Birbirinden uzak ama birbirini bir sekilde tanimis olan cesitli kedilerin insanlara koku olarak biraktiklari mektuplar yoluyla iletisim kurmasini ve sahiplerinin yasadigi ilginc iliskileri anlatir.
1991 sait faik hikaye armağanı'nı kazanan oya baydar kitabı.
"duraklar", "vedalar", "anımsamalar" ve "bradenburg kapısı'nda ölüm" adlı dört bölümden oluşuyor. bir siyasal sürgünün, uğruna savaştığı değerlerin yıkılışına yakından tanık olduğu bir dönemde, çocukluğunu, ilkgençliğini, aşklarını, arkadaşlarını, kendisini gözden geçirdiği öykülerin dili sıcak. anlatımı dengeli. öyküler, içerikleri itibariyle daha uzun konuşturmak isteseler de yazarı, baydar bu tuzağa düşmeyip öyküleri öykü olarak bırakmayı biliyor.
Adam Smith sadece iktisatçı değil aynı zamanda ahlak felsefesi profesörüdürktisadi olayları analiz ederken kişinin erdemli olmasının daha önemli olduğunu vurgulamıştır. Önemli eserlerinden biri olan “Theory of Moral Sentiments”. (Ahlaki Duygular Kuramı)'nı 1759'da yazmıştır. A. Smith ahlak felsefesi profesörü olması nedeniyle iktisadi
düşüncesinde ve açıklamalarında ahlak felsefesinin etkileri etkin ve
yoğun bir şekilde görülür.
Smith’in Ahlaki Duygular Kuramı adlı eserinde üç temel nokta
dikkati çekmektedir.
Toplumda var olan doğal düzenin insan davranışları üzerindeki
etkileri şunlardır.
1–Kendini düşünme sempatisi (yakınlık duyma hissi).
2–Özgürlük isteği ve toplumsal kurallara uyma eğilimi.
3–Çalışma alışkanlığı ve değişim eğilimi
Smith’e göre bu üç duygu birbirini etkileyerek toplumda dengenin
sağlanmasına yardımcı olmaktaydı. Bu denge sayesinde bireyler kendi
çıkarlarını gözetmek için çalışırlarken aynı zamanda başkalarına da
iyilik ederek onlarında refaha ulaşmasına yardımcı olurlar
Hukuk ÜzerineAdam Smith · Pinhan Yayıncılık · 201867 okunma
Gurur ve Önyargı, İngiliz yazar Jane Austen'in ikinci romandır. 18 Ocak 1813'te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır.Gurur ve Önyargı kitabı karakter bakımından oldukça zengin bir kitap. .
Genç Bir Doktorun Anıları. Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst eder