Aynaya Baktım Mevlana'yı Gördüm
9/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:57
Kitabımız dört kısmdan oluşuyor aslında üç kısım yazıyor kapakta ama son kısımda Mevlana'nın mektupları yer alıyor Kısımlar şunlar birinci kısım Divan-ı Kebir, ikinci kısım Meclis-i Seb'a ve üçüncü kısımda Fîhi Ma-fih ve mektuplar Bu kitaptan bir çok ders aldım diyebilirim kim olursa olsun gönül incitme diyor Mevlana
Tasavvuf
Mevlana Celaleddin-i RumiAbdülbaki Gölpınarlı · Kapı Yayınları · 201941 okunma
Leyla ile Mecnun
Puan vermedi·416 syf.··
2026 41. kitabı
Eserimiz aslında iki kişiyi anlatmaktadır biri Fuzuli. Tabiki de kendine neden Fuzuli dendiğini çok önemli konu halinde işlemiştir; Dünyaya gelişi fuzuli olmayan bir kişinin gönlünden dökülen beyitlere, sözlere dem vuran ve her nefeste bize bunu yaşatan İskender Pala’ya ne kadar teşekkür etsek azdır elbet. Lakin böyle eserlerde divanda edebiyatında nirvana'ya ulaşmış Fuzuli’yi görmek ve şu an ki yetişen nesillere aktarmak tabi ki de taktir edilecek bir durumdur. İskender Pala gerçekten divan edebiyatını ve o dönemlere ait büyük şahsiyetleri kaleminde çok güzel anlatmaktadır. Her karakterde bir kez daha bizi yıllar öncesine götüren bir eser her beyitte gözlerden dökülen yaşlar... Kitabın temel konusunu ele almak gerekirse: bu kitap da “Mana’dan Madde’ye”, “Gönül’den Akıl’a”, “Soyut’tan Somut’a”, “Değer’den Değersiz’e” bir yol vardır ve akar gider. Ruhtan bedene gelen bir sevgi , ilgi ve malamayet... Hazine değerinde bilgileri 450 sene sonra tekrardan nakış nakış işlemek, tekrardan okuyucularına öğretmek için çabalamak gerçekten büyük özgüvendir bana göre.
1000Kitap
Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşkİskender Pala · Kapı Yayınları · 200423,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·448 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 14:54
Önce hakkında yapılan bir tahlile katılıp merak ederek okuduğum bir kitaptı. Bir psikoloğun seanslarından hareketle, insanların dışarıdan bakıldığında “Bunu nasıl yaparsın?” ya da “Ben asla böyle davranmam.” dediği durumların aslında insan doğasının ne kadar içinde olduğunu anlatıyor. Kitap, çoğu zaman yargıladığımız davranışların arkasındaki duyguları, kırılganlıkları ve ihtiyaçları görmemizi sağlıyor. Yer yer insanı kendi hayatına ve seçimlerine dönüp bakmaya sevk eden, empati duygusunu güçlendiren bir eser. Bazen başkalarında eleştirdiğimiz şeylerin farklı biçimlerde bizde de karşılık bulabileceğini hatırlatması açısından oldukça düşündürücüydü.
Alıntı
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
9/10
·256 syf.·
2026 50. kitabı
Susmasını bilmeyen dil beyhude konuşur Şemseddin Sivasî...İyiki tanımışım seni üstadım. Herkesle konuşmak yerine içindekileri yazmak, boş konuşmaktan ziyade sadece kelimeleri kağıda dökmesini en sevdiği meşgale olarak tanıdım, kitabın başlarında bu güzel insanı. Konuşamadığın zaman insanlar seni sağır sanıyorlar, ne garip. İlla bir isim seçeceksem kendime dilsiz değil de Lâl demelerini tercih ederim. Bir eksiklik değil de bir isim gibi, noksanlıktan ziyade bir hususiyet gibi. Hatta şiir gibi; Lâl. Syf 33 Fatih Duman beyefendiye de dua ettim içimden. Bu güzel insanları herkes okusun diye kağıda döktüğü için. Okurken faydalanmaktan ziyade, okuyucaya hissettiriyor kalemi. Yazarla ilk tanışmam olduğu halde samimi ve içten anlatımı etkiledi beni. Yazar önsözünde diyor ki: "Kim Bir Müslümanın hayatını yazarsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur" diye okumuştum. Ve Hep de öyle inandım. Onun için belki de vazgeçmedim bunları yazmaktan. Unutulmasın, hatırlansınlar diye bir dert düştü nasibime o günden. Burası beni etkiledi ve bütün kitaplarını yavaş yavaş okumaya karar verdim. • Kitabı okurken biraz da araştırmalar yaptım tabi: (1520 - 1597) 16. