İnsanın fikrine ve özüne sükût içinde saygılıyım;bu içimde mahfuzdur. Fakat onların sığ dünyalarındaki fiiliyatlarına karşı hiçbir beklenti ve umut beslemiyoum...
Bize insanları değil fikirleri hatırlamamız söylendi. Çünkü bir adam yenilebilir,yakalanabilir, öldürülebilir,unutulabilir.Fakat bir fikir
400 yıl sonra bile hâlâ dünyayı değiştirebilir.
Tehdit edilme duygusu ve bunun yol açtığı tepkisel şiddet çoğu zaman gerçeklikten değil insan zihninin bulandırılmasından doğar; siyasal ve dinsel önderler düşman tarafından tehdit edildiklerine inandırarak yandaşlarında tepkisel düşmanlıktan doğan öznel bir karşı koyma duygusu yaratırlar.
Öç alma dürtüsü bir topluluğun ya da bireyin güçlülüğü ve yaratıcılığıyla ters orantılıdır. güçsüzlerin, sakatların, zarar görerek yıkılmışlarsa, kendilerine saygılarını onarmak için başvurabilecekleri bir tek yol vardır: lex talionis'e, 'göze göz dişe diş' kuralına göre öç almak. öte yandan yaratıcı biçimde yaşayan bir insan hiç de böyle bir gereksinme duymaz. aşağılanmış, incinmiş olsa bile üretici yaşama süreci ona geçmişte gördüğü zararları unutturur. üretme yeteneği, öç alma isteğine ağır basar.