"Beynimin içi, bembeyaz boş bir kağıt gibi. Kendimi sanki uyutulmuş bir külkedisi gibi hissediyorum. Tek fark; gece on ikiden sonra arabanın değil, benim balkabağına dönüşmem..."
"Kadın olmanın büyük çoğunluğu yalanlar söylemektir, öyle değil mi? Kendi kendinize, toplumun size istemeniz gerektiğini söylediği şeyleri istediğinizi söylemektir. Kadınların çoğu hayatta kalmanın şartlara uyum sağlamak anlamına geldiğini düşünüyor. Fakat bazılarına göre de uyum sağlamak ölümdür. Ruh, eşsiz bir şey. Bir yalanı yaşadığınız zaman, ruhunuzu yok etmiş oluyorsunuz.
"Şöyle yaşamıştım, böyle yaşayabilirdim. Şunu yapmış, bunu yapmamıştım. Filan şeyi yapmadımsa, falan şeyi yapmıştım. Peki, sonra? Sanki bütün yaşamımda, kendimi haklı çıkarmak için bu dakikayı, şu şafak vaktini beklemiştim."
"Çok uzun zaman önce bir yerlerde duyduğum unutulmuş bir ritim, kayıp birkaç sözcük gelmişti aklıma. Bir an için ağzımda bir kelime biçimlendi. Dudaklarım bir dilsiz gibi aralandı. Ama tek bir kelime çıkmadı ağzımdan. Hatırladığım şeyler sonsuza dek sessizlikte kaldı."