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk-İslam âlimi, mutasavvıfı, müderrisi ve şairi. Hem dini ilimlerde (tefsir, hadis) hem de edebiyatta derin izler bırakmış. Hem Türkçe hem Farsça şiirler yazmış. Divan'ının yanı sıra Mevlid, Mir'âtü'l-Ahlâk ve Süleymannâme gibi 20'den fazla eseri bulunmakta. Şiirlerinde ilahi aşkı ve ahlaki öğütleri samimi bir dille işlemiş. Çokta güzel ünlü bir beyiti varmış eklemeden olmaz: • Sür çıkar gayrı gönülden tâ tecelli kıla Hakk • Padişah girmez saraya hâne ma'mûr olmadan ​(__Gönlünden Allah'tan gayrı ne varsa sür çıkar ki, Hak oraya tecelli etsin. Çünkü saray temizlenip düzenlenmeden
Duygu ve Düşünce
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,473 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 09:43
Dün dışarıda daha ılık bir hava vardı. Ağaçların hışırtısı, toprağın kokusu ve börtü böcek arasında bir günü daha geride bırakırken düşündüm. "Sözcükler olmasaydı yaşamım eksik olurdu." Belki de yüreğim zamanın içinde gezinmeyi seviyor. Çünkü yaşam yalnızca bugün yaşananlardan ibaret değil, geçmişle şimdiyi aynı kalpte buluşturan uzun bir yolculuk... Öner Yağcı'nın Kir kitabını büyük bir zevk ve merakla okudum. Yazar, Alevi-Bektaşi kültürünü öyle canlı ve etkileyici anlatılıyor ki, okurken yalnızca bir roman okumuyor, nerdeyse başka bir zamanın içine giriyorum. Örneğin, çiğdem şenliğini ilk kez bu kitap aracılığıyla öğreniyorum. Hıdırellez kutlamalarını anlattığı sırada bir an kendimi o yüzyılda yaşamış gibi duyumsuyorum. Özellikle cem sırasında söylenen deyişler, aşıkların bağlama eşliğinde söyledikleri sözler beni çok etkiliyor. İnsan kimi kez bir ezgiyle ya da sözle yüzyıllar öncesine yolculuk edebiliyor. Kitaptaki cem betimlemeleri yalnızca bir ibadeti değil, aynı zamanda ortak yaşamı, dayanışmayı ve kültürel belleği de anlatıyor. Alevi geleneğinde insanların önce birbirinden rıza alması, ardından kadın-erkek, genç-yaşlı ayrımı olmaksızın herkesin “can” kabul edilmesi bana oldukça anlamlı geliyor. Herkesin eşit görülmesi, birlikte ibadet edilmesi ve 12 hizmetin belirli sorumluluklarla yürütülmesi, güçlü bir toplumsal düzen ve dayanışma duygusu taşıyor. Araplar, Türklerin anayurdu olan Orta Asya’yı işgali sırasında cami ve namazın dışındaki ibadetleri yasakladığı için cem gizli yapılıyor. Kadın erkek bir arada ibadetin Arap kültüründe olmamasından, yaşamın her alanında olduğu gibi ibadette de erkeğin yanında bulunan Türk kadınını kendi değerlerine göre yargılayan, kadını sadece zina aracı olarak düşünen Araplar bu olayı farklı yorumluyor. "Mum söndü" iftirası,
Edebiyat
KirÖner Yağcı · Cumhuriyet Kitapları · 20095 okunma
Puan vermedi·262 syf.·
2026 13. kitabı
Divan Edebiyatın’da gülün yeri;tüm detayları,güzel örneklerle ve arada küçük anekdotlarla anlatılmış bu yüzden Güller Kitabı ismi ama ilerledikçe bununla sınırlı kalmadığını görürüz yazarın. Akademik incelemelerde var tabi alıntılarla daha güçlü bir anlatım oluşturulmuş özellikle beyitlerden verilen güzel örnekler meraklısı için ayrı güzel olacaktır ben üniversite yıllarıma gittim okurken Tabi, sadece gül ile sınırlı kalmamış yazar. Lale,nergis,sümbül,karanfil,çiğdem gibi çiçeklerin de edebiyattaki öneminden nasıl kullanıldığından bahsetmiş. Padişahların,Sadrazamların o dönemdeki önemli şahsiyetlerin de bu çiçekleri nasıl kullandığı ne kadar sevdiği ve hangi sanat (resim vb ) dalında geçtiğinden da bahsetmiş. Dili çok akıcı kitap güzel ilerliyor sıkılmadan beyitler arasında kaybolabilirsiniz. Benim mayıs ayı kitap kulübü kitabımdı o vesile ile okudum. Keyifli okumalar.
Güller KitabıBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2021580 okunma
Reklam
Reklam