Ve sonra, önünde pekçok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle.
Sözün yine hep aşktan yanaysa sevgilim
sen sakla bir kaçağı
Belki yorgun ve yaralıdır hâlâ
ölüm basmıştır son sığınağı
Sus ve sadece dinle sessizliği
perdeleri çek ışıkları söndür
bir selam bir haber gönderir belki
sesleri hiç duyulmayan dostlar
Bir cigara sar bitlis tütününden
bir çay demle sonra, anısı kalsın
bekle başında onun sabahadek
Belki demin sana böyle sığınan
yapayalnız ve öylesine yorgun
kimliği duvarlarda kalan bir kaçak
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ve feci dünya ihmali... Her şey berbat... Tarikatler bozulur ve öz vatanının işgâlcisi bir tip peydah olur. Yeniçeri... Bu tipin nakaratı, diline doladığı kelime, "söyletmen vurun!" dur... Tarihte Roma'dan "vur, fakat dinle" diye bir ses duyulur. Bizdense "söyletmen vurun!.." Söylerse hakikati söyle- yecektir çünkü... Bu adeta bir itiraf gibidir. “Söyletmen, vurun..." Ve buna tahammül olunur.
"Yapma," diye fısıldadı. "Tam da senin vazgeçmek istediğin şeyden vazgeçen birinin çocuğundan dinle. Max hayatının geri kalanında bu suçluluk duygusuyla yaşayacak."