Puan vermedi·564 syf.·
2026 216. kitabı
Okuduğum ilk Haruki Murakami kitabı ile karşınızdayım. Herhangi bir yazarla tanışma kitabının önemli olduğuna inanır, ilerleyen dönemde yazarın farklı eserlerini okumak adına ilk okunan eserin çok etkisi olduğunu düşünürüm. Ben de Murakami okumadan önce bir süre araştırdım ve yazarla tanışma kitabı olarak Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu eserini seçtim. Bitirdiğim an iyi ki de bu kitabıyla başlamışım dedim. Daha en başından kitabı çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Çok fazla bilim kurgu, fantastik öğeler içeren kitaplar okumuyorum. Fakat bu kitap fantastik, büyülü gerçekçilik tarzının yanında edebi anlamda da gayet doyurucu. Hele kitapta Turgenyev'den Stendhal'e, Albert Camus'un Meursault'dan Dostoyevski'ye kadar bir çok kitaba, yazara yapılan atıflar ve bir çok şarkıya yapılan göndermeler çok hoşuma gitti. Okuru farklı kitaplara yönlendiren kitapları seviyorum. Kitabımızda anlatılan hikaye iki farklı evrende geçmektedir. İsmini bilmediğimiz karakterimizin yaşadığı, günlük yaşantısını devam ettirdiği haşlanmış harikalar diyarı ve aynı karakterimizin bilincinde oluşturduğu dünyanın sonu evreni. Kitapta bir o evreden bir diğer evrenden oluşan bölümleri okuyarak ilerliyorsunuz. Tek boynuzluların kafataslarından rüya okumalar, karanlık karaları, insanın gölgesinden ayrılması, hesapçılar, şifreciler derken yazarın ne kadar müthiş bir hayal dünyasına sahip olduğunu gözlemliyorsunuz. Gayet akıcı bir dille kaleme alınmış, gerilimin, heyecanın hiç düşmediği, gerçekle kurgunun birbirine geçtiği, masalsı bu eseri zevkle okudum. Sanırım bundan sonraki Murakami serüvenim Sahilde Kafka ile devam edecek. Okumayı düşünen herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın SonuHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20113,387 okunma
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202631 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
Kül ve Gözyaşı Diyarı / Tuğçe "Kayıplar ne kadar can yakıcı, ne kadar umut kırıcı ve ne de düşünce kırbaçlayıcıydı." Merhabaalar, yeni bir fantastik seri keşfettim. İlk kitabını okuyup hemen size anlatayım dedim. Serinin ilk kitabı olmasıyla birlikte daha çok evrene ve karakterlere odaklanacağımız bir kitao olduğunu söylemeliyim. Fantastik kitaplar benim için bir konfor alanı, siz fantastik kurgular okumayı seviyor musunuz? Nancy, ailesiyle birlikte kasabanın birinde yaşıyor. Geçimini ise kazı yaparak, kazıda bulduklarını satarak kazanıyor. Babasıyla yine bir gün kazıya çıkıyorlar ve şanslarına sandık gibi bir kutu buluyorlar. Ah o kutuda ne var bir bilseniz. Bir kolye var ben size söyleyeyim lakin öyle sandığınız gibi bir kolye değil. Satmak için pazara gidiyor kızımız ve tabi ki başına bir şey gelmese olmaz. Bu kolyeyi çaldırıyor. İşte olaylar buradan patlak veriyor ve bizi heyecanlandıran bir maceraya yol alıyoruz. Yeni yazarların kalemini tanımayı ve Türk yazarlarımızdan fantastik kitap okumayı çok seviyorum. Tuğçe hanımın kalemiyle de yeni tanışma fırsatı buldum. Benim için önemli olan şeylerden bir tanesi kesinlikle kurulan evren. Yazarın kurguladığı o boyutlara ayrılan evren bence çok keyifliydi. Başka boyutlarda