Öncelikle Sadri Ertem kimdir? Bilmeyenler için kısaca bahsetmek isterim. Milli Mücadele döneminde birkaç gazetenin sorumluluğunu üstlenmiş bu da onu edebiyatımızın toplumsal gerçekçi akımın öncülerinden olmasına vesile olmuştur.
Sait Faik Sadri Ertem'i söyle anlatmış:"O ümitli idi. Bir ara haksızlığın, namussuzluğun, istismarın, yalanın, riyanın, dalaverenin birer birer yıkıldığı bir dünya görür gibi olmuştu. Yine bir ara galiba hafif bir ümitsizliğe de kapılmıştı. Ben 'Sadri üzüldüğün zaman çok güzel üzülüyorsun. Yüzüne mânâ doluyor.' dedim. Bu sözüm çok hoşuna gitmiş 'Demek ki insan üzüldüğü zaman insana daha çok benziyor. demişti." diye belirtmiş.
Gelelim kitap bize ne anlatıyora. Köy ve köylü sorunlarını, yoksulluğu, halka ağır gelen vergileri, parası olanın hüküm sürdüğü geriye kalanın da önemsenmediği gerçeğini... Şöyle bi bakacak olursak bunlar bize çok da yabancı gelmeyen başlıklar. Dönem değişiyor, başroller değişiyor ama geriye bize tek bir şey kalıyor aynı sorunlar.
İçerisindeki öyküler muhakkak size dokunacaktır. Okunmaya değer.