Golding, kitabını bir gazeteciyle tartıştığı
sırada, Simon 'un "İsa'y andıran bir kişiliği" oldugunu, sezgileriyle gerçeği görebildiğini söylemiştir. Simon yalniz gerçeği degil, geleceği de bilir. Örnegin Ralph'in günün birinde bu adadan kurtulacağı, evine geri döneceği içine doğduğu
gibi, canavarın dış dünyada değil, çocukların kendi içlerinde olabileceğini anlar. Simon, "Bizden başka canavar yok belki" derken, Golding' in de belirttiği gibi, "insanligin başlıca hastalığını" dile getirmek ister.
Kitaba adını veren Sineklerin Tanrısı, bu hastalığı yani insanlarin içindeki kötülüğü simgeler. Sineklerin Tanrısı,üstüne sineklerin kondugu ölü bir domuz başıdır: Jack, ilkel bir insanın inancıyla karanlık güçleri yatıştırmak, kendini ve kabilesini canavardan koruyabilmek amacıyla, öldürdüğü bir domuzun başını kesip iki ucu sivriltilmiş bir kazığa geçirmiş, kazığı bir put dikercesine topraga çakarak, bu kokuşmuş domuz başını canavara sunmuştur. Ingilizlerin Beelzebub dedikleri şeytanın Kutsal Kitap'taki Ibranice adı, Sineklerin Tanrisi anlamina gelen Ba-al-z-bub olduğu için de Golding kitabina bu adı vermiştir.