Doğukan Keskin

Doğukan Keskin
@dogukankskn
Karadeniz Teknik Üniversitesi
111 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
9/10
·248 syf.··
2023 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 00:38
“Onun insanlığını yok eden, doğuştan gelen bir karakter bozukluğu değil, yetersiz beslenmeydi.” Öncelikle kitabın içeriğinin Orwell’ın kendi hayatından kesitler üzerine yazıldığını belirtmek istiyorum. Kitap, iki savaş arası dönemde, Paris’te bir otel odasında başlıyor. Orwell’ın başından geçen binbir hayat mücadelesinden sonra daha iyi bir hayat sürdürme amacıyla Orwell ülkesine, İngiltere’ye, dönüyor. Fakat İngiltere’de de işler sandığı gibi ilerlemiyor. Kitapta Orwell, toplum tarafından “ayaktakımı” olarak görülen bu insanların yaşadıkları zorluklardan, neden bu durumda olduklarından ve bu durumun kime ve neye yaradığından bahsediyor ve sorguluyor. Toplumun kafasında var olan “berduş canavarının” lüzumsuz olduğunu, aslında bu insanlara iş imkanı verilerek onların topluma geri kazandırılabileceğinden bahsediyor. Ayrıca Orwell’ın, kitapta zaman zaman siyasi, dini ve sosyokültürel bilgi ve eleştirilere de yer verdiğini görüyoruz. Okunması gereken bir kitap olduğunu ve okunduktan sonra etrafınıza karşı bakış açınızın değişeceğini düşünüyorum.
Edebiyat
Paris ve Londra'da Beş ParasızGeorge Orwell · Can Yayınları · 20248bin okunma
Reklam
9/10
·480 syf.··
2022 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2022 19:09
6-7 Eylül 1955 Olayları sadece Türk Cumhuriyet tarihinin değil, tüm Türk tarihinde yaşanmış en acı olaylardan biri. 1955’te Kıbrıs Meselesi’nin gündem olmasıyla beraber sinirler günden güne gerilmeye başlamıştı. 5 Eylül’de “Atatürk’ün evi bombalandı” haberi üzerine 6 Eylül günü İstanbul başta olmak üzere İzmir ve Ankara gibi illerde Türk halkının protesto yürüyüşü olarak başlayan tavrı, saatler ilerledikçe Rum halkına ve mallarına karşı tahrip ve yağmaya dönüştü. Geriye ise acı ve utançtan başka bir şey kalmadı.. Kitap, 6-7 Eylül Olaylarına sebep olan olayları anlatarak başlıyor. Daha sonra olaylarda yaşanılanları, olaylar sonrasındaki sıkıyönetim zamanını ve olayların yurt içi / yurt dışı etkileriyle devam ediyor. Kitabın sonunda ise Cumhurbaşkanı Bayar ve Başbakan Menderes dahil olmak üzere devlet görevlilerin yargılanma sürecinden bahsetiyor. Kitap tamamen akademik düzeyde yazılmış dolayısıyla içinde çokça bilgi ve detay barındırmakta. Yazarların söylediğine göre, kitapta kullanılmış olan sıkıyönetim raporları ilk defa incelenmiş ve aktarılmış. Olaylar anlatılırken okuyucuyu belirli bir algıya yönlendirilmeye çalışılmamış ve yazarlar kendi fikirlerini sonuç kısmında belirtmiş. Bu yüzden ben kitabı çok dolu ve yararlı buldum. Kitabı okumadan önce de olayların yaşandığı dönem hakkında bilgim olmasına rağmen ne kadar az şey bildiğimi farkettim. Bence her Türk vatandaşının dönem hakkında bilgi sahibi olması gerekli, dolayısıyla bu kitabın da iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum..
Tarih
6-7 Eylül 1955 OlaylarıUğur Üçüncü · Timaş Yayınları · 202213 okunma
10/10
·160 syf.··
2022 6. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2022 22:52
Machiavelli bu kitabında, bir Prensin sahip olması gerektiği özellikler ve bu özellikler sayesinde nasıl “yıkılmaz” bir (İtalya) krallık oluşturabileceğinden bahsediyor. Kitapta Osmanlı’dan tutun da Romalılar’a, Makedonlar’dan Persler’e ve özellikle Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok farklı ülkenin uyguladığı değişik politikaları anlatıyor. Machiavelli’nin devlet adamlığı yaptığı dönemlerde kazandığı tecrübelerin ona çok farklı ve kritik bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum. Kitabı okurken kalemi elinizden bırakmanız mümkün değil, neredeyse tüm kitabın altını çizdiğimi söyleyebilirim. Kitap bazı kısımlarda güncelliğini yitirmiş olsa da günümüz politikacılarının verdiği kararları ve uyguladığı politikaları bu kitabı okuduktan sonra daha net anlayabiliyorsunuz.
Siyaset
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201920,3bin okunma
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2019 15:52
Kitap okuma serüvenine yeni başlayıp ve kendimi bir kitabı inceleyecek kadar hazır hissetmemeye rağmen bir şeyler yazmaya çalışacağım. Tabii arada spoiler kısımları olacaktır. Kitabı okumadıysanız bu incelemeyi de okumamanızı öneririm. Öncelikle iyi ki okumuşum bu kitabı. Daha yeni yeni kitap okumaya başladığım için bazı eski kelimeleri doğal olarak anlayamadım ama cümleden kelimenin anlamını tahmin edebiliyor ve çoğunu anlıyorsunuz. Anlayamadığınız cümlelerin çoğunda kitap alt metin vererek yardımcı olmuş zaten. Olaylar gerçekten çok güzel gelişti ve betimlemeler iyiydi. Zamanı gelince, Raif Efendi ve Maria ile Berlin sokaklarında birlikte geziyor, Atlantis’de oturup, keman çalıp şarkı söyleyen Maria’yı dinliyorsunuz. Son 30 sayfa hiç bitmesin istedim. Gelecek sayfalarda kötü hadiseler yaşanacağını tahmin ettikçe içim burkuldu ve şu an kendimi boşlukta hissediyorum. Son olarak, Raif Efendi’nin, Maria’dan olan kızını tren istasyonunda ilk ve son kez gördüğündeki söylediği bir cümlesiyle kapatayım; “Tekerlekler bir raydan bir raya atlarken kızımın uyuyan başı hafifçe sarsılıyor...”
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,7bin okunma