— Sınıfınızda kaç kişi var?
— 23
— Peki siz?
Bu basit diyalog bile biz öğretmenlerin kendimizi sınıfın eşiti görmediğimizin temsilidir. Nasıl olsun ki değil mi, biz öğretmeniz, onlar öğrenci. Biz öğreteniz, onlar öğrenen. Biz yetişkiniz, onlar çocuk. Hem olur mu öyle eşit, çocuklar saygı duymaz eşit olursak... Daha bir sürü neden sıralayarak bu eşitliği bozmaya çalışabiliriz.
Teknolojinin bu kadar hızla değiştiği ve geliştiği öyle bir dönemden geçiyoruz ki belki de tarihte ilk kez öğrenciler öğretmenlerine öğretebiliyorlar. Böylesi bir dönemde biz öğretmenlerin hala bilgiden kaynaklı otorite timsali olması çok da anlamlı değil.
"Boş vakitlerinizde ne yaparsınız?" "Kitap okurum." şeklinde ilerleyen diyalog ile "Ben de cahil değilim." demeye çabalayan insanlar için kitap okumak bir boş vakit faaliyetidir.
Sayfa 117 - Tin yayınları kitap okundu·Kitabı okudu
Sağ kovuğuna çekilmiş; münzevi, mazlum,muzdarip.
Sol, eline tutuşturulan reçeteyi kekeliyor,manasını anlamadığı reçeteyi. Tek ortak duygu: düşmanlık. Diyalog yok. Tanzimattan beri hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbise ve hazır medeniyete.Tefekkür kılıçla fethedilmez.