9/10
·144 syf.··
2026 52. kitabı
Merhaba, bugün sizlere 𝕯𝖚𝖆𝖞ı 𝖄𝖊𝖓𝖎𝖉𝖊𝖓 𝕶𝖊ş𝖋𝖊𝖙𝖒𝖊𝖐 kitabının yorumu ile geldim Yazarımızın kalemini her okuduğumda ayrı bir huzur buluyorum Bu eserinde bizleri dua ile karşılıyor Çaresiz olduğumuz zamanlar vardır. Kapılar üzerimize bir bir kapanırken, elimizdekiler tükenmeye başladığında tek bir kapı açılır bizlere.. Göğe uzanan yolun adı 𝑫𝒖𝒂 'dır. 𝑫𝒖𝒂, kul için bir yöneliştir aslında.. Aczimizi dile getirdiğimiz sığınağımızdır Rabbimiz bizi unutmadı. Kul yapamam dediği anda Rabbimize yönelerek ancak sen yaparsın diyerek açıyoruz ellerimizi semaya Dua, bazen kalpten geçen sessiz niyazlarımızdır. Rabbimizle aramızda kurulan en saf bağımızdır bizim Eserimizde, bu bağı yeniden hatırlatmak için vardır. Rabbimizle bağ kurmak, O'na dua etmek, üstesinden gelemediğimiz durumlarda tek sığınağımızdır. Muhtaçlığımız yalnızca O'nadır İş𝐭𝐞 𝐝𝐮𝐚, 𝐢𝐥𝐚𝐡𝐢 𝐢𝐧𝐚𝐲𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐳𝐚𝐲ı𝐟 𝐢𝐧𝐬𝐚𝐧ı𝐧 𝐞𝐥𝐢𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐭𝐮𝐭𝐦𝐚𝐬ı𝐝ı𝐫. İ𝐧𝐬𝐚𝐧𝐚 𝐛𝐮 𝐲𝐚ş𝐚𝐦𝐝𝐚 𝐛𝐚𝐡ş𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐧 𝐬𝐚