Temizlik de bitti, kitap da!
Puan vermedi·192 syf.··
2026 4. kitabı
Bugün elime kitap alamadığım bir gündü; çünkü yemek, temizlik derken hepsini tek başıma halletmem gerekiyordu ve yaptım da! Ama fiziksel bir iş yaparken aklımı da boşta bırakmak istemedim. Genelde şarkı dinlerim ama temizlik tam gün sürünce, bütün gün 'dım tıs dım tıs' müzik de kafa kaldırmıyor, yaş olmuş 30+ sonuçta! ​Neyse kısa keseyim; açtım bir sesli kitap, temizlik bittiğinde kitap da bitmişti! Hem de sürekli durdura durdura dinlediğim halde bitti, inanabiliyor musunuz? Malum anneyiz; temizlik yaparken peşimizde hep o tatlı kuyruk var... Bir ara su kovaları devrildi, balkon yıkanırken hortumla bile ıslatıldım! ​Dinlediğim kitap Saniye Bencik Kangal hocamızın 'Evlat' kitabıydı sevgili dostlarım. O kadar akıcıydı ki sanki birlikte edilen güzel bir sohbet gibiydi. Kitapta bir kadının, bir annenin inişli çıkışlı ve hepimize biraz benzeyen hayatını bulacağınıza, okurken içinizin sıcacık olacağına eminim. ​Okumak ya da dinlemek isteyen birçok kişinin en az 3-4 başlıkla kalbinden vurulacağına eminim. Merak edenler için kitabın bölüm başlıklarını aşağıya bırakıyorum: ​ Kitaptan Öne Çıkan Bölüm Başlıkları: Kriz anları için çözüm önerileri Bebeklik ve erken çocukluk döneminde beyin gelişimine kısa bir bakış Babanın çocuk gelişimindeki rolü Erken çocukluk döneminde özgüven gelişimi Çocukla iletişimde kullanılan kelimeler ve önemi Erken çocukluk döneminde hareket ihtiyacı Çocuk gelişiminde oyun ve kaliteli zaman Çocuk ve kitap Erken çocukluk döneminde televizyon ve tablet kullanımı Çocukluk çağı mastürbasyonu Erken çocukluk döneminde oyuncak ve renk tercihleri Kardeş kıskançlığı Erken çocukluk döneminde boşanma Erken çocukluk döneminde ölüm kavramı Profilimdeki linkten Instagram'a beklerim. Kitap incelemelerimin görsel ve video içeriklerini Instagram
EvlatSaniye Bencik Kangal · Elma Yayınları · 20191,160 okunma
EN BÜYÜK MERHAMETSİZLİK, KENDİMİZE YAPTIĞIMIZ!
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:20
Bir insanın kendini tüketmesi için gerçekten çok büyük acılar mı yaşaması gerekir? Yoksa her gün biraz daha yorulmak, herkese yetişmeye çalışmak, kimseyi kırmamak için kendinden vermek, sürekli daha iyisini yapmak zorundaymış gibi hissetmek de insanı fark ettirmeden tüketmeye yeter mi? Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün Beyhan Budak ’ın yeni kitabı Kendini Tüketmeden Yaşa ’yı kendimce inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… Öncelikle Beyhan Hoca ön sözde kitabın nasıl ortaya çıktığından bahsetmiş, ben de bunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Beyhan Budak kendini kötü hissettiği dönemlerde kendisine sık sık şu soruyu soruyormuş: “Eğer şu an kendime terapiye geliyor olsaydım, kendime ne söylerdim?” Sonra da böyle zamanlarda kendisine iyi gelen düşünceleri, fark ettiği şeyleri, hayat tecrübelerini bir yerlere not almaya başlamış. Bu düşünceleri yıllar boyunca seminerlerinde, videolarında insanlarla paylaşmış ve insanların bunlardan faydalandığını görünce de bir gün kitaplaştırmayı hayal etmiş. Şu an incelemesini yaptığım kitap da aslında bu hayalin ürünü. Belki de bu yüzden kitap boyunca kendimi akademik bir psikoloji kitabı okuyor gibi değil de yıllardır insanı gözlemleyen, mesleğini severek yapan ve en önemlisi anlattığı şeyleri gerçek hayatın içinden süzen biriyle sohbet ediyormuş gibi hissettim; ki zaten Beyhan Hoca’nın en sevdiğim taraflarından biri bu… Günümüzde kişisel gelişim ve psikoloji alanında içerik üreten o kadar çok insan var ki… Bir kısmı insanı birkaç dakikalığına iyi hissettiren ama hayatın içinde hiçbir karşılığı olmayan cümleler kuruyor. Dinlerken güzel geliyor, paylaşırken havalı duruyor ama iş gerçek hayatla yüzleşmeye gelince elde koca bir hiç kalıyor. Beyhan Hoca’yı yıllardır takip eden biri olarak onu farklı kılan şeyin tam da burada olduğunu
