Tefsir iki kısımdır. Biri; ibaresini izâh eder, biri de; hakikatlerini isbât eder. Nurlar bu ikinci kısım tefsirlerin en kuvvetlisi ve en kıymetdârı olduğuna ehl‑i dirayet ve dikkat yüzbinler şâhidler var Şualar
Yol erzakları
Müslümana sabır ve feraset yaraştığı gibi cesarette yaraşır. Cesareti olmayanın attığı adımlar ile senkronize yürünemez, yürümek hem sabır hem dirayet gerektirir. Dirayet cesareti, sabır selameti işaret eder. Yol yürürken yanında olması gereken erzaklardan sabır eksik ise yol yarım kalır, cesaret eksik ise yola çıkılamaz. Feraset ise pusuladır istikameti sağlar.
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beklenti iyi değildir ama bazı beklentiler iyidir
Evlilikten beklenti, kalemi ilahi kelamın mizanıyla birleşen ve yazmayı hayatın merkezine koyan bir ruh için, yazdıklarını silip törpüleyecek, onu kalıplara sokacak bir silgi değil; bilakis sinesindeki o dertli satırlara can suyu verecek, şulesini besleyecek bir mürekkep bulmaktır. Refika; fikir yolculuğunda adımları yavaşlatan bir pranga değil, aksine yetersizlik hissine kapılıp hayıflandığın anlarda bile elinden tutup kelamına dirayet katan, fıtri sükunete erdiren bir yoldaştır. Şurası kat’idir ki, biri yanarken diğeri sönen bir birliktelik fıtrata muhaliftir; asıl evlilik, iki çıranın birbirini aydınlatarak #305787211 mübarek nesil inşası gayesine doğru aynı mürekkeple ebedi ahiret arkadaşlığına yürümesidir.
Duygu ve Düşünce
Bakın ne demiş Adnan Yücel: "Saraylar saltanatlar çöker / kan susar bir gün / zulüm biter. / Menekşeler de açılır üstümüzde / leylaklar da güler. / Bugünlerden geriye, / bir yarına gidenler kalır / bir de yarınlar için direnenler...". Bu ölümsüz dizeler, haksızlığa ve ayrımcılığa karşı onuruyla duranların asla kaybetmeyeceğini bize en net haliyle fısıldıyor. Karşısındakini etnik kimliği ya da cinsiyeti üzerinden aşağılayarak kendini güçlü sanan o sığ zihniyet, günün sonunda sadece kendi acizliğiyle baş başa kalacaktır. Yıllardır süregelen her türlü baskıya rağmen Kürt kadınlarının vazgeçmeden, dimdik ayakta durarak büyüttüğü bu dirayet, gücünü işte tam da bu umuttan alıyor. Nefret dili kullananlar tarih sahnesinde yok olup giderken, yarınlar için onuruyla direnen o güçlü kadınlar, bu toprakların en kalıcı ve en güzel gerçeği olarak her zaman var olmaya devam edecektir..
Gönül Köprüsü
Kainatın varoluş sırrını muhtevi olan o meşhur kelam-ı kibarda, "Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?" denilerek ifşa edilen ezeli sır muktezasıyla bilirim ki; insanlığın bu fani dünyada ulaşabileceği en ulvi makam ve en üst duygu muhabbettir ve bu muhabbete giden yegane yolculuk ise sahih bir iletişimden geçer. Eğer kalpten kalbe vasıtasızca akacak nurlu bir muhabbeti tesis edecek o kalbi gönül bağı henüz kurulmamışsa, insan fıtraten bu bağı evvela dil köprüsüyle inşa etmekle mükelleftir. Dil sorununu #289770471 çözmüş olmamız önceliğimiz olmalıdır. Dilin inkişafı, zengin bir kelime dağarcığı #289464259 ve bunun tabii bir neticesi olan derinlikli kitap okuma ameliyesiyle mümkündür; lakin fıtri bir dirayet, emek verme meyli ve bir ciddiyet olmadıktan sonra, insanın kelam sadağında en süslü kelimeler, en fesiha lafızlar bulunsa bile neye yarar? Kendi muradını, niyetini ve fikrini beyan etmekten aciz, iki kelimeyi bir araya getiremeyen sığ bir şahsiyetle hangi gönül köprüsü kurulabilir ki? Ne hazindir ki, asrımızda bu iletişim eylemi sanal platformların ruhsuz dehlizlerine mahkum edildiği için, söz yerini kupkuru bir yazıya bırakmış ve bu durum beraberinde muazzam bir duygu yoksunluğu getirmiştir; zira insan, fıtraten beş duyu organını ne kadar yoğun ve yekpare kullanırsa, iletişimin kalbi gücü o nispette şahlanır ki bu silsileye ruhun sezgisel ufku olan altıncı his de dahildir. İşte bu fıtri nizam sebebiyle yüz yüze görüşmek, sesin tınısını işittiğimiz telefonla görüşmekten; telefonla kelam etmek ise duygu perdelerinden mahrum olan yazışmaktan fersah fersah daha hayırlı, daha anlaşılır ve tesirlidir. Yazılı iletişimde dahi asgari bir ciddiyet ve zarafet gösteremeyen, meramını
Duygu ve Düşünce
Güç Karşısında Değişmeyen Duruş Mekke'nin en zorlu, en baskıcı dönemlerinde gösterdiği sabır ve dirayet ne ise; Medine'de devlet başkanı olup gücü ve otoriteyi eline aldığında sergilediği tevazu ve adalet de aynıydı. Güç O'nu hiçbir zaman değiştirmedi; aksine gücü, zayıfları korumak ve adaleti tesis etmek için bir imkan olarak kullandı
1000Kitap