Gülseren Budayıcıoğlu'nun Kral Kaybederse romanı, çocukluğundan itibaren ilgi ve hayranlık görerek büyüyen Kenan Baran'ın hikâyesini anlatır.
Kenan yakışıklı, karizmatik, zengin ve kadınların ilgisini çeken bir adamdır. Bu özellikleri nedeniyle kendisini her zaman ayrıcalıklı görür ve çevresindeki insanların ona hayran olmasını doğal karşılar. Hayatı boyunca istediği her şeye kolayca ulaşmış olması, onun narsist ve bencil bir kişilik geliştirmesine neden olur.
Kenan'ın eşi Handan, ona yıllarca sadık kalmış, ailesini ayakta tutmaya çalışan fedakâr bir kadındır. Ancak Kenan, evliliğine rağmen başka kadınlarla ilişkiler yaşamaktan vazgeçmez. Bu ilişkilerden biri de Fadi ile olur. Yoksul ve zor şartlar altında büyüyen Fadi, Kenan'a büyük bir hayranlık duyar. Kenan ise Fadi'nin sevgisini kendi egosunu besleyen bir unsur olarak görür.
Roman ilerledikçe Kenan'ın kurduğu kusursuz hayatın aslında sanıldığı kadar sağlam olmadığı ortaya çıkar. İş hayatında yaşadığı sorunlar, çevresindeki insanların ondan uzaklaşması ve ilişkilerindeki çatışmalar onu yavaş yavaş yalnızlaştırır. Kendisini her zaman "kral" olarak gören Kenan, ilk kez kaybetme duygusuyla karşılaşır. Özellikle Handan'ın değişimi ve artık eskisi gibi davranmaması Kenan'ın dengesini bozar.
Zamanla Kenan'ın çocukluğunda yaşadığı deneyimlerin kişiliğini nasıl şekillendirdiği anlaşılır. Sürekli övülerek büyümesi, gerçek sevgi yerine hayranlık beklemesine yol açmıştır. İnsanlarla sağlıklı ilişkiler kuramayan Kenan, yaşadığı kayıplarla birlikte kendi eksiklikleriyle yüzleşmek zorunda kalır.
Romanın sonunda Kenan'ın gücünün, karizmasının ve insanların üzerindeki etkisinin azalmasıyla "kral" kimliği sarsılır. Hayatında ilk kez gerçekten kaybetmenin ne olduğunu hisseder. Kitap, dışarıdan güçlü görünen insanların da derin