İRFAN
Hakk’ı buldum erene ermek ile Hakikati gördüm, göreri görmek ile…” Sonra gözlerime derin derin bakarak, “Sana icazet veriyorum, halkı irşat et” deyince; üzülerek yalvarmaya başladım: “Bana icazet vermeyin, ben o işi yapamam. Siz, bana müsaade edin; Yunus Emre yolunda hizmet etmeye devam edeyim” dedim. Mahmut Baba, “Aferin! Akıllı bir tercih yaptın. O zaman, Yunus’un Gönül Bahçesi’nde çiçek yetiştirip, onlara hizmet eden bir bahçıvan ol!” dedi. Her zamanki gibi bir yandan dostlarımla toplanıp sohbetlere devam ederken; diğer yandan da Mahmut Baba’yı ziyarete gidiyordum. Bir seferinde tam Mahmut Baba’nın elini öpeceğim sırada, “Her eli öpme; öpülecek eli görürsen, öp!” dedi. Söylenen bu büyük sözün hikmetini anlamaya çalışarak, “Peki Efendim!” dedim; ama öpülecek eli nasıl tanıyacağımı bilmiyordum. Bu söz aklıma geldikçe nasıl anlayacağımı düşünüyordum. Mahmut Baba’nın ziyaretine gittiğim bir gün, salonda biri tek başına oturuyordu. Ben de geçip bir köşeye oturdum. Salonda sadece ikimiz olduğumuz için o şahsa, hâl hatır sormak istedim; fakat nasıl soracağımı bilemedim. İçimden, “Siz ne işle iştigal ediyorsunuz?” demek geldi. Böyle sormak için; kendi başına dalgın bir şekilde oturan şahsa eğilmişim ki, aniden, benden önce davranıp, “Siz ne işle iştigal ediyorsunuz?” dedi. “Bu benden hızlıymış” diye düşünüp, elini öpmek istedim; ancak elini vermedi. O sırada içeriden Mahmut Baba geldi. “İrfan, bu el öpülecek eldi, anladın mı?” dedi. Ben de, “Evet” deyip tekrar elini öpmek istedim; fakat o şahıs yine elini vermedi. Sonra Mahmut Baba, kitaplıktan Niyazi-i Mısri divanını eline alarak oradan bir şiiri okumaya başladı. Niyazi-i Mısri, şiirde manevi kimliğini açıklıyordu. Mahmut Baba da, şiiri okurken, aslında kendini tarif ediyordu. O şahıs, sanki Mahmut Baba’nın niyetini
Sayfa 170 - Nefes·Kitabı okudu
"Döverim seni, hepinizi döverim ulen" Cüneyt Arkın :)
"Hayata izin vermemek, geçmişe izin vermemek saçmalık. Daha iyi, çok daha iyi yaşamak için dövüşmek gerek..."
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yine mi kitap alıyorsun demişlerdir :)
Bırak ! Karışma ! Döverim seni !
Sayfa 122 - Türkiye iş bankası kültür yayınları
Alıntı
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem kendisinin ölüm hastalığında buyurdu ki: "İnsanlardan hiçbirisi Ebu Kuhafe'nin oğlu Ebu Bekir'den (r.a.) daha fazla bana nefsini ve malını emanet etmedi, şayet insanlardan dost edinecek olsaydım elbette Ebu Bekri dost edinirdim Fakat din kardeşliği daha efdaldir. Ebu Bekrin penceresinden başkasını benden örtünüz."Üzerine salat ve selam olan Efendimiz buyurdu ki: "Muhakkak Allahu teala beni size gönderdi, siz bana, -yalan söyledin-dediniz. Ebu Bekir -Doğru söyledin- dedi. Bana kendisini ve malını terk etti. Bana arkadaşımı bırakmaz mısınız?" (O'nun ve alinin üzerine salat ve selam olsun) Peygamberimiz buyurdu ki; Sayet benden sonra Peygamber olsaydı, elbette Ömer ibni Hattap olurdu. Mü'minlerin Emiri Ali (r.a.) buyurdu ki: Hz. Ebu Bekir ve Ömer, ikisi bu ümmetin en faziletlileridir. Kim beni o ikisi üzerine üstün tutarsa, o iftiracıdır. İftiracının dövüldüğü gibi onu döverim.
Köpek kedilere daha fazla tahammül edemeyip havlayınca adam "Ay!" diyerek havaya sıçradı. "Şimdi döverim seni, ha!.. Korkmayın, ısırmaz." Köpek şaşırdı: "Isırmam mı?"
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası kültür Yayınları modern klasikleri dizisi 64·Kitabı okudu