Biz aslında o golü yemedik,Gönüllerin Şampiyonu
(What do I know.)Hiç bir şey bilmediğimi biliyorum.Sokrates elbette üstün bir diyalektikçi idi.Fakir ve çirkin ve alt sınıftan biri idi.Kendinden üstün kinmselerle ancak bu şekilde zevkine uyarak mücadele etme yolunu seçti.Patolojik bir inanç geliştirdi.Eylemlerinin güdüleri hakkında asla tatmin edici cevaplar veremeyen soylu Atina’lıların beceriksizliğine karşı gülmekten başka ne yaptı ki?Sonunda sessizce ve gizlicede olsa kendindeki zorluğu gözlemleyip yetersizliğinin farkına varıp kendine de güldü.Sokratesin diyalektiği zayıfların,yenilmişlerin güçlüleri alt etmek için kullandığı bir intikam silahıdır.Diyalektik olmak kendinde olana sahip olmadığında başvurulan çaredir.Rasyonalizm Hristiyan ahlakını oluşturmuştur.(Ben bu dünyanın insanı değilim,aslında dünya yanlış denilip yaşama uyumu bozmuştur.) (Kapalı savunma yapan takımları açamıyoruz.Solda Kenan Yıldız,ortada Can uzun ve sağ kanatta barış yılmaz ile başlamayıp golü yedikten sonra hatalar silsilesi ile nerdeyse sahasından çıkmayan fizik gücüyle oynayan Avustralya’ya yenilmek kaçınılmazdı.Teknik direktör okumayı yanlış yapıp yanlış kadro ile grubun en zayıf takımına yenildi..)
Sayfa 119
Reklam
all you had to do was stay
Güzel yüzüne bakıp yine aynı şeyi yaptığımı anlayınca midem utançla yandı. İstediğim, beni nasıl yok edeceğini çok iyi bilen tek kıza yine sırılsıklam aşık olmuştum.
Sayfa 329 - Alec·Kitabı okudu
Ne diyorduk? Hiçbir şey. Ah! Demek başladığımız yere döndük. Hiçbir şeyden mi başlamıştık? Evet. Sanırım. Öyleyse, yeniden başlayabiliriz. Niçin olmasın? Önce sen başla.
Daha 1943 yılında, tesiri büyümeğe başlayan Türkçü yayına karşı alınacak tedbirleri görüşmek üzere kurulan komiteye Sıfır başkan seçildi. Hükümet, Türkçü yayını aşırı ve tehlikeli buluyorsa, Türkçülerin bir ihtilâl çıka-racaklarını sanıyorsa buna karşı tedbir almakta haklıydı. Fakat bir idare ve emniyet işi olan böyle bir meseleye Millî Eğitim Bakanının hangi hak ve selâhiyetle karıştığı izah olunamazdı. Kendisini oraya daha yüksek makamlar tâyin etmiş olsa bile "Sıfır" bu vazifeyi kabul etmekle selâhiyetini aşmış, vazifesini kötüye kullanmıştır. Belli ki Türkçülerle uğraşmak için fırsat kollayan Sıfır bu va-zifeye bizzat tâlib olmuş, gazelhanlık ve mevlûthânlık do-layısıyla gözde olduğu için de bu isteği kabul olunmuştur. Böyle bir komite seçilip başkanlığına Sıfırın getiril-diği hakkındaki rapor, eski İçişleri Bakanı Hilmi Uran imzasıyla Sıkıyönetim Komutanlığına gönderilip Irkçı-lar-Turancılar dosyasının başına konmuştur. Bu raporda menfi faaliyet (!) gösteren 47 şahıs olarak kalem sahibi bütün Türkçüler sıralanmış, aralarına birkaç da, Türkçü-lükle hiçbir ilgisi olmayan şahıs sokulmuştur. (1) (1) Rapordaki 47 Irkçı ve Turancı şunlardır. Cafer Seyidahmet Kırımer, Muharrem Feyzi Togay, Ali Genceli, Zeki Velidi Togan, Kadircan Kaflı, Azeri M. Altunbay, Abdülkadir İnan, Sanan Azer, Akdes Nimet Kurat, Nebil Buharalı, Samet Ağaoğlu, Caferoğlu Ahmet, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Namık Orkun, Remzi Oğuz Arık, Mehmed Halid Bayrı, Bedriye Atsız, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Hüseyin Hüsnü, Emir Erkilet, Müftüoğlu Mus-tafa Tatlısu, Sofuoğlu Zeki Özgür, Tevetoğlu Gülcan, Uluğ Turanlıoğlu, Ali Haydar Yeşilyurt, İzzettin Şadan, Nihâi Atsız, Tahir Akın Karauğuz, Mustafa Hakkı Akansel, Hakkı Yılanlıoğlu, Tesbihçioğlu, Tevetoğlu Ali Dursun Tibet, M. Şakir Ülkütaşır, Yusuf Kadıgil,
Sayfa 171·Kitabı okudu
Reklam
Reklam