Edebiyat
Kendini Tüketmeden YaşaBeyhan Budak · Kronik Kitap · 202631 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım! Bugün sizlere tam anlamıyla film tadında, soluksuz okuyacağınız harika bir gerilim önerisiyle geldim! Lyla başarılı bir virolog; sevgilisi Nico ise oyuncu/model, yani tam olarak ne iş yaptığı belli olmayan ama ünlü olmak için her yolu denemeye hazır bir profil. Bir gün, hayatlarını tamamen değiştirecek yeni bir reality şov teklifi alıyorlar: 5 çift, broşürlerden fırlamış gibi duran muhteşem bir okyanus adası ve aralarında "mükemmel çifti" seçmek için düzenlenecek bir yarışma... Lyla, sevgilisinin büyük hayallerine engel olmamak için istemese de kendini bir anda bu adada, kameraların karşısında buluyor. Ancak her şey televizyonda göründ üğü gibi toz pembe değil. Adaya gittikten sonra yaşanan gerilimlerden sonra, program ekibi adadan ayrıldığı an beklenmedik, devasa bir fırtına patlak veriyor ve işler tamamen çığırından çıkıyor! Düşünün: 10 insan, ıssız bir adada, elektriksiz, susuz ve yiyeceksiz... Kaç gün dayanabilirler? Hayatta kalmak için sınırlarını ne kadar zorlayabilirler? İşte tüm bu soruların cevabı kitabın sayfalarında gizli. Aslında kitabı elime aldığımda konuya dair bambaşka tahminlerim vardı ama beni tamamen ters köşe yapan, şaşırtıcı bir senaryo karşıladı. Temponun ve o tekinsiz gerilimin bir an bile düşmediği, tam bir Ruth Ware klasiğiydi! Yazarın o klostrofobik atmosfer yaratma becerisine yine hayran kaldım. Türü sevenler kesinlikle şans vermeli!
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202637 okunma
10/10
·284 syf.··
2026 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:46
Merhaba kitap sever dostlarım Yazarın okuduğum ilk kitabı ama sanırım kırmızı ritüel kitabını da okumam gerekecek çünkü bir hemşire olarak sahneleri canlandırmam o kan kokusunu hissedilmek benim için ayrıcalıktı. Bazı kitaplar gibi okurken sadece hikâyeyi takip etmezsiniz; o atmosferin içine çekilirsiniz. Ben de bu kitabı okurken tam olarak bunu hissettim. Sayfaları çevirdikçe gerilim arttı, bazı sahnelerde “bu nasıl bir kurgu?” diye düşünmeden edemedim. Hikâyemiz adli tıp uzmanı Soner ve Savcı Volkan’ın, Kara Dere Köyü’nde işlenen korkunç bir cinayet vakasıyla karşılaşmasıyla başlıyor. Fakat bu, sıradan bir cinayet değil… Kurbanın beş duyusunun hedef alınması ve olay yerindeki gizemli izler, onları çok daha karanlık bir sırrın içine sürüklüyor. Kitabı okurken en çok hissettiğim şeylerden biri, geçmişin ve yaşananların insan hayatında nasıl izler bırakabileceğiydi. İnsan bazen yaptıklarının, söylediklerinin ya da yaşattıklarının bir şekilde karşılığını alıyor. “Ne ekersen onu biçersin” sözü bu hikâyede çok daha acı ve ürpertici bir şekilde karşımıza çıkıyor. Soner’in mesleğinin ağırlığı, sürekli ölümle ve insanın en karanlık taraflarıyla yüzleşmesi beni ayrıca etkiledi. Her vakada biraz daha yıpranan, gördüklerini kendi içinde taşıyan bir karakter. Onun yaşadığı psikolojik yükü okumak hikâyeye ayrı bir gerçeklik katmış. Yazar yine temposunu hiç düşürmeden ilerlemiş. Her cevap yeni bir soru doğuruyor, her ipucu sizi başka bir gizemin içine çekiyor. Sonuna kadar merakla okudum ve yine beklemediğim bir finalle karşılaştım. Tabii ki belirtmek isterim; kitapta otopsi sahneleri, işkence detayları ve rahatsız edici suç unsurları bulunuyor. Bu yüzden hassas okuyucular için zorlayıcı olabilir. Gerilim, polisiye ve karanlık atmosfer sevenlerin seveceğini düşünüyorum. Benim için
