dilara...

dilara...
B...<3
hukuk
Ankara
30 Haziran
1350 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"ZİLİF" ⚘
9/10
·31 syf.··
2021 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 20:04
Herkese merhabalar. Oruç Aruoba, adını sıkça duyduğum, kalemini merak ettiğim, kitaplarını okumaya niyetlenip bir türlü okuyamadığım yazarların en başında gelir. Geçenlerde bir sahafta rafları kurcalarken '' ZİLİF '' adlı kitap dikkatimi çekti. İncecik 30 sayfa kadar bir şey. Bir de 2001 baskı. Tam 20 yıl kadar öncenin. Açtım, ilk sayfasını okumaya başladım. Gözüme çarpan, yüreğime nakşeden ilk cümle şu oldu: '' BENİM KIZIM İNSAN OLACAK. " Sonrası malûm. :) Öncelikle kitabın ismine değinmek istiyorum. '' ZİLİF '', Oruç Aruoba'nın kızı FİLİZ'in isminin tersten bir şekilde yazılmış hali. Aynı zamanda ZÜLÜF anlamı da taşıyor. İsminden de anlaşılacağı üzere kitabı, daha doğrusu mektubu, kızı Filiz 'e yazmış. İntihar kararını aldıktan hemen sonra kaleme almış bu mektubu. Yazarımız geçen yıl vefat etti, bu da gösteriyor ki intihar girişimi başarısız olmuş. Kitabın içeriği ile ilgili diyebileceğim şey "anlaşılmamak ve çaresizlik" olabilir. Çaresiz bir insanın, çaresiz bir babanın tek çareyi ölümde görmesi, o psikoloji ile anlattıkları gerçekten etkileyici. ⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙⸙ '' İşte, etrafımdakiler de bu kişiyi, bu 'ben' i görsünler, kişiliğimi anlasınlar istedim. Sahici olmak; sahiden anlaşılmak, tanınmaktı istediğim. '' '' Ama beni tanımalarını en çok istediğim kişiler, beni en çok yanlış anlayan kişiler oldular. " '' Benden hep önceden konmuş kalıpların içine girmemi istediler. Benden, ben olarak, belirli bir görevi üstlenmemi isteselerdi, sorun olmazdı. Benim istediğim de zaten buydu. Ama benim o görevin kendisi durumuna girmemi istediler. Benim bambaşka bir kişi olmamı bile değil; sanki kişiliksiz bir şey olmamı, sanki cansız, düşüncesiz bir şey. Bir, alet bir makina... " '' Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum. Uyuşmadık. Hepsi
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,444 okunma
Reklam
YAZ GEÇTİ, YAZDIM GEÇMEDİ...
7/10
·89 syf.··
2020 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 16:00
Uzun bir aradan sonra hepinize tekrardan merhaba dostlar. İnceleme ve alıntı atma sıklığım ruh halime göre değişebiliyor. Bundan olmalı ki son iki üç kitaptır inceleme yapamıyorum. Artık şeytanın bacağını kırayım dedim. Çok uzatmadan başlıyorum. Murathan Mungan 'dan okuduğum ilk kitaptı. Fakat son olmayacak. Şairimizin kalemine tek kelimeyle' 'ba yıl dım' '. Hele ki o ilk şiir... Öyle bir başladım ki kitaba sindire sindire, tadını ala ala okumak istedim ve öyle de yaptım... Çok güzel seviyor şairimiz. O güzel sevgisini mısra mısra, hece hece hissediyorsunuz. Bu güzel adam yazdıklarıyla hiç sevmediğim yaz mevsimini dahi sevdirdi bana, gerisini siz düşünün :)) Üslup kaygısı yok, o kadar belli ki. İçinden geleni, gideni, gidip de dönmeyeni yazmış. Bir nevi iç döküş, bir nevi özleyiş... Nazım biçimine, türüne, redifine, kafiyesine dikkat edemedim bile. Öyle şiirler vardır ki hata kollarsınız, öyle şiirler vardır ki dalar gidersiniz. Ben dalıp gittim. Sizin de bu deryaya dalıp gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Sağlıkla, mutlulukla, sayfalarla kalın güzel insanlar :))
Şiir
Yaz GeçerMurathan Mungan · Metis Yayınları · 19946,6bin okunma
Spoiler içerebilir :)
2/10
·76 syf.··
2020 14. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2020 15:41
