Çocuklara okudukları okullar, yaşadıkları evler, koşup oynadıkları bahçeler, top sahaları nasıl kocaman, nasıl gizlerle dolu ve uçsuz bucaksız görünürse, bu yaşımda bana da artık bu yabancısı olduğum dünyadaki her şey kocaman, gizlerle dolu ve uçsuz bucaksız görünüyor. Sanki bir ödül kazanmış gibiyim. Öylesine bekledim ki; öylesine döküntü, öylesine anlamsız, boş, zavallı günler yaşadım; o kör, o kısır yalnızlıklara öylesine zorluklarla katlandım ki sanki, bütün bunların karşısında sevmek, sevebilmek ödülü verilmiş gibi şimdi bana... Sanki biri, bütün bu yaşadıklarımı görmüş, hiç unutmadan belleğimin ve kalbimin bir yerine yazmış, sonunda sıram gelmiş gibi...
Enver Paşa’yı İtham Edenler-3 (Hafız Hakkı Paşa)
Sarıkamış Harekâtının planlayıcısı olan ve kendi planladığı harekât planına uymayarak, Oltu'yu aldıktan sonra Bardız istikametine hareket etmesi gerekirken kaçan, Rus birliklerini kovalayarak Kosur istikametine askerlerini süren Albay Hafız Hakkı Bey -sonradan Paşa- ki bu kararıyla 10.Kolordu'nun Sarıkamış'la arasına Allahuekber dağlarının girmesine ve büyük kavisler çizerek harekât menzilinin 150 km. kadar genişleyerek ve askerlerinin çok sayıda donuk ve döküntü vermesine neden olduğu, ayrıca artık planlanan tarihte Bardız’da olma ihtimali kalmamasına rağmen planlanan tarihte Bardız’da olacağına dair Enver Paşa’ya yanıltıcı raporlar gönderdiği halde hatıratında "Ah Enver ah! 100 bin masumun kanına girdin" diyebilecektir.
Sayfa 16 - Milli Mecmûa, Dosya Konusu: İttihat ve Terakki, Sayı 9, Temmuz-Ağustos 2019·Kitabı okuyor
İttihat ve Terakki Cemiyeti
Reklam
İnsanların sağlığının hiçe sayılması ve küresel şirketlerin rantının her şeyin üzerinde tutulması insanı o kadar azgınlaştırdı ki, şeker tatlandırıcılar grubunda en masumu olarak kaldı. Şekerin üzerine, şekerden onlarca kat daha tatlı, ama çok daha zararlı ürünler icat edildi. Bunlardan birisi aspartam... Aspartam; pakete girmiş endüstriyel gıdalarda kullanılmakta olup ürünü tatlandırmak amacı güdülür. Şekerden 150 kat daha tatlıdır. Vücutta aspartik asite parçalanır ve bu sinirlere zarar verir. Alerjik bir üründür, bağımlılık yaptığı için migren tipi baş ağrılarına neden olur. Eklem ağrıları, şişmanlık, unutkanlık, bulantı, kusma, depresyon, yorgunluk, çarpıntı, döküntü, uyku sorunları, işitme-görme bozuklukları, kulak çınlaması, kanser gibi birçok hastalık ve rahatsızlıkta suçlanmaktadır.
Sayfa 81 - Fıtri Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Hürriyetten sonra Avusturya-Macaristan da Bosna Hersek'i resmen ilhak etti. Buna benzer bir durumda olan Girit Adası da gitti. Hiç birini müdafaa edemezdik. Çünkü tarihimizin yüz karası bir devri olan istibdat idaresinden yüz karası bir sima olan II.Abdülhamit'ten ancak bir enkaz devralmıştık. Adına donanma denen bir takım döküntü gemiler Haliç'te zincirbentti bir yatalaktık haline gelmişti. Birtakım hırpani kıyafetli insanlar bu gemilerin güvertelerinde tavuk besliyorlar, yem yetiştiriyorlardı. kara ordusu aylarca maaş alamazdı. Yemen'de, Kürdistan'da, Suriye'de, isyanlar daimi idi. Eşkıyalar ise memleketin her tarafında daha güçlüydüler.
Sayfa 106 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Mars büyüklüğünde bir cisim saatte on binlerce kilometre hızla Dünya'ya çarpmış, çarpan nesne paramparça olup buharlaşmış ve dünyanın mantosundan devasa bir parça kopmuş olmalıydı. Bu muazzam darbe, Dünya'nın atmosferine büyük bir kaya buharı ve döküntü püskürterek çarpan nesnenin içindeki ağır demirin dünyanın iç çekirdeği ile birleştirmesini sağladı sağlamıştır. Bizim atomlarımızın bir kısmında dahil olmak üzere atmosfere püskürtülen döküntünün çoğu geri indi. Ama Dünya'yı sarsan bu çarpışma -teknik dilde de Büyük Darbe, Büyük Çakma, Büyük Tokat gibi tabirlerle anılır- uzayda muazzam miktarda buharlaşmış kaya sıçrattı. En hafif elementlerden bazıları mesela hidrojen, uzaklaştı ve yitirildi. Ama dünyanın yörüngesince yakalanan daha ağırları Ay'ı oluşturdu.
Sayfa 75 - Metis Yayınları İlk Basım: Ocak 2025·Kitabı okudu
Bu alıntı kitap hakkında spoiler içerir!
Ben artık kardeşi tuhaf olan o çocuk değilim. Ayakları o büyülü futbolcu çocuk bitti artık. Işık hızında matematik çözen o sıska çocuk da yok. Noah'ya ses çıkarmayan, her yerinden renkler fışkıran o eski döküntü evde yaşayan çocuk ben değilim. Duygularını gizli şifrelerle defterlere gömen, bisikletiyle yokuş aşağı uçarken millete neşeyle bağıran o çocuk çok eskide kaldı. Ben artık annesi ölen o çocuğum.
Sayfa 167 • Genç timaş·Kitabı okudu
Reklam
Reklam