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202622 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Merhaba kitap dostlarım. Bugün sizlere okurken bana huzur veren, sıcacık atmosferiyle kalbime dokunan Elzem ile geldim. Bazı kitaplar büyük olaylarla değil, hissettirdiği duygularla unutulmaz olur. Elzem de benim için tam olarak öyleydi. Leyla'nın hayatı fedakârlıklarla örülmüş bir hayat.Yaşadığı kaybın ardından ailesi için kendi isteklerini geri plana atarken,bir yandan da güçlü kalmaya çalışıyor.Tam da bu noktada hikâyeye dahil olan Akın,sadece bir aşk karakteri değil;sabrı,anlayışı ve desteğiyle Leyla'nın yanında duran bir yol arkadaşı oluyor. Kitapta en çok sevdiğim şeylerden biri karakterlerin birbirlerini değiştirmeye çalışmadan sevmeleriydi.Aralarındaki bağ yavaş yavaş kurulurken okuyucu olarak o gelişime tanıklık etmek oldukça keyifliydi. Bunun yanında hikâyenin arka planında işlenen aile ilişkileri,komşuluk bağları ve mahalle kültürü kitaba ayrı bir samimiyet katmış. Kendimi bazen o mahallenin bir sakini gibi hissettim;kah gülümsedim kah duygulandım. Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde sayfalar su gibi akıp geçti.Gereksiz drama boğulmayan,duygusunu dozunda veren hikâyesiyle beni içine çekmeyi başardı. Ve final...Kitabı bitirdiğimde içimde tatlı bir mutluluk vardı.Karakterlerin çıktıkları yolculuğun sonunda yüzlerinin gülmesi,benim de kitabı huzurlu bir tebessümle kapatmama neden oldu. Eğer sevginin, anlayışın ve aile sıcaklığının ön planda olduğu;sizi yormadan kalbinize dokunacak bir hikâye arıyorsanız,Elzem'e mutlaka bir şans vermelisiniz.
Elzem: Leyla GecesiHümeyra · Guardian Yayınları · 2026128 okunma
Puan vermedi
Kızıl Gece 1 / Duru Mavi Merhabaaalar, kalemini çok sevdiğim Duru Mavi'nin serisiyle geldim. İlk kitabını okumuş bulunuyorum. Hazır indirimler devam ediyorken almak isteyenler olabilir diye hemen yorumunu gireyim dedim. Fantastik bir evren alarmı vereyim dostlarım, yeni bir fantastik evren tanımak çok hoşuma gidiyor. Bayılıyorum böyle büyüdür, Ana karakterimiz Rozelin, bir gün yardım vakfına gidip kan veriyor. Başına gelecekleri görse gidip hiç kan verir miydi hiç bilmiyorum valla. Bu arada tabi ki Rozelin'in gördüğü bir takım rüyalar anlam veremediği şeyler vardır. Nedenini tabi ki biliyoruz, bu kızımız fantastik bir evrene ait. Rozelin, kan verdikten sonra bayılıyor ve kendini başka bir evrende buluyor. En sevdiğim böyle anısızın ana karakterin başına bir şeyler gelmesi. Tabi kızın sevgilisi olmadığı halde hamile olması açıkçası bana da şok oldu. Asla böyle bir şey beklemiyordum. Kaos, intikam, entrika ne ararsanız var. Oh oh bayılırım kavgaya, tabi ki kitapta geçenlere bayılıyorum. Aydınlık Bölge ve Kızıl Bölgemiz var bu iki bölgenin liderleri birbiriyle kavgalı. İki bölgede de güçlü iki lider var. Ben Kızıl Bölge lideri Biran Nuh'a azıcık düşmüş olabilirim. Biraz sert bir karakter ama hoşuma gitti. Rozelin'i başta, Timur'un sevgilisi sanıp ondan intikam almak için kullanıyor falan oh olaylar sarpa sarıyor, en sevdiğimiz. Yazarın kaleminden daha önce ben Fırtına Zamanı'nı okumuştum gerçekten aşırı güldüğüm bir kitaptı. Fantastik kurgu okuma şansım olmamıştı. Nasıl bir evren okuyacağız çok bilmiyordum lakin beklentimi karşılayan bir seriye başladığımı düşünüyorum. İkinci kitapta elimde var, vakit kaybetmeden okumaya gidiyorum.
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026198 okunma