nilgünöz

nilgünöz
@dodore
“Evet mazide bütün o kirli kanlı karanlık işleri yapmama mazur gösterecek bir sebebim vardı artık yok ne bir ideal ne bir hayal ne de bir vatan evet sıhhatim yerinde olmasına rağmen ağır ağır olduğumu hissediyorum ilk Mektubumu yazarken şöyle demiştim ölüm şehirlerimizi kaybetmekle başlar vatanımızı kaybetmekle neticelenir sahneydi vatan bir toprak parçası uçsuz bucaksız denizler derin göller Yalçın dağlar verimli ovalar yemyeşil ormanlar kalabalık şehirler tenha köyler mi şimdi farkına varıyorum ki benim için bir tek Vatan varmış o da sensin seni kaybettiğim anda vatanımı da yitirmeye başlamışım. “ “Devletin derinlikleri toprağın derinliklerinden daha karanlıktır . “
Sayfa 526
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·558 syf.·
2026 8. kitabı
İçinde tarihi bilgiler barındıran kitaplar okumaya bayılırım. Ahmet Ümit ilk defa okudum. Çok sürüklendim. İttihat ve Terakkiye vatan kurtarma ümidiyle giren Şehsuvar Sami vatan uğruna sevdasından vazgeçer. Fakat sonra yaşananlar, Enver Paşa’nın hırsı teşkilata duyduğu güveni yavaşça yok etmeye başlar. Uğruna katil dahi olduğunu, sevdasından vazgeçtiği teşkilat göz göre dağılmış, doğup büyüdüğü topraklar, Selanik elden çıkmıştır. İçinde İttihat ve Terakki’nin doğuşundan batışına kesitler, Ermeni tehcirinin bir Ermeni gözüyle değerlendirilmesi, Selanik’in kaybı, Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal ve Enver Paşa’nın çatışmaları, Enver Paşa’nın hırsı, 1.Dünya Savaşı’na sürüklenişimiz ve nedenleri eski bir ittihatçı olan Şehsuvar Sami’nin sevdiği kadın Ester’e yazdığı mektuplarda kısa kısa ele alınıyor.. Sonu sizi şaşırtacak o yüzden söylemiyorum. Kesinlikle okunmalı.
Elveda Güzel VatanımAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201514bin okunma
İnsan gömmek istiyor. İnsan başedemeyeceği kadar büyük olduğu için bilinçdışına taşıyamadığı şeyleri zihninin çok derininde bir yere gömmek istiyor. Gömüyor da. Bir süre için. Bu sırada unutmasına Yardımcı olacak her şeye kabule hazır oluyor. İnkar mı ? Hemen. Yalan mı ? Derhal Yok sayma mı ? En güzeli. Öyle bir şey olmadı ki. Zihin çalışıyor, bellek unutuyor,bilinç pırıl pırıl ileriye bakıyor. Oh ne kadar güzel, ne kadar kolay. Bunlar gerçekten oluyor, tecrübeyle sabit. İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını sanıyor; ama öyle olmuyor. Aksine gömülen şey katılaşıyor, zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kitle bir de üstüne enfekte oluyor insanın bilincine de belleğine de irin gibi ince ince sızıyor. Zehirliyor.
Sayfa 353
8/10
·440 syf.·
2026 7. kitabı
Ayfer Tunç’un okuduğum ilk kitabı bu. Sanırım popüler kültürün esiri oldum. Bir ara başlardaki gibi upuzun ve virgüllü cümlelerle geçecek sandım kitabı; ama öyle olmadı. Başları sürükleyip bir merak uyandırıyor, daldan dala atlanan yerleri var bu biraz yoruyor. Şehnaz’ın kendi hayatı üzerinden aslında kadınların yaşadıkları zorlukların taa Osmanlı’ya dayanan bir panaromasını izliyorsunuz. E. Karakterinin ismi neden saklanmış, acaba gerçek bir hikaye mi diye sorguluyorsunuz. Uyurgezer geceler aslında Şehnaz’ın gerçek kimliğini ortaya çıkaran, ailenin sırlarının ifşa olmasına yol açan durumlar. İnsanın beyni ona ne oyunlar oynayabilir onu da görüyorsunuz bu kitapta. Alanım gereği zaten biliyorum ama bilinçdışının muammasını bu kitapta tekrar görüyorum. Şehnaz her şeyi hatırlıyor. Annesinin bilinçdışı uyurgezerlik esnasında ortaya çıkıyor. Ayrıca anneanne ve büyük anneannenin de beynin de tümör olabileceği ve yaşadıkları bazı şeylerin buna bağlı olabileceği gerçeği kitabın sonlarında açığa çıkıyor. Özetle sürükleyici bir kitap fakat daldan dala atlanan yerler ve fazla uzatılması biraz sıkabiliyor. Ve yine özetle bazen unutmak hatırlamaktan daha iyi gerçekten.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma