10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Mo serisini bitirdikten sonra yeni kitabımız yine aynı yazardan devam ediyor. Bildiğiniz üzere yada Taşı Türk’ler için önemlidir. Hava değişimi yaptığı yağmur ve kar yağdırdığı efsanelerde dile getirilir. Bu taşın çok önemli bir tarafı da insanlara sevgi dirlik dinginlik getirmesidir. 13 yaşlarına gelen yada adlı kızımız yıllarca dedesi ve ninesi tarafından bakılıp büyütülmüş anne ve baba sevgisinden mahrum kalmıştır yıllar onları unutturacağına özlemine özlem katmış özellikle baba sevgisi ve özlemi ağır basmıştır. Nice zorlasa da babası hakkında bilgi edinemeyip ona hep bir gün geleceği söylenmiştir. İşte Yada daha fazla bekleyemez ve babasını araştırmaya başlar sonunda babasının çok önemli bir görev üstlendiğini ve mihenk taşının asıl kendisi olduğunu öğrenir bu zorlu yolculukta baba ve kızı bir çok tehlike hatta ölüm beklemektedir heyecanlı bir macera doğaüstü olaylar ve insanüstü yetenekler bizi bekliyor hayal dünyanızı zorlayın ve bu güzel hikayeye katılın…
Yada’nın GizilgücüGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2021510 okunma
Bilgi ve Kimlik İncelemesi
7/10
·536 syf.··
2026 1. kitabı
Nar Ağacı bence temelde şunu anlatmaya çalışıyor: İnsan kimliğiyle ne kadar değişir, ne kadar aynı kalır? Kitap boyunca karakterlerin sürekli yer değiştirmesi, başka kimliklere bürünmesi aslında bunu sorgulatıyor. Ama şunu da gösteriyor; insan bazı şeylerde değişebiliyor ama özünde tamamen başka biri de olamıyor. Doğu-Batı meselesi de kitapta çok net hissediliyor. Bana göre Doğu daha durağan, daha kaderci ve sistemin devamına odaklı bir yer gibi çizilmiş. Batı ise daha hareketli, daha bireysel ve uyum sağlayabilen bir yapı olarak duruyor. Özellikle Venedikli karakter bunu çok iyi temsil ediyor. Adam gerektiğinde kendinden vazgeçiyor, adapte oluyor ve hayatta kalıyor. Bu yönüyle daha “esnek” bir zihin yapısını temsil ediyor. Hoca karakteri ise tam tersi. Çok zeki ama aynı zamanda çok kaygılı. Bilgiye çok önem veriyor ama o bilgi onu özgürleştirmek yerine daha da sıkıştırıyor. Hatta bir noktada kendisi olmak istemeyip başka biri olmaya çalışması bence ciddi bir iç çatışma. Yani bilgi var ama o bilgiyi taşıyacak psikolojik güç yok gibi. Kitapta bilgi konusu gerçekten önemli. Bilgi burada sadece öğrenmek değil, doğrudan bir güç unsuru. Hocanın bilgiye ulaşma isteği bir güç arayışı gibi. Kölenin bilgiyi saklaması da aslında gücünü paylaşmak istememesi. Aynı şekilde padişah ve paşaların da bilgiyi kullanarak güç elde etmeye çalıştığını görüyoruz. Yani bilgi = güç denklemi kitapta oldukça net. Padişah karakteri bana da biraz zayıf geldi. Beklenen otoriteyi tam veremiyor. Paşalar ise doğruluktan çok sistemin devamını önemsiyor. Yani doğru mu yanlış mı çok önemli değil, yeter ki düzen bozulmasın anlayışı var. Halk kısmı çok detaylı anlatılmıyor ama dirlik düzeninden şunu çıkarabiliyoruz: çok sorgulamayan, yönlendirilen ve bunu çok da problem etmeyen bir yapı. Açıkçası en
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Selam kitap dostlarım! Bugün size ödüllü yönetmen Nesimi Yetik’in edebiyat dünyasındaki iz bırakan eseri "Ben ve Gulyabani" ile geldim. Toz Ruhu ve Dirlik Düzenlik gibi filmlerinden tanıdığımız Nesimi Yetik, bu kitabında kalemini bir kamera gibi kullanıyor. Anlatı; anılar, rüyalar ve gerçeklik arasında gidip gelen parçalı yapısıyla klasik bir öykü kitabından ziyade, modern bir deneme tadında. Bir yönetmenin elinden çıktığı için betimlemeler o kadar görsel ki, okurken sahneleri zihninizde canlandırmak çok kolaylaşıyor. Kitap, yazarın kendi yaşamından, çocukluğundan ve sinema yolculuğundan samimi izler taşıyor. Özellikle 2025 Sevim Burak İlk Kitap Ödülü’ne layık görülmesi, eserin edebi niteliğini ve özgünlüğünü zaten kanıtlar nitelikte. İçerisinde 11 farklı öykü barındıran kitapta beni en çok etkileyenler "Ben ve Gulyabani" ile "Cebecide Talebeler" oldu. Ankara’nın o kendine has semtlerini öykülerin içinde görmek, 30 yıl Ankara'da yaşayan ben için oldukça duygusal bir yolculuğa dönüştü Çocukluk travmalarına, taşra yaşamına ve bir sanatçının iç dünyasına dokunmak isterseniz bu kitap kesinlikle doğru bir tercih.