neler olabilir düşüncesiyle heyecanlanmadan edemedim. Bence uzun soluklu olabilecek bir evren, çok maceralar okuruz diye düşünüyorum. Yazar özellikle merak unsurunu ön planda tutmuş, evrene karşı karakterlere karşı merakımı cezbetmeyi başardı. Nancy ana karakterimiz. Başlarda o kadar şaşırdı ki olaylara ona hak vermeden edemiyorum. Kızcağız hiç bilmediği şeyler öğrendi ve şok yaşaması normal bence. Yine de kitabın devamında olayların farkına varıp kendini keşfetmesi güzeldi. Ne çok hızlı ne çok yavaş tam dozunda bir karakter gelişimi okuduğumu
Kül ve Gözyaşı DiyarıTuğçe Delen · Memphis Yayınları · 202310 okunma
7/10
·152 syf.·
2026 23. kitabı
Neil Gaiman'dan okuduğum ikinci eser. Hızlı okunabilen, betimlemelere sıkça başvurulmamış bir öykü. Masalsı biçiminden ötürü bu denli değinilmemiş olmalı. Buna rağmen çocuklara direkt olarak hitap etmiyor; genç-yetişkin kategorisine uygunluğu ortada. Kitabın size ulaştıracağı korku ve gerilimin düzeyi, bana kalırsa sizin bu türde okumalar yapıp yapmadığınızla alakalı değişecektir. Çünkü hayal gücünüze bağlı olarak fazla karanlık (ve yer yer gotik) veya macera odaklı okumanız olası. Buna göre kitabın renkleri kendini gösteriyor. Aslında içinde (kara kalem) yer alan çizimler bu gerilim etmenini artıran güzel bir ek olsa da kimileri için karakterleri ve öyküye ait çizgileri ele verdiğinden aynı hoşnutlukla karşılanmayabilir. Şahsen olumlu etkisini gördüm ve bendeki psikolojik gerilim etmenini artırdı. Çocuk yaştaki Koralin'in, korkusundan arınması için onun üstüne gitmesini, bir cesaret örneği göstermesini anlatıyor kitap. Bu bağlamda, yazarın da ilham aldığını belirttiği üzere Alice'in (Harikalar Diyarı) yolculuğuna benzer bir "karşıya geçiş" teması (akla aynı zamanda Narnia'yı da getiriyor) mevcut. Bununla beraber, her çocuğun hayatına öyle ya da böyle (bahsedilen korkularının dışında) etki eden diğer en önemli unsur olarak ebeveynler kullanılmış. Özellikle canavar tasvirinde baskın olacağından ötürü (sürpriz kaçırmaması için belirtmiyorum ama) anne karakteri bu rolü üstleniyor. Biz de diğer tarafta olan biten fantastik bu sürece Koralin ile atılıyoruz. Burada bize yer yer yardımcı olan karakterler var. Onlarla beraber anlatım hem bayağılıktan sıyrılıp çeşitlilik kazanıyor hem de farklı yorumları beraberinde getirebilecek gelişmelere gebe oluyor. Yetişkinler için hatırlatıcı çocuksu düşünceleri ile aşırıya kaçmayan korku-gerilim yaklaşımlarıyla ve alt metinde yatıp
Edebiyat
KoralinNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20192,624 okunma
8/10
·472 syf.··
2026 177. kitabı
Hayaletler Diyarı #okudumbitti Rachel Hartman’dan okuduğum ilk kitaptı ve yazarın kalemini gerçekten çok sevdim. Daha ilk sayfalardan itibaren çamurlu sokakları, eski surları ve tekinsiz manastırıyla St. Muckle’s kasabasının atmosferine kapıldım. Masalsı bir dünyada geçmesine rağmen anlattığı duygular o kadar gerçekti ki Charl’ın korkusunu, yasını ve çaresizliğini hissetmemek mümkün değildi. Charl’ın başına gelmeyen kalmıyor desek yeridir. Trajik bir kaza, ürpertici bir salgın, suikastçılar, ejderhalar ve hayaletlerle dolu bir manastır… Özellikle salgın sahneleri beni epey gerdi. Buna rağmen kitap yalnızca karanlık ve hüzünlü