Puan vermedi·384 syf.·
2026 55. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu'nun Kral Kaybederse romanı, çocukluğundan itibaren ilgi ve hayranlık görerek büyüyen Kenan Baran'ın hikâyesini anlatır. Kenan yakışıklı, karizmatik, zengin ve kadınların ilgisini çeken bir adamdır. Bu özellikleri nedeniyle kendisini her zaman ayrıcalıklı görür ve çevresindeki insanların ona hayran olmasını doğal karşılar. Hayatı boyunca istediği her şeye kolayca ulaşmış olması, onun narsist ve bencil bir kişilik geliştirmesine neden olur. Kenan'ın eşi Handan, ona yıllarca sadık kalmış, ailesini ayakta tutmaya çalışan fedakâr bir kadındır. Ancak Kenan, evliliğine rağmen başka kadınlarla ilişkiler yaşamaktan vazgeçmez. Bu ilişkilerden biri de Fadi ile olur. Yoksul ve zor şartlar altında büyüyen Fadi, Kenan'a büyük bir hayranlık duyar. Kenan ise Fadi'nin sevgisini kendi egosunu besleyen bir unsur olarak görür. Roman ilerledikçe Kenan'ın kurduğu kusursuz hayatın aslında sanıldığı kadar sağlam olmadığı ortaya çıkar. İş hayatında yaşadığı sorunlar, çevresindeki insanların ondan uzaklaşması ve ilişkilerindeki çatışmalar onu yavaş yavaş yalnızlaştırır. Kendisini her zaman "kral" olarak gören Kenan, ilk kez kaybetme duygusuyla karşılaşır. Özellikle Handan'ın değişimi ve artık eskisi gibi davranmaması Kenan'ın dengesini bozar. Zamanla Kenan'ın çocukluğunda yaşadığı deneyimlerin kişiliğini nasıl şekillendirdiği anlaşılır. Sürekli övülerek büyümesi, gerçek sevgi yerine hayranlık beklemesine yol açmıştır. İnsanlarla sağlıklı ilişkiler kuramayan Kenan, yaşadığı kayıplarla birlikte kendi eksiklikleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Romanın sonunda Kenan'ın gücünün, karizmasının ve insanların üzerindeki etkisinin azalmasıyla "kral" kimliği sarsılır. Hayatında ilk kez gerçekten kaybetmenin ne olduğunu hisseder. Kitap, dışarıdan güçlü görünen insanların da derin
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
2026 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:17
Violeta "Isabel Allende" Violeta,Şilili yazar Isabel Allende'nin 2022 yılında yayımlanan son romanı.Benim de yazarla büyük bir keyifle tanışmış olduğum ilk kitabı. Kurgusal otobiyografi olan bu kitap mektup biçiminde bir anlatım özelliğine sahip. Yazarın anlatım biçimini Gabriel Garcia Marquez'e çok benzeten hatta ona öykündüğü yönünde haksızca eleştirenlerin sayısı da çok.Allende'nin anlatımı Marquez ile kıyaslanamayacak kadar özgün bence. Marquez'in sembolleri daha çok kullandığını söyleyebilirim örneğin. Bu türden bir kıyaslamaya girmek bence bu iki yazara da büyük haksızlık yapmak olur. Allende'nin anlatımında mizahı ustaca kullanışı da büyük bir fark yaratıyor aralarında. Yaşamı boyunca çok çarpıcı olaylara tanıklık etmiş bir yazar olarak ;tarihi anlatmadaki işlek, akıcı, samimi, doğal, içten aktarımı ve sembolleri kullanmadaki ustalığıyla size hiç yorulmadan keyifli bir yolculuk deneyimleme imkanı sunuyor. Yazarın kendi hayatında tanıklık ettiği siyasi çalkantıların izlerine kaleminde rastlamamak imkansız. Isabel Allende, Şilili sosyalist bir siyasetçi olan Salvador Allende'nin yeğeni. Salvador Allende, Latin Amerika'da seçimle göreve gelen ilk Marksist devlet başkanıdır. Kendisinin göreve getirdiği General Augusto Pinochet'nin askeri darbesi ile yönetimden indirilmiştir. Isabel Allende 2007 yılında K Edebiyat Dergisi' ne verdiği röportajda ABD destekli bu askeri darbe için şunları söylemiştir: "Mapacho nehrinde yüzen cesetleri, askerlerin yaktıkları kitap yığınlarından yükselen ateşi, tutuklularla dolu kamyonları, başkanlık sarayının bombalanmasını korku dolu birçok görüntüyü unutmayacağım. Hala askerlerin yürüdüğü kabuslarla uyanıyorum." Yazarın deneyimlediği bu acımasız manzaraya dair pek çok iz var, sarsılarak okuyacağınız Violeta'da. Violeta, 1920
Edebiyat
VioletaIsabel Allende · Can Yayınları · 2023359 okunma
Reklam
Puan vermedi·520 syf.··
2026 4124. kitabı
Bu kitap hakkında çok yüksek beklentilerle başlamamıştım ama okudukça da beni şaşırtan bir tarafı olmadı. Açıkçası bana daha çok ortalama bir Wattpad hikâyesi hissi verdi. Akıcı mı? Evet, sayfalar hızlı ilerliyor. Ancak karakterler, olay örgüsü ve duygusal derinlik açısından çok güçlü bulduğumu söyleyemem. Karakterlerin davranışları zaman zaman fazla klişe geldi ve bazı gelişmeler daha ilk andan tahmin edilebilir durumdaydı. Hikâyenin vermek istediği duyguyu anlıyorum ama ben o duyguyu tam olarak hissedemedim. Karakterlerle güçlü bir bağ kuramayınca yaşanan olayların etkisi de doğal olarak azaldı. Kitabın kötü olduğunu düşünmüyorum; özellikle genç okurların veya Wattpad tarzı hikâyeleri sevenlerin hoşuna gidebilir. Fakat sosyal medyada gördüğüm övgülerden sonra daha farklı, daha özgün bir şey beklemiştim. Benim için okunup biten ama uzun süre akılda kalmayacak kitaplardan biri oldu. Kısacası, beklentimi karşılamayan, ortalama bir gençlik romanıydı. Ne çok sevdim ne de tamamen zaman kaybı olarak gördüm; sadece bana göre fazla abartılmış bir kitap oldu.