Hepinize tekrardan merhabalar.. Bu ara çok sık inceleme yazıyorum farkındayım fakat karantina günlerinde insan okumaktan almış olduğu hazzı başka bir şeyden alamıyor doğrusu :) Lafı çok uzatmadan incelemeye geçmek istiyorum. Ben kitabı okudum, alıntılar çıkardım doğru. Ama ne anladın derseniz cevap veremem. Şiir mi nesir mi daha nazım biçimini anlayamadığım cümlelerle doluydu sayfalar. Bazen anlayacak gibi oldum. Atilla dediği kişi sevgilisi dedim, hapiste dedim, büyük ihtimalle solcu gruplardan olup yakalanmış dedim. Tahmin yürüttüm. Bir baktım yazarın kendisi hapiste. Ölüm orucu diyor, hapishanedeki görevlilere ve onların daha üst kademelerine bir şeyler söylüyor. Sonra birden sokağa çıkıyor ve bana göre anlamsız betimlemelerle birlikte tuhaf tuhaf şeyler anlatıyor. Bir Orhan diyor, bir Atilla. Bir hapis diyor, bir sokak... O kadar karışık ki işin içinden çıkamadım. Bana göre... Böyle cümleleri normal biri yazmaz. Yazamaz. Umay Umay 'ı tanımıyorum. Şahsını araştırmadım. Ama yazdıklarına bakacak olursak psikolojik sorunları olduğu aşikar. Ben iyiki bu kitabı PDF okudum diyorum. Kitaplığımda böyle bir kitap olsun istemezdim... Önerir misin derseniz, ÖNERMEM dostlarım. Daha kaliteli kitaplar okuyarak ruhunuza bir şey katabilmenizi isterim. Bu kitap, içi dolu anlamı boş sayfalardan oluşuyor bence :/ Hepinize sağlıklı günler dilerim. Sayfalarla kalın :)))
Edebiyat
Bütün Güzel Çocuklar ŞüpheliUmay Umay · Altıkırkbeş Yayınları · 20172,361 okunma
BAĞBOZUMU ŞARKILARI //ŞÜKRÜ ERBAŞ
7/10
·68 syf.··
2020 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 00:08
Hepinize merhabalar dostlar... Lafı çok uzatmadan incelemeye geçmek istiyorum... Yazarımızın betimlemelerine, benzetme ve ironilerine hayran kaldım. Şiirlerin herbir dizesinde olağanüstü cümlelerden ziyade olağanüstü anlamlar var. Aşkına, memleketine, kendine ve dünyaya yazdığı şiirleri çok sevdim. Fakat... Siyasi görüşünü iğnelemelerle, inceden (üç renkli kefene sarılmış çocuklar, 34 çocuk gibi) söylemleriyle belli etmesi açıkçası benim hoşuma gitmedi. Herkes görüşünde özgürdür. Saygım sonsuz. Ama öyle güzel akan bir şiiri bunun gibi bir şey ile bölmesi açıkçası beni geri itti. Ve o cümleden sonra eski heyecanla kitabı okuyamadım ne yalan söylim :( Yazarımızın kalemine sağlık, bazı benim için önemli hususlar haricinde kitabı beğendim. Okuyun derim... Sayfalarla kalın...
Şiir
Bağbozumu ŞarkılarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202212bin okunma
Nasıl bir ayrılıktı bu vedası bile olmayan..?
9/10
·160 syf.··
2020 11. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2020 17:30
·
Nasıl başlayacağım bilmiyorum. Gerçekten bilmiyorum. Gecenin ikisiydi kitabı bitirdiğimde. Gözlerim dışardaki sokak lambalarına takılı kaldı. İki de damla düştü o bir düşe dalmış iki aynadan. Şimdi anlıyorum niçin elimin bir türlü bu kitaba varamayıp sayfalarını açma cesaretinde bulunamayışımı. Hazır değilmişim meğerse. Öyle güzel vakitte öyle güzel geldi ki bu eser ; gerçeklerin bu acımasız, kalabalık hengamesinden sıyrılıp Raif'in yüreğinde buldum kendimi... Ahh, Raif... Sen, nasıl bir adamdın öyle. Bazen kendimi buldum sende. İnsanlardan neden sürekli kaçtığını, neden onları anlamadığını, neden onlar gibi olamadığını o kadar iyi anlıyorum ki... Sen de susmak zorunda hissettin, sen de kimseye anlatamadın derdini... Ahh, Maria... Ahhhh, Kürk Mantolu Madonna.... Sen, nasıl bir kadındın öyle. Senin de Raif 'ten bir farkın yoktu aslında. Sen insanlardan ziyade erkeklerden kaçtın. Çünkü babasızlığın ve kadın başına ayakta durmanın ne olduğunu çok iyi biliyordun. Sen güçlü kadındın. Ama senin de içinde büyük bir boşluk vardı. Aradın, aradın, aradın... En sonunda hasta yatağında Raif 'in gözlerinin içine bakarak buldun içindeki noksanı... Ardından o muhteşem cümleyi kurdun... ' 'Seni seviyorum, deli gibi değil gayet aklı başında seviyorum...' ' Siz başkaydınız... Ama en büyük acı gerçek ayırdı sizi... Sessiz, sedasız, vedasız.... Ahh Raif... Ahhhh Suskun Adam... ' 'Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir???' ' demiştin hani. Tam da o yerdeyim işte... Ben bu kitapta takılı kaldım. Uzun bir sürede etkisinden çıkamayacağım gibi görünüyor. Okuyun dostlarım... Okuyun bu kitabı... Bu sessiz, vedasız aşkı.. Eminim, siz de kendinizden, içinizden bir parça bulacaksınız. Sayfalarla kalın...
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Parola Yayınları · 2019376bin okunma
Reklam