Mutluluğun nasıl elde edileceğine dair çok çeşitli görüşler vardır, ama Aristoteles, yeterince düşünebilen insanlar arasında bu konuda çok ciddi bir anlaşmazlık olmadığından emindir. Modern dönemde, farklı kişiler ve hatta aynı kişi farklı zamanlarda, mutluluğu nasıl elde edileceğine dair farklı görüşlere sahip olduğundan, mutluluğun belli bir anlamı olmadığına inanılır olmuş; dolayısıyla mutluluk ya da en yüksek iyi, siyasal toplumun amaçladığı ortak iyi olmaktan çıkmıştır. Yine de, mutluluk kavrayışları ne denli çeşitli olursa olsun, mutluluğun temel koşullarının her durumda aynı olduğuna inanılmıştır: İnsan, yaşamını devam ettiremediği, özgür olamadığı ve neye mutluluk diyorsa onun peşinden gidemediği sürece mutlu olamaz. Dolayısıyla siyasal toplumun amacı, her bir kişinin doğal hakkı olarak anlaşılan bu mutluluk koşullarını güvence altına almak ve mensuplarını herhangi bir mutluluk türünü kabule zorlamaktan geri durmaktır; çünkü mutluluk kavrayışlarının hiçbirinin doğası gereği bir diğerinden üstün olamaz.
çev. Birdal Akar (İstanbul: Babil Kitap, 2024), 51.