Hayatımın farklı zamanlarında,farklı yayınevlerinden defalarca okuduğum,beş öyküden oluşan bir güzellik “Mutlu Prens”
Öykülerin temelinde dostluk,dozajı ayarlanamayan aşırı fedakarlık,iyilik-kötülük,kibir ve bencillik ön planda .
Olur da bu güzel öyküleri okuma fırsatı bulursanız,hem kendinizi hem de kurduğunuz ilişkileri sorgulayacaksınız.
MS. 161-180 yılları arasında,Roma İmparatorluğu yapmış stoacı filozof Marcus Aurelius’un,çıktığı bir seferde aldığı notların, öldükten sonra kitap haline getirildiği “Kendime Düşünceler”, hayatınızda en az bir kere okumanız gereken harika bir eser.
Aurelius’un toplum ve birey hakkındaki tüm düşüncelerini dışa vurduğu, adeta hepsi birer ömürlük nasihat olan bu düşünceleri okurken bilge bir büyüğünüz sizi karşısına almış da hayatın tüm inceliklerini anlatıyormuş hissine kapılıyorsunuz.
Sadece olması gereken ideal devlet ve yöneticilerinden bahsetmekle kalmıyor,kendisini ve geçmişte yaşayan Sezar’ları da inceden eleştiriyor Aurelius.
Eserde beni daha çok etkileyen kısımlar ideal insan tanımlamalarındaki vurguları oldu. Basit bir yaşam sürmeyi,hoşgörülü,yardımsever,uyumlu,sabırlı,azimli ve çalışkan olmayı,kibirlenmemeyi,kaba olmamayı ve yaptığımız her güzel şeyin toplumun yararına olması gerektiğinin sürekli altını çizen Aurelius,olması gereken erdemli ve ideal insana ancak egolarımızdan arınıp içimize döndükçe ulaşabileceğimizi düşünüyor.
Kitapta altını çizmediğim yer neredeyse yok gibi ve her bölümü neredeyse üç kereden fazla okudum. Hayatıma ve düşünce sistemime de ayrıca büyük katkıları oldu. Rafa kaldırmaya kıyamayacağım kadar önemli bir kitap oldu benim için umarım siz de benim kadar seversiniz.
️London’ın,5 sene Eyalet hapishanede kalan arkadaşının hayatından esinlenerek kaleme aldığı “Yıldız Gezgini” en sevdiğim London eserlerinde 2.sırayı almış bulunuyor.
️Kitabın kurgusu,bilinmeyen bir sebepten cinayet işleyip hapishaneye düşen bir profesörün,kendisinden öğrenilmek istenen bilgileri hapishane yönetimiyle paylaşmaması sebebiyle uğradığı işkenceleri konu ediniyor. İşkence deyince gözünüz korkmasın. Bu işkence, mahkumun sımsıkı bir gömleğe bağlanması ;saatlerce bazen günlerce bu durumun devam etmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.Profesör ise yaşadığı acıdan kurtulmanın yolunu eski yaşamlara astral seyahat yaparak buluyor. Astral seyahate çıktığı bu zaman dilimlerinde pek çok hayatı deneyimliyor. Öyle çok hayat yaşayıp görüyor ki bu seyahatlerde;ona yaşatılan onca işkence, artık ona acı vermiyor.
️Çoğu eserinde olduğu gibi bu romanında da sürükleyici bir macera ve yaşam mücadelesini soluk soluğa okuttu bana London. Birbiriyle son derece alakasız olan, astral seyahatle Amerikan hapishanelerinde yaşanan zulümleri harmanlayıp kurguya yedirmiş ve bence harika bir iş çıkarmış.
Tansiyonun hiç düşmediği bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim.