Samim,Besim,Mefharet kardeşler ve onlarla aynı evi paylaşan, Mefharet in isyankâr kızı Selmin...Dönemin haraketli,kabuğunu kırmaya çalışan kızı Meral...
Birbirinden dünyalar kadar farklı beş karakter.
Dönemin Istanbul u,batıya özellikle Fransa ya olan özenme...kimlik çatışmaları ve bunalımları...anlasilamayacaginin hüznü...ve "Simerenya"; Samim'ın 150 yıl sonraki dünyayı tasavvur ettiği içsel ütopyası...
Güzel monologlarin,psikolojik çözümlemelerin,mistisizmin,kuvvetli betimlemelerin olduğu bir roman "Yalnızız"
Eser,savaş yıllarında yazılan kitapların çoğu gibi toplumsal olaylardan ziyade,bireyin iç dünyasına yönelmiş. Daha önce hiçbir Türk romanında denk gelmediğim ütopik dünya olan Simeranya'yı tanımak beni ayrıca mutlu etti. Kitabın karakterleri üzerinden ilerleyişi ters köşe yapsa da okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Üzerinde düşünülecek ve not alınacak çok yer var. Yazarın psikolojik tahlillerin altından çok güzel kalktığını düşünüyorum sadece bazı karakterlerin son noktasını koymayıp havada bırakması üzdü beni.
Sözlerimi yine kitaptan çok sevdiğim bir alıntı ile noktalamak istiyorum:
"Kaderinin şoförü sensin,onu dram istikametinde sürme. Biraz gül yahu,değmez vallahi bu dünya!"
"Bir çok hastalığın sebebini hastanın vücudundan evvel ruhunda aramalıdır. Yani hastalık çok defa kaderin eksikliklerinden ruhun ve onun peşinden vücudun isyanıdır. Yüksek ateş,verem kanser bunlar hep boş lakirtidir. Insanı yalnız bir illet öldürür,Sıkıntı."
Öykümüz 1800 lerin sonunda Istanbul'da geçiyor. 30 larında dul ve güzel bir kadına kendinden yaşca küçük bir delikanlı âşık oluyor.
Bu platonik aşk karşılık bulduktan sonra, ilişkide ileri düzey kıskançlık ve tutku öyküyü hiç de ummadığınız bir sona sürüklüyor.
Okuduğum öykü ve romanlarda en sevdiğim dönemler 1800 lerin ortasından 1900 lerin 30 larına kadar olan zaman dilimi. Her nedense o yıllarda geçen olaylar,yaşanılanlar beni kendisine daha fazla bağlıyor. Klasikleri çok sevmemin en büyük sebeplerinden biri de budur açıkçası. Hem toplumsal hem bireysel tahliller günümüz kurgularından çok daha ilgi çekici geliyor bana.
Yazar Cemil Süleyman la ilgili ufak bir not düşmek isterim buraya. Asil meslegi Tıp doktorlugu olmasına rağmen öğrencilik hayatından itibaren hep edebiyatla ilgilenmiş ve yazmaktan hiç vazgeçmemiş. Cephe gerisinde,karantina veba salgini görevlerinde mesleğini icra ederken bile kağıdı kalemi hiç bırakmamış. Kendisiyle ne kadar gurur duysak azdır bence.
Siyah GözlerCemil Süleyman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264,046 okunma