Ben ve GulyabaniNesimi Yetik · A7 Kitap · 202510 okunma
10/10
·668 syf.·
2025 142. kitabı
İkinci Yeni dediğimiz günümüz şiirini belirleyen ve hala etkileyen şiir anlayışının en önemli temsilcilerinden Edip Cansever'i, diğerlerinden hep ayırmışımdır. Kendime -Son zamanlarda Turgut Uyar'a meyletsem de- en yakın şair olarak buldum Edip'i. En çok yakındığım hususlardan biridir şiire, ikinci yeniyle başlamamak. Bugün şiire başlayacaklara en başta Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, Sezai Karakoç (bu dönem şairi olamasa da İsmet Özel, Hilmi Yavuz, Haydar Ergülen, Gülten Akın vs) öneriyorum. Geç keşfettiğim ve eserlerini 3,4 kez okuduğum bir şair tıpkı Turgut Uyar gibi. Edip Cansever (1928-1986), sadece şiir (ya da şiir üzerine deneme) yazmış şairlerden, işi gücü şiir. T.Uyar'ın söyleyişiyle "çok şiirden öldü" Edip. Onu, çok şiir yazmış olması tanımlamaz. Esas gücü imgeye dayalı ve benzersiz bir şiire erişmiş olmasındadır. Şiiri derin, imgesel, soyut, bazen kurduğu karakterlerle ve hikayelerle dramatik ve öyküsel. En bilinen ve ustalıklı şiirinin yüz akı şiir kitapları sırasıyla Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Petrol, Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup ve Ben Ruhi Bey Nasılım... Okuduğum bu kitap, şairin tüm şiirlerinin derlenip toplandığı eserinin 1. cildi. İçinde İkindi Üstü, Dirlik Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Petrol, Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup, Kirli Ağustos ve Sonrası Kalır. Bu kitapların içerisinde en beğendiğim şiirler ise şunlar oldu: Masa da Masaymış Ha..., Yerçekimli Karanfil, Umutsuzlar Parkı, Şey Şey Şey ve Şeylerden, Phoenix, Acı Bahriyeli, infilak, Salıncak, Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka, Tragedyalar V, Çağrılmayan Yakup, Flaş, Mendilimde Kan Sesleri, Gül Kokuyorsun, Sonrası Kalır ... Bu kitabında en beğendiğim ve altını kalın çizgilerle çizdiğim dizeleri ise
Sonrası Kalır 1Edip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20253,351 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 4. kitabı
Yol Ayrımındaki Türkiye: Ya Özgürlük Ya Sefalet. Adındanda yola çıkılacağı üzere Türkiye buradan dönmezse sefalete sürüklenecek ama buradan dönerse özgürlüğe kavuşacak çıkarımını yapabiliriz. Yazar 2024-2015 verilerininden yola çıkarak bu kitabı yazmış biz 2025-2026 verilerine bakarak çok bir ilerleme olduğunu söyleyemeyiz. Hatta gerilemekte olduğunu söyleyebiliriz. Bir sistem düşünelim ki yıllar geçtikçe ilerlemek yerine gerileyen…, Kitabın Beş Bölümden Oluşuyor, Her bölüm kendi içinde farklı başlıklara ayrılıyor. İşte beş bölüm başlıkları: Yol ayrımındaki Türkiye Ya özgürlük ya sefalet Toplumsal Sorunlar Üzerine Sayısal Denemeler Siyaset üzerine sayısal denemeler Eğitim üzerine sayısal denemeler Bölüm Yol Ayrımındaki Türkiye Bölüm şu şekilde başlıyor Doğal Kaynaklar, jeopolitik konum, tarımsal zenginlikler, artık bir ülkeyi ihya etmeye yetmiyor.. Peki bunun için ne yapmalı yani bir ülkeyi kalkındırmak için ne yapmalı; Kitapta cevap olarak eğer ülkeyi kalkındırmak istiyorsak ‘katma değeri yüksek ürünlerin’ üretilmesi gerekli. Ekonomik İnovosyonu yüksek ülkelerin üç ortak özelliği ön plana çıkıyor bunlar 1.ekonomide bilgiye ulaşmanın önünde ekonomik ve siyasi engeller yok 2.İnovosyona dayalı ekonomilerde adil rekabet yasal güvence altında 3.Yeni ekonomi dayanışmaya dayalı bir ekosistemde gelişiyor. Biz bu üç öncülde de geri kalmış düzeydeyiz. Özgürlük alanında, adalet alanında, dayanışma rekabetinde adil olmada diğer ülkeler arasında hep son sıralardayız. Eğer kalkınmak istiyorsak.bizim bunlara öncelik vermemiz gerekiyor. ‘’ Özetle, hukuk, temel özgürlükler ve eğitim alanlarında yapısal reform yapmadan ilk 10’a girmek ham hayal!’’ Türkiye Glabol Ekonomide nerede? 140 ülke arasında 59. sıradayız. Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye ilk 50 içinde yok.
Yol Ayrımındaki TürkiyeSelçuk R. Şirin · Doğan Kitap · 2015539 okunma
10/10
·296 syf.··
2023 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 00:00
Küreselleşme, post-kolonyalizm ve Çin devrimi üzerine yetkin çalışmaları olan Marksist tarihçi Dirlik'in, kapitalizmin güncel krizine ve sosyalist alternatifin imkanlarına dair denemeleridir. Dirlik, "global modernite" adını verdiği emperyalist küreselleşmenin yarattığı kültürel ve ekolojik yıkımı analiz ederken, Avrupa-merkezci olmayan bir sosyalizm arayışını tartışır. Ancak sınıf mücadelesini bazen kültürel/bölgesel kimliklerin gölgesinde bırakan "Üçüncü Dünyacı" yaklaşımları, Leninist sınıf siyasetinden yer yer uzaklaşma riski taşır. Yine de günümüzdeki kapitalist hegemonyanın ideolojik dayanaklarını anlamak için zihin açıcıdır.
1000Kitap
Global Modernite ve SosyalizmArif Dirlik · Salyangoz Yayınları · 20062 okunma