Bireyleri bilgilendirmek için görevlendirilmiş olanlar; yani öğretmenler, papazlar, sanatçılar ve bilginler, medeniyetin riyakârlarını ve cehaletini körükleyenlere dönüşmüşse aydınlık ve açık görüşler nasıl yayılabilir? Oysa cehalet her daim katılığa, şiddete önayak olmuştur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bilinçli zihin, beyin etkinliklerinin merkezinde değildir; aksine kıyıda köşede, etkinliğin ancak fısıltılarını duyabileceği kadar uzak bir konuma yerleşmiş durumdadır.
Çok geçmeden bir şarkı duyuldu; belki de şarkı söylenmiyordu, bir anı bir sese bürünmüştü belki de:
Güzelim kestane ağacının altında
Ben seni sattım, sen beni havada
"...İtiraf, ihanet değildir. Ne söylediğin ya da ne yaptığın önemli değil; yalnızca duygulardır önemli olan. Beni sevmekten caydırırlarsa, işte o zaman gerçekten ihanet etmiş olurum."