Serçeyi ÖldürmekDilan Durmaz · İndigo Kitap · 2024518 okunma
Fosforlu Cevriye
7/10
·272 syf.··
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:24
Fosforlu Cevriye, Suat Derviş'in en bilinen ve belki de en sevilen eseridir. Eserde başkahramanımız adından da anlaşılacağı üzere Cevriye'dir. Cevriye sokak kızıdır. Kendini bildi bileli sokaklardadır. Geçimini hayat kadınlığı yapmakla sağlamaktadır. Onun lakabı fosforludur. Çünkü en karanlık gecenin ortasında dâhi saçlarının, gözlerinin üzerindeki noktalar parıl parıl parlamaktadır. Cevriye'nin hayatı çok zordur. Fakat aşkla tanışınca işi daha da zorlaşır. Önceden normal gelen şeyler aşkıyla birlikte gözünde kötüleşir, bayağılaşır. Aşık olduğu adam ise bir muammadır. Bir yıl boyunca akşamları evine gidip vakit geçirdiği adam; ona "siz" şeklinde hitap eden, adını bile bilmediği biridir. Kaçmakta, saklanmaktadır. Çünkü idam cezasıyla cezalandırılmıştır. Peki, Cevriye bir fedakarlığın sonucunun bu kadar büyük olacağını tahmin etmiş midir? Hem yazarla hem de kalemiyle bu eser sayesinde tanıştım. Eserin dili çok doğal. Oldukça akıcı. Suat Hanım ederinde yalnızca aşkı anlatmaz bize. Dolaylı olarak eserinde altan alta dönemin toplumsal sıkıntılarını, baskılarını da görürüz.
Alıntı
Fosforlu CevriyeSuat Derviş · İthaki Yayınları · 20212,655 okunma
Güzel bir gün ölmek için
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:58
Ernest Hemingway'in 1929 da yayımlanan eseri Silahlara Veda savaş karşıtı bir eserdir. Yazar bu kitabın sonunu 47 kere tekrar yazmıştır. Alternatif sonlar ve yazarın taslak olarak yazdığı notlar 27. Baskının son kısmına eklenmesi harika olmuş. Bu kısımdan görüleceği gibi aslında daha çarpıcı, daha edebi ve felsefi sonlar yazmasına rağmen kendi yazım tekniği ile sade bir sona yer vermiş. Bu sadelik insanın günlük hayat akışının sadeliğini öne çıkararak buzdağı tekniğinin harika kullanımıdır. Günlük yaşantı sadedir ölümler, doğumlar vs. ancak günlük yaşamın olağan akışı içinde akan olayların altında tonla acı tonla keder barındırır. Hiç kimse bir kelime dahi etmese bile bu acıyı ve insana verdiği yükü kavrayabilir. İşte böyle bir eser bu kitap. Savaşın acımasızlığını, bir hiç uğruna savaşta öldürülen insanları, kan boşalır gibi gelen acıları edebi bir dil yerine sade bir dille anlatarak bu duyguları okuyucuya bırakmıştır. Okuyucu bu acılar karşısında kitabın nasıl bu kadar sade bir dile sahip olduğunu görünce "bu acılar daha edebi betimlenebilirdi" der ancak kitabın amacı zaten okuyucuya bunu dedirtmektir. Kitap akarken Ernest Hemingway'in düşüncelerine de rastlıyoruz. Düşünen herkesin ateist olduğu. Tanrı eleştirisi. Savaş başlatan kişilerin halk tarafından kurşuna dizilmesi gerektiği ki mussolini'nin 2. Dünya savaşı sonrasında italyan devrimci halk tarafından ayaklarından asılmasını vurguluyor. İnsanların savaşlara iyimser yaklaştığını sevdiklerinin savaşa gittiğinde ya da günümüzde terör operasyonlarına katıldığında onun başına bir şey gelmeyeceğini ya da ufak bir kurşun yarasıyla döneceğini düşündüklerini ancak gerçeğin hiç böyle olmadığını, savaşa gönderdikleri sevdiklerinin paramparça olduğunu söylüyor. Bununla beraber savaşın gerçeklerinden bahsetmeye devam eder. Askerlerin savaşamayacak
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996421 okunma
Reklam
Reklam