Sait Faik in sıkmayan,yormayan öykülerini okurken sanki onunla yüz yüzeymişim de,hikayeleri ondan dinliyormuş gibi hissediyorum. Her gün geçtiğimiz sokakları,çocukları,komşuları,esnafı,çiçekleri,parkları ondan dinlerken;yaşarken pek çok ayrıntıyı atlayarak,unutarak yaşadığımızı düşünüyorum hep. Onun muhteşem gözlem yeteneğinin karakterlerine nasıl yansıttığını kalemini sevenler iyi bilir. Her birini size öyle bir tasvir eder ki karşınızda capcanlı durur o karakterler. Lafı uzatmaz,laf kalabalığı yapmaz,vereceği mesajı verir,her öykünün sonunu da harika bir sonla,tokat yemişsiniz gibi hissettirip bitirir…
14 öyküden en sevdiklerimi de buraya not düşmek isterim.”Lüzumsuz Adam”, “İp Meselesi”, “Papaz Efendi” ve “Kameriyeli Mezar”
Hala tanışmayanınız varsa,kendi gibi naif ve bohem öyküler yazan bu kibar adamla tanışmanızı tavsiye ederim.