Kuşkusuz isteme, bizim yeterince aşina olduğumuz bir zihin edimidir. Bunun üzerine düşünün. Her yönüyle değerlendirin. İstemede, yokluktan yeni bir fikir yaratılmasını sağlayan ve bir tür "Ol" demeyle doğanın tüm o farklı sahnelerini dünyaya getirmiş olan Yaratan'ın kadir-i mutlaklığını, affınıza sığınarak söylüyorum, taklit eden bu yaratıcı güce benzer bir şey var mıdır?
Fakat insan eylemlerinin tekbiçimciliğinin, karakter,
önyargı ve kanaat çeşitliliğine az da olsa izin vermeksizin bütün insanların aynı koşullarda her zaman tastamam aynı tarzda hareket etmesini sağlayacak kadar ileri gitmesini beklemememiz gerekir. Her tikel durumda böyle bir tekbiçimciliği doğada asla göremeyiz. Tersine, farklı insanlardaki davranış çeşitliliğini gözlernleyerek, hala belli derecede bir teçbiçimcilik ve düzenlilik varsayan çok çeşitli düsturlar oluşturabiliriz.
Eşyanın bilgisini şuura nakletmek ve bir ambarda eşyanın yığılması gibi bilgileri zihinde biriktirip üstüste yığmak niçin değerli oluyor? Biliyoruz ki hakikat, ruhun sevgilisidir ve bu aşkın çocuğu, düşünmektir. Eşyadan edindiğimiz bilgi bizi düşündürdüğü takdirde değerli olur."