bir hikâye değil. Tüm bu karmaşanın içinde dayanışmaya, iyileşmeye, ikinci şanslara ve insanın kendisine yeni bir aile kurabilmesine dair sıcacık bir tarafı da var. En sevdiğim bölümler ise Charl’ın hayalet kızlarla kurduğu bağın anlatıldığı kısımlardı. Onların birbirlerine ve yaşayan dünyaya duydukları sevgi hikâyenin kalbine çok güzel yerleşmişti. Charl’ın yaşadıklarının altında ezilmeden, korkularına rağmen mücadele etmeye devam etmesini ve hikâye boyunca yavaş yavaş güçlenmesini okumak da çok güzeldi. Kitap kalınlığıyla ilk anda biraz göz korkutabilir fakat olaylar ilerledikçe sayfalar oldukça akıcı hâle geliyor. Üstelik karakterler yalnızca iyi ya da kötü olarak çizilmemiş; geçmişleri, yaraları ve seçimleriyle çok daha gerçek ve katmanlı hissettiriyorlar. Yazarın tarih, mitoloji, büyü ve duygusal meseleleri birbirine bağlama biçimine hayran kaldım. Hayaletlerin yalnızca yıkık manastırlarda değil, bazen insanın geçmişinde ve içinde de yaşayabildiğini anlatan; karanlık olduğu kadar umutlu, hüzünlü olduğu kadar şefkatli bir fantastik hikâyeydi. Yazarla tanışmak için çok güzel bir kitap seçmişim. Fantastik dünyaları, gizemli atmosferleri ve
Hayaletler DiyarıRachel Hartman · Olimpos Çocuk Yayınları · 20263 okunma
Dördüncü Togan..
9/10
·389 syf.··
2026 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 16:59
Fantastik edebiyat tarzında ülkemizde çok fazla yazar çıkmıyor ne yazık ki..Bu tarz, okuma oranı zaten çok düşük olan ülkemizde satılan kitap sayısına oranla yayıncılık anlamında da bir takım riskleri beraberinde getiriyor.Hal böyle olunca ülkemizden bir yerli yazarin bu tarzda bir kitabı yazıp yayinciya begendirmesi ve kitabın basılması bana göre edebiyatımızda önem verilmesi gereken bir konu..Kendi adıma;anadilimde bir fantastik hikaye okumak ve hikayenin gayet iyi yazıldığını deneyimlemek müthiş bir serüven oldu benim için..kaldı ki hikaye ve anlatıcı iyiyse söz konusu kitabın tarzinida çok fazla önemsemiyorum..Bu konuda yazarımız Batuhan Tuncdemire ellerine sağlık diyor başarılarının ve eserlerinin daim olmasını diliyorum.. Hikayeye gelirsek;tanrıların ve toganlarin olduğu, bozkır ve elekios halklarının aynı diyarı paylaştığı çeşitli halkların ve inanışların hüküm sürdüğü bir dünyada hikayenin arka planına ustaca yedirilmis mitolojik bir hikaye okuyoruz.. Hikaye de farklı ırklara sahip bir çok karakter var ve bu karakterlerin birbirinden farklı motivasyonu çok yalın sade ve akıcı bir dille anlatılmış..Okumaya kolaylık sağlayan bu yazım dili akıcılığı ve tempoyu düşürmeden finale kadar götürüyor bizi.. Özellikle bozkır halkının yaşam tarzı ve konuşma dili çok etkiledi beni..Belli ki üzerine çalışma yapılmış.. Yaratılan ırklar ise son derece tatmin edici bir şekilde anlatılıyor.. Tamarru kam,ejderha benzeri bir yaratık olan dehsezar,hikayenin her iki tarafında aktif rol oynayan dev ve yaridevler,annuk kavminden yamyam savaşçılar ve nihayetinde yaratılan özgün büyü sisteminde Hündarlar ve nida etme sanatları son derece iyi yazılıp iyi anlatılmış. Karakter gelişimlerinin ve finalin biraz daha uzun olması gerektiğini düşünsem de bunu yazının başında anlattığım
Dördüncü ToganBatuhan Tunçdemir · Kırmızı Kalem Edebiyat Yayınları · 20267 okunma