Ruhun ya da vücudu sistemli olarak hareket ettiren zihnin tek bir yerde bulunması gerekiyordu. Beynin sağ ve sol olmak üzere iki parçadan oluşması ve beyindeki her yapının simetrik olarak hem sağda hem de solda bulunması nedeniyle ruh için en uygun bölge epifiz beziydi. Çünkü tekil bir zihin ancak tekil bir bölgede olabilirdi ve epifiz bez sağda ve solda olmak üzere iki adet değildi, tekti. Descartes, yıllar içinde ruhun yerini bulma hedefini takip etti ve sonunda epifiz bezinin bu durum için en uygun yer olduğuna kanaat getirdi. Descartes epifiz bezinin bu durum için en uygun yer olduğuna kanaat getirdi. Descartes epifiz bezin istemli tüm davranışları kontrol ettiğine inanıyordu.
İndie Yayınları·Kitabı okuyor
Epifiz bezi ilk defa MÖ III. yüzyılda anatomist Herophilos tarafından keşfedildi. Herophilos, bu yapının beynin içinde bir kapak görevi gördüğünü düşündü. Maddi yapısı olmayan bir ruh ya da hava akışını sağlayan bir kapak. Ardından gelen fizyolog ve anatomist Erasistratus bu bezin sinirsel bir yapısı olduğundan hareketle bu teoriyi geliştirdi. Ancak bu bez ile ilgili en önemli tespit Descartes'a aittir. Descartes, epifiz bezi için ''ruhun oturduğu yer'' tabirini kullanır. ''Fiziksel yapı ile ruhun karşılaştığı, buluştuğu yer.Fiziksel yapı ruhtan, ruh bedenden etkilenerek iş görür. Duyu, hareket ve düşünce ile ilgili bilgiler ruha taşınır ve aynı şekilde bu bez herhangi bir yolla hareket ettiğinde bu ruhları beynin gözeneklerine iter.''
Sayfa 89 - İndie Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Epifiz bezi ruh ile bedenin birleştiği noktadadır. Ruhun oturduğu yerdir. -Descartes
İndie Yayınları·Kitabı okuyor
Epifiz bezinin ruhla bağdaştırılması:
Madde 32 Bu bezin ruhun esas merkezi olduğu nasıl bilinir? Ruhun işlevlerini doğrudan yerine getirdiği kısmın tüm bedende bu bezden başkası olamayacağına beni inandıran sebep beynimizin diğer bölümlerinin hepsinin çift olduğunu görmemdir; nitekim iki göze, iki ele, iki kulağa sahibiz ve nihayet dış duyu organlarımızın hepsi de çifttir. Bir ve aynı şeye dair aynı zamanda ancak bir tek ve basit bir düşünce­miz olduğuna göre zorunlu olarak iki gözden gelen iki gö­rüntünün ya da çift olan diğer duyu organları yoluyla bir tek nesneden gelen iki izlenimin ruha bir yerine iki nesne olarak gösterilmemeleri için ruha ulaşmadan önce tek olarak bir araya gelebilecekleri bir yer olmalıdır. Böylece beynin göze­ neklerini dolduran can ruhları aracılığıyla bu görüntülerin ya da diğer izlenimlerin bu bezde birleştikleri kolayca kavra­nabilir. Bunların bedende bu bezden başka böyle birleşebile­cekleri hiçbir yer yoktur.
Sayfa 26
Şamanların beyinlerinde yüksek DMT salgılaması olduğu düşünülüyor.
Sayfa 33 - Karina Yayınevi·Kitabı okudu
Olmak / Olamamak Acısı
" ... Fiziki dünyamızın ötesine bakmamızı sağlayan (durugörü), bu üçüncü, iç gözümüz beynimizin merkezinde yer olan epifiz bezidir. Uzak geçmişten bu yana epifiz, iç derinlikierimize ulaşmamızı sağlayan veya başka boyutlara geçişe yardımcı bir kapı olarak kabul edilmiştir. Tam da çağımızda bu anlayış unutulmaya yüz tutarken, modern bilim, bu organ'ın gizli görevlerini keşfetmeye ilk adımlarını attı. Evrimsel sürecin ilk dönemlerinde, bu organın kafatasının üstünde olduğu ve sonradan beynin içine gömüldüğü tahmin edilir. Ente- resan olan şudur ki, iki gözün kaldırıldığı ve ışığa olan anatomik yol açık tutulduğu takdirde epifiz, ışığa karşı göze benzer bir duyarlılık göstermektedir. Bilindiği gibi epifiz bezinin görevleri arasında, 'ruhun molekülü' olarak tanınan DMT maddesini üretmesidir. .. "
Sayfa 155·Kitabı okudu
Özel Yetenekler
Reklam
Reklam