nilgünöz

nilgünöz
@dodore
24 Nisan 1995
20 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Selim bu olayın ardından geleceğe dair adımlarını atarken iki arada bir derede kalacaktı. Ya bu adaletsizliğe boyun eğip sessizliğe bürünecek, bir gölge gibi yaşayıp gidecekti. Ya da içindeki özgürlük ateşi bu baskıya karşı direnecekti. Bu direniş belki de kelimelerle örülen bir zırh olacak, belki de suskunluğunun içindeki en gür çığlığa dönüşecekti.
Sayfa 108
Reklam
7/10
·192 syf.·
2026 2. kitabı
Livaneli söz konusu olunca romanların gerçek hayattan kesitlere yer vermemesi mümkün değil tabi. Bu kitapta olaylar biraz kopuk kopuk geldi bana. Totalde 5 yıllık bir olay anlatılıyor ama çok hızlı
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202517,9bin okunma
9/10
·248 syf.·
2026 1. kitabı
Şermin Yaşar’ın okuduğum ilk kitabıydı. Bundan sonra diğer kitaplarını da okurum dedirten, bir çırpıda biten, inanılmaz sürükleyen bir kitap. İçsel konuşmalar bazen güldürüyor bazen düşündürüyor. Betimelemeri harika. Selime Teyze’ye ne olduğunu da merak ettiğimi belirttikten sonra çok hoşuma giden betimlemerin birkaç tanesinden bahsetmek istiyorum. * “Bir keresinde Hikmet anne’ baban çöpsüz üzüm değil ki, bilemedim evlenmeden önce’ demişti. Yıllar sonra anlamıştım bu sözün ne olduğunu. Ben babamın çöpüydüm.” * “ Anlaşamadık. Neden ayrıldınız. ?Anlaşamadık.Neden boşandınız. ? Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi boşanmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz sessiz bir geçimsizlik de az bir şey değildi ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan kavga etmeden , birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde koparıp atmışsın kökünden ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.”
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,3bin okunma
Gittim parka oturdum. Bir kadın geldi yanıma, benden yaşlı. “Huzurevine yazıldık ya bugün kızım” dedi. “Af buyur, anlamadım.” dedim. “Huzurevine yazıldık” dedi tekrar. Başka da konuşmadı. Ne anlatsın başka. Diyeceğini dedi zaten. Ben de bir şey demedim. Ne denir? Geçmiş oldun mu, hayırlı olsun mu? Her şeye de bir kelam edecek değiliz ya. Bazı şeylere de susulur. Buna susulur mesela. Susulmalı. Sustuk öyle. İç geçirdik ikimiz de. Sonra elinde market poşetiyle gençten bir kadın geldi, tuttu kolundan kadının , ‘ gel anne hadi’ dedi, kalkıp gittiler.
Sayfa 151
Puan vermedi·160 syf.·
2025 18. kitabı
Livaneli’nin tarihi bir roman olarak nitelendirmediği, tarihi sadece bir dekor olarak kullandığını söylediği roman. Olay örgüsünde geçen padişahın isminden hiç söz etmiyor ama kim olduğunu azıcık
Engereğin GözüZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202124,7bin okunma
Reklam