Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini...
Üniversite mezunu bir genç, iş hayatına başlamadan önce fal baktırmaya gitmiş. “On beş sene eziyet çekeceksin çocuğum,” demiş falcı.
“Ya sonra? Ya sonra?” diye ümitlenmiş çocuk.
“Sonra” demiş, “Alışıyorsun.”
İnsanların birbirlerinin huzurunu bozmasından rahatsız olurum ben, en çok da genç insanların hayatlarının en güzel çağında, bütün sevinçlere alabildiğine çok kucak açabilecekleri zamanda birkaç güzel günü surat asarak birbirlerine zehir etmeleri ve ancak çok sonradan kaybettikleri şeyin telafisinin olanaksız olduğunu görmeleri canımı sıkar.