha şu göreve gittikleri sahnelerden olsaydı da mutlu bartu sahnelerinde daha az acı çekseydim.
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma
Pek beğenemedim.
2/10
·520 syf.··
2022 7. kitabı
·
Onun Şeytanlarını okumamın temel nedeni konusunun ilginçliği ve değişik bir bakış açısından görülen karakterin iç dünyasını yazarın nasıl yansıttığını merak etmemdi. Açıkça söylemek gerekirse kitabın ilk 100-150 sayfasını zor okusam da geri kalan kısımları yazım dili ve akıcılığıyla kolaylıkla bitirebildim. Kızın başta sergilediği davranışları her ne kadar ailesine bağlamaya çalışsam da sinirden deliye döndüğümü hatırlıyorum. Milas katakterini ise sevemedim. Baş karakterimizle tanışması ekstra romantik, etkileyici eksantrikti gerçekten dkdnjds Kızımızla bir partide arkadaş ortamında tanışıyorlar ve klasik oyunumuz doğruluk mu cesaret mi oynanıyor. Tamamıyla aptalca sorular şununla öpüş, sevgilinden ayrıl kucağıma otur, pantolonunu çıkar bile dendiği kısımda sakinleşmem gerektiğinden pek nazik olmadığımdan kitabı bıraktım. Kısaca klasik iğrenç bir arkadaş ortamıydı. Ve baş karakterlerimiz tabi ki öpüştürülüyor ardından aşk falan filan. (Ve sanki çok sevmişim gibi tek seferle kalmayıp başka bir zaman bir daha oynuyorlar.) Tabii ki kızımız çok zengin bundan dolayı arkasında kuyruk gibi dolanan bir egosu var. Ve kitabı “klişeleştiren” 2. bir kısımda tabii ki kızı ( babasının arkadaşıydı sanırsam) zengin bir çocukla evlendirmeye karar veriyorlar. Okuyucular şok içerisinde. Sonrasında ana karakterlerimizle sevgili rolü yapıyor. Okuyucular şoktan şoka. Milasta kızın ailesinin tabiriyle “serseri” bir tip olduğundan kabul görmüyor. Kitaptaki tüm erkek karakterlerden nefret ettiğini fark ettiğin o an. Birde şu naneli şeker mevzusu var ve bu benim için derin bir yara. Ayılıp bayılmamız gereken kısımdayız ancak gerçekten daha gereksiz bir sahne olamazdı bence. Kafeye gittiklerinde kızı “kıskanmak” suretiyle öpüp yerini belirlemesi falan neffret ettim. 4 puan vermemin sebebi
Onun ŞeytanlarıBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20204,293 okunma
Muazzam.
10/10
·272 syf.··
2022 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 20:59
Açıkçası kendimi düşünmekten alıkoyduğum ve zihnimin boş olduğunun farkına vardığım bir zamanda okudum diyebilirim. Felsefi kitaplar okurken veya bizi düşünmeye teşvik eden yazıları okumakta zorlansamda Denemeleri öyle bir akıcılıkla okudum ki kendim bile nasıl bittiğini anlayamadım. Parmak bastığı noktalar ayrı arada verdiği dizeler ayrı oldukça hoşuma gitti. Etkileyeci bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Bence kesinlikle şans verilmesi gereken bir kitap.
Felsefe-Düşünce
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202165,7bin okunma
8/10
·408 syf.··
2022 1. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 01:12
Bu kitapta yoğunlaşacağını veya üzerinde duracağını düşündüğüm konu kesinlikle ‘aşk’ olmasına karşın nefret, kin, bencillik, küçümseme, aşağılama (vb) genelde negatif duyguları ve buna dayalı psikolojiyi göz önüne seren bir roman. Bu beni oldukça şaşırttı ki bu şaşkınlığımın yerini 200 lü sayfalardan sonra karakterlere karşı hissettiğim baskın bir nefret aldı. Heatcliff yaşadığı her şeyi misliyle karşı tarafa (çocuklar) iade etti. Karşı taraf diye bir şey de kitabın yarısında neredeyse kalmadı çünkü Linton ailesinin adeta vebayı anımsatan bitmek bilmez hastalıkları benim biraz sinirimi bozmadı değil çünkü her 40 sayfada biri ölüyor gibi gelmişti bir zaman sonra. Genel olarak güzel ve akıcı bir romandı ama kitapta sevdiğim bir karakter neredeyse hiç yok. Hareton sanırım benim favori karakterim çünkü onun yaşadığı her duyguyu kendi içimde bir yerlerde yaşamış gibi hissettim ve en fazla üzüldüğüm kişidir kitapta. Şans verilmesi gereken bir kitap olduğu fikrindeyim…
Edebiyat
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma