sinem incecik

sinem incecik
Olduğum şeyle olmadığım şey arasında,hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasındaki boşluğum.”
“Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti,biliyordu;anlamazlardı.”
Alıntı
Reklam
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2022 194. kitabı
Romanın baş kahramanlarından Alobar,ölüme mahkum edilmiş ve bundan bir şekilde kurtulmayı başarmış bir kral. Sonsuzluğa giden hayat döngülerinde ona eşlik eden koku uzmanı Hintli sevgilisi Kudra da tıpkı Alobar gibi aynı kaderden kurtulmuş bir kadın. Birlikte çıktıkları yolculukta onlara eşlik eden bir garip arkadaşları daha var;O da Yunan Tanrısı Pan. Diğer kahramanlar Seattle’da yaşayan garson kız Priscilla,New Orleans’da parfümcülük yapan Madam Devalter ve Paris’te dev bir kozmetik şirketi olan Le Fever’in de büyük bir istekleri var;”mükemmel olan kokuyu bulmak” Farklı zamanlarda farklı karakterleri ortak bir paydada birleştirirken bunu varoluş,ölüm-yaşam döngüsü,tarihi mitoloji ve felsefi atışmalarla bezeyen,hikayeyi dağıtmadan ve sıkmadan anlatan Robbins’in hayal gücüne de kalemine de hayran kaldım. Kendisiyle tanışma kitabım olduğu için bundan sonra önceliğim olacak yazarlar arasında yerini aldı. Başta bahsettiğim gibi bu romanda herkes kendine göre bir şeyler alır,kendine has felsefesi olan bazı kitaplar böyledir. Benim bu eğlenceli ve bir o kadar da düşündüren kitaptan aldığımsa ölüm bilincinden sıyrılın ve bu hayatı geldiği gibi dolu dolu yaşayın olduBir de bol bol pancar yiyin
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma
”Doğmak ve ölmek kolaydı,zor olan hayatın kendisiydi.”
Alıntı
6/10
·184 syf.··
2022 140. kitabı
Romanın anlatıcısı kaptan Marlow’un,fildişi ticareti yapan Belçikalı bir şirkete ait gemiyle İngiltere’den Kongo’ya yaptığı seyahatte gözlemlediği deneyimleri okuyacağınız uzun bir hikaye “ Karanlığın Yüreği” Sömürgeci Batı devletlerinin, Afrika’ya, sözde medeniyeti götürmek adına yaptığı,aklınızın bile alamayacağı eziyetleri okurken keşke tüm bunlar kurgu olsaydı diyorsunuz ama maalesef ki değil. Kendini üstün görme hastalığına tutulmuş Avrupalıların yaptığı tüm alaylar zulümler aslında yazarın bizzat yaşayıp şahit oldukları. Avrupa’da yaşarken belirli saygı,görgü kuralları ve ahlak çerçevesinde yaşayan bu insanların yabani ve yabancı bir ortama girdiklerinde nasıl barbarlaştığını,masumlara yaşattıkları onca şeyi kanım donarak okudum… Yazar Conrad,16 yıllık denizcilik kariyeri olan,Polonya asıllı bir İngiliz yazar. Daha çocukken haritada Kongo’yu görüp “Bir gün burada olacağım”diyerek 12 yaşında çoktan Kongo’ya doğru yola çıkmış bile. Şahit olduğu zalimliklere kendisi de bir Avrupalı olmasına rağmen duyarsız kalamayan Conrad,son derece sert, Batı emperyalizmin korkunç gerçeklerinin belgesi olan bu kısa romanı kaleme almış. Elbette ki döneminde bol bol eleştirilmiş. Herkes anlamak istediği gibi anlamış;ırkçılık karşıtı diyen de olmuş ırkçı da… Benim için üzücü ve yorucu bir yolculuk oldu “Karanlığın Yüreği” Ölmeden önce okunması gereken 1001 eser arasında görüp okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Bu arada denk geldiğim şaşırtıcı bir bilgi de eserin İngilizce yazılmış en iyi 5 kısa romandan biri kabul edilmesi. Malum,Avrupalılar toz kondurmazlar kendilerine. Kendilerinden biri kendilerini böylesine eleştirmişken kitabı ilk 5’e koymuşlar,enteresan:) Son olarak konu ilginizi çektiyse ve bir de filmi olsaydı diyorsanız birebir aynısı olmasa da,romandan esinlenilerek
Edebiyat
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · Can Yayınları · 20115,5bin okunma
”Senin güçlülüğün sadece diğerlerinin zayıflığından doğan bir tesadüftür.”
Alıntı
Reklam