İçeriği hakkında çok fazla bir şey vermeden düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı , konusunu görür görmez okumaya başladığım bir kitaptı.
Fotoğrafçı bir abimiz var olayları bir nevi zihninden okuyor gibiyiz. Daha çok düşünce akışı yer alıyor. Gerilim yok. İnsanı rahatsız ettiren bir atmosfere sahip yalnız yer yer verilmiş kitabın tamamında böyle bir şey göremedim. Bir tür paranoya mı yoksa rüya mı ne anlaşılmıyor. Yazar sonunu ucu açık bırakmış. Bu da haliyle 'ne oldu şimdi?' dedirtiyor. Konunun ilginçliğine on verebilirdim yalnız hikaye fazla uzatılmış geldi bana. Evet zaten kalın bir kitap değil fakat cümleler fazla uzatılmış düşüncelerini okuyoruz ama bazı yerlerde fazlaca kendini tekrarlamış. Okuması zor bir kitap değil yazımı akıcı fakat dediğim gibi tekrarlamalar çok fazla onun dışında tek oturuşta bile bitirebilir bir kitaptı bence. Okuyuca bırakılan bir son. Bu daha ilginç yapıyor bence ya da ben bu tarz okumayı seviyorum. Sarsıcı bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Daha çok psikolojik. Gerçek ve hayal çok iç içe olduğu için neyin ne olduğunu anlayamadık tam. Benim sonu için düşüncem tamamen bir zihinsel kırılma yaşaması ve bunu gerçek dışı şekilde anlatması.
İlgi çekici bir kitap. Yerli edebiyatımızdan olması beni okurken daha mutlu etti. Okumak için bir şans verebilirsiniz. Yazarın diğer kitaplarını okumayı da düşünüyorum ^^