“Onun insanlığını yok eden, doğuştan gelen bir karakter bozukluğu değil, yetersiz beslenmeydi.”
Öncelikle kitabın içeriğinin Orwell’ın kendi hayatından kesitler üzerine yazıldığını belirtmek istiyorum. Kitap, iki savaş arası dönemde, Paris’te bir otel odasında başlıyor. Orwell’ın başından geçen binbir hayat mücadelesinden sonra daha iyi bir hayat sürdürme amacıyla Orwell ülkesine, İngiltere’ye, dönüyor. Fakat İngiltere’de de işler sandığı gibi ilerlemiyor.
Kitapta Orwell, toplum tarafından “ayaktakımı” olarak görülen bu insanların yaşadıkları zorluklardan, neden bu durumda olduklarından ve bu durumun kime ve neye yaradığından bahsediyor ve sorguluyor. Toplumun kafasında var olan “berduş canavarının” lüzumsuz olduğunu, aslında bu insanlara iş imkanı verilerek onların topluma geri kazandırılabileceğinden bahsediyor. Ayrıca Orwell’ın, kitapta zaman zaman siyasi, dini ve sosyokültürel bilgi ve eleştirilere de yer verdiğini görüyoruz. Okunması gereken bir kitap olduğunu ve okunduktan sonra etrafınıza karşı bakış açınızın değişeceğini düşünüyorum.