Volkan

Volkan
@diligecmiszaman
“Hiçliğe yapacağımız iniş başlamıştır. Lütfen kemerlerinizi bağlayın.”
8/10
·152 syf.·
2020 15. kitabı
Emil Cioran’ın 23 yaşında bu kitabı yazmasına mı yoksa umutsuzluğu, ölümü ve intiharı bu yaşta bu denli yüceltip 84 yıl yaşamasına mı şaşırayım bilemedim. Kitabı okurken aklımdan hep bu düşünce geçti. Hiçliği ve yalnızlığı yüceltme tarzı çok hoşuma gitti. Sefalete bakış açısı beni dumura uğrattı. En çok etkilendiğim bölüm ise koronavirüs nedeniyle evde geçirdiğimiz ve “verimlilik terörü”nün kurbanı olduğum bu dönemde, çalışmayı lanetlediği bölüm (Çalışma Yüzünden Yozlaşmak, syf. 125-126) oldu. Bazı bölümlerini ara ara tekrar okuyup sürekli aklımda kalması için uğraşacağım.
Felsefe
Umutsuzluğun DoruklarındaEmil Michel Cioran · Jaguar Kitap · 20192,092 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·432 syf.·
2020 14. kitabı
Bugüne kadar verdiğim her kararı ve yaşadığım hayatı anlamlandırmamı sağlayan bir serüvenin sonunda veya başlangıcındayım şu an. Bitmesin diye, her diyaloğu ve cümleyi sindireyim diye o kadar uğraştım ki. Yeri geldi en can alıcı yerinde bırakıp, sadece bir cümlenin benim için anlamını saatlerce düşündüm. Tıpkı Nietzsche'yi akademiden koparan migreni gibi, yaklaşık bir yıl önce beni akademisyenlik kariyerinden koparan ruh hali ve olayları ve sonrasındaki talihimi artık ilahi bir lütuf olarak görüyorum artık. Hikayede hiç bahsi geçmeyen üçüncü kişi olarak gördüm kendimi. Bir sandalye de kendime çektim her defasında. Bugüne kadar hiçbir kitabı bu kadar içselleştirmemiştim sanırım. Yürümenin Felsefesi ile başlayan Nietzsche merakım ve hayranlığım zirve yapmış oldu. Böyle Buyurdu Zerdüşt'ü okumuştum ama artık Tragedya'nın Doğuşu'ndan başlayarak tüm kitaplarını okuma kararı aldım.
Felsefe
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
10/10
·118 syf.·
2020 13. kitabı
İdam Mahkumuna Son Görev Kitabın başındaki piyes bize 1800'lü yıllarda Fransa'da idama, giyotine bakış açısını tüm çıplaklığıyla gösteriyor aslında. İdama karşı çıkma fikri "çılgın bir hayal" olarak niteleniyor. Baş kahramanın bir adı bile yok; kendisine yalnızca "idam mahkumu" diye hitap ediliyor. Ölüme bu denli yakınlığından olsa gerek, duyu organlarındaki hassasiyet ve çevresine karşı duyarlılık geliştirmesi çok etkiledi beni. Kitabı okurken tüm sesleri işitiyor, her sahneyi ve detayları iliklerinize kadar yaşıyor ve adeta ölümü ensenizde hissediyorsunuz. Bir insanın idam edilmesini ve hayatının sona erecek olmasını herkes o kadar kanıksamış durumda ki, idam mahkumunu meydana götüren arabadaki mübaşir, arabada ölüm taşıdığını umursamadan uzattığı tütün yere döküldüğü için kendisini talihsiz olarak niteleyebiliyor (syf. 69). Beni en çok yıkan kısım ise kızı Marie'nin kendisini tanımaması üzerine idam mahkumunun "Anlaşılan şimdiden yok olmuştum. Baba değilim artık!" (syf. 98) sözleri oldu. Olağanüstü bir eser!
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
10/10
·83 syf.·
2020 7. kitabı
Aslında bu kitabı okumak gibi bir düşüncem yoktu hiç. Fakat 2014 yapımı Pawn Sacrifice filmini izledikten sonra çocukluğumda öğrendiğim satranç "oyununun" aslında bir oyundan çok fazlası olduğunu fark ettim. Sonra kardeşimin kitaplığında Zweig'in Satranç kitabıyla karşılaştım ve elime almamla bir oturuşta okumam bir oldu. Geçtiğimiz yaz Münih'teki Dachau Toplama Kampı'nı ziyaret edip Hitler döneminin ürkütücülüğünü ve zalimliğini bizzat yerinde hissetmiştim. Bu nedenle kitap beni yeniden o döneme ve kamptaki hislerime götürdü. Dr. B.'nin otel odasında yaşadıklarını ve kurtuluşu satrançta bulmasını büyük bir şok içinde okudum. Harika bir hikaye. Keşke daha uzun olsaydı diye üzülmedim değil.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,2bin okunma
10/10
·292 syf.·
2020 12. kitabı
Tarık Tufan'ın ilk romanı. Yer yer "abi sadede gel artık, koptuk gittik bak, ne anlatıyorduk?" havasında olsam da, hikaye su gibi aktı gitti. Bazı sözleri çok sarsıcıydı, bir kısmını alıntılar bölümünde de paylaştım. Hayatım boyunca yaşadığım tüm ikilemleri bir kitapta yüzüme çarptı. İyi de oldu. Instagram'da film olarak karşımıza çıkacağını da paylaşmış, ne güzel.
Edebiyat
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,6bin okunma