Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İncelemeye nasıl başlasam diye ilham kaynağı ararken yazmak istediğim yazıyı bulmuş olmak :) Her noktasına katılmakla beraber yazıyı destekleyecek bir kaç alıntı eklemek istiyorum:
-Yabancı yoldaş , dedi , benimle Rusça konuşun lütfen , şu anda görevimin başındayım. s.384 ( kendi dillerini unutmaya yüz tutmuş bir millet )
**
Yedigey 'in sonuna kadar başkaldırıyı temsili , Sabitcan 'ın ise tam bir mankurt olması .. Peki günümüzde kaçımız Yediger olabildik ?
Düşünce suçmudur? Zamanımızın şartlarında bu soruya ne yazık ki evet cevabı vereceğim. Geçmişten günümüze bu konuda hiçbir şey değişmedi. Değişmeyecektir de.. biz bu kafayla devam ettiğimiz sürece. Yazık... Eğer şahsi fikrimi merak ediyorsanız da şunu söylemeden de geçemeyeceğim "Düşünce suç değildir, eyleme geçmediği sürece"
*
Bu şekilde incelemeye başlamamın sebebi kitapta Abutalip'in de düşünce suçundan hapsedilmesi. O satırları okurken Feride Çiçekoğlu ' nun Uçurtmayı Vurmasınlar kitabını anımsadım. Orada da düşünce suçundan yargılananlar konu edilmişti.
Kitapta anlatılacak o kadar çok mesaj var ki anlatsam yeniden bir kitap yazmam gerekir. Mümkün olduğunca incelemeyi kısa tutacağım <3
*
Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi...
Bu yerlerde demir yolunun her iki yanından ıssız, engin, sarı kumlu bozkırların özeği Sarı-Özek uzar giderdi.
Coğrafyada uzaklıklar nasıl Greenwich meridyeninden başlıyorsa, bu yerlerde de mesafeler demir yoluna göre hesaplanırdı...
Kitap bozkırın çorak topraklarından öyle güzel bahsetmişki sanki oradaymışsınız gibi bir his veriyor size. Kitapla ilgili en büyük artım galiba Toprak Ana ' dan sonra okumam olacak. Toprak Ana kitabında 2. Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırası anlatılırken Gün Olur Asra Bedel kitabında savaştan sonra insanların ayakta kalabilme hikayesini anlatıyor birbirinin devamıymışçasına.
Kitapta içten içe Stalin'e ve politikalarına karşı bir nefret var. Haksız da sayılmaz. Sovyet politikası ile Stalin; Orta Asya bölgelerindeki birçok yeri kendi himayesi altına alıp o bölgeleri kendi çıkarları doğrultusunda ve bunun sonucunda başka coğrafyalara yayılmak amacıyla kullanmıştır. O dönem içerisinde Orta Asya bölgesine Rus Türkistan'ı denmiştir. Bu bölgelerden bir tanesi de Kazakistan olmuştur. Sovyetlerin asıl amacı o