Bombalarla şehir yer değiştirmişlerdi. Bir başka imkânsız anda, şehir yeniden inşa edilmiş ve tanınmaz halde duruyordu... hiç ummadığı ya da uğruna çabalamadığı kadar yüksekti, insanın onu inşa ettiğindeki halinden yüksekti... saçılan beton parçalarıyla ve yırtılmış metal ışıltılarıyla birlikte nihayet dikilerek, ters dönmüş bir çığ gibi asılı duran, bir milyon renkli, bir milyon tuhaflık barındıran bir duvar resmi haline gelmişti... pencere olması gereken yerde kapı vardı, dipte olması gereken şey tepedeydi, arka yerine yan kenar vardı ve sonra şehir devrilip, cansız halde düştü.
Ölümünün sesi sonradan geldi