İnsan en nihayetinde sınırları olan, her şeyi genelleyen, otomatik pilotta yaşayan, zihnindeki dolambaçlı yolları düzleştiren bir yaratıktı ve tabii ki bu yüzden sürekli kaybolup duruyordu.
Ya da belki de bizi değiştiren kendi çabalarımızla ilerlediğimiz o dolambaçlı ve eğri büğrü yollardır da biz kader olduğuna inanırız bunun. Hayatımızı son yaşananların, yalnızca yakın geçmişin ışığı altında değerlendiririz, sanki geçmiş sadece bir hazırlıkmış da ancak ardımızda bıraktığımız zaman bilincine varıyormuşuzcasına, sanki sonunda herşeyi anlıyormuşuzcasına.
Anne hayata anne olmak için geldiğine, evlenmemiş bir kadın bu dünyaya hayatını bekar yaşamaya geldiğine inanır, katil katil olmaya ve kurbansa kurban, tıpkı bir liderin ta başından beri attığı adımların başkalarını emrine amade kılmaya hizmet ettiğine inanması gibi, tıpkı bir dahinin dahi olduğunu öğrendikten sonra bunun ilk izlerini çocukluğunda bulması gibi..
Bazen yolunu bulmak için uzun ve dolambaçlı bir yoldan gitmek gerekir. Daha az acı çekmek için, inatla ağrıyı düşünmeyi bırakmalı ve dikkatinizi başka bir şeye vermelisiniz.Birçok bunalım ve keder yollarda çözülüp gider.
Ölüm henüz gelmedi, peki bu ölüm sessizliği ne?
Yoksa kestiler de kanadını kolunu, bitti mi hazine?
Sona mı erdi her şey?
Sona mı erdi tarih?
Sona mı erdi istikbal?
Kezzap gibi bir nefrettir akıllarındaki plan.
Biliyorum asla umrunda olmaz kendi mezarını kazman.
Feda etmekten ne zaman çekindin ki emanet canı?
Seni yıkan, onarmak varken yıkmalarına boyun eğmen.
Biliyorum kader koca dünya sahnesinde kurar hükmünü, sen de biliyorsun bunu.
Savaşırdın sen oysa. Cenge tutuşur, kelle koltukta bağırırdın.
Lakin tükendi zaman koşarak sonuna güçlü bir çürüyüşle.
Kalbimin güm güm atan sesi eklendi kelebeğin kanat seslerine. Büyük dış kapının ardını görmekte zorlanıyordum. Hiç alışık olmadığım şekilde kapının hemen sonrasında yok dik ve dolambaçlı bir yokuşa dönüşüyordu. Kalın bir sis her yeri kaplamıştı. Neredeyse gün vakitsiz terki diyâr edecek, gece olacakmış gibi ürperdim.
Bazı ayrılıklar vardır ki ölümden beterdir.
Tükenir insan.
Sevdiğinin başına gelecek şeyler ürkütür onu en çok.
Ayrılık gönüllerde hep bir yara ve sızı.
Kader, der insan, kader.
Sevdiğinden hiç ayrılmasa insan.
Sonsuza dek ve muhabbetle baksa.
Kartal bakışlı gözlerden çakan ışık aydınlatsa sonsuza dek.
Geleceğe yürüse Payitaht'ın kadim varlığı.
Düş değil gerçek olan bu direnç.
Ne çetin bir savaş.
Ne az biliyor insan.
Ne büyük ne güçlü bir iman,
Bütün varlığın ile seni sarıp sarmalayan.
Allah'a sunacağım.
Susmayacağım mizanda,
Ben diyeceğim,