Sabahın 02:30'una kadar oturup hayatın anlamı, hakikat, sorunları çözümlemenin en uygun yolları gibi konularda anlamsız laflar edip durduk. Çok aptalcaydı. Yarın sabah erken kalkmalıyım.
Öncelikle basit, yalın olmak ile basitleştirmek arasındaki ayrıma bir bakalım. İlki, bir şeyin özüne inmek, indirgemekle alakalı. Ötekiyse -basitleştirmek- çoğunlukla bir iktidar savaşı sırasında çevrilen dolapların bir parçası. Basitleştirmek kendi menfaatinden başkasını düşünmeyenlerin işidir. Siyasi önderlerin çoğu her şeyi basitleştirirken, güç sahibi olmayanlar olup bitenlere basitçe tepki gösterir. İkisi arasında çoğu zaman derin bir uçurum vardır.
Beylik laftır, fotoğraflar zamanın akışını durdurur ya da kesintiye uğratır, derler. Öyledir, ama birbirinden farklı binlerce şekilde. Cartier-Bresson'un "kritik ân"ı, Atget'in yavaşlayıp durağanlaşan ânı yakalamasından da, Thomas Struth'un zamanı merasimli bir şekilde durdurmasından da çok farklıdır. Jitka'nın orman fotoğraflarında şaşırtıcı olan hiçbir şeyi kesintiye uğratmadıkları izlenimi vermeleridir!