Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız ama kendi kendimize acımalıyız.Başkasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki ne kendimizi bu kadar büyük,ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.
Bir sanayi mektebini bitirdikten sonra dericilik tahsil etmek üzere nedense İtalya'ya gönderilmiş fakat orada ancak biraz lisan bir de mühim adam tavırları almayı öğrenmişti
Mühimce mevkilere geçen adamların esaslı adetlerinden biri de galiba eski ve- kendilerinden geri kalmış-arkadaşlarına karşı gösterdikleri bu biraz da şuurlu dalgınlıktı. Sonra o zamana kadar siz diye hitap ettikleri dostlarına birdenbire ahbapça sen diyecek kadar alçakgönüllü ve babacan oluvermek, karşısındakinin sözünü yarıda kesip rasgele manasız bir şey sormak ve bunu gayet tabii olarak , hatta çok kere şefkat ve merhamet dolu bir tebessümle birlikte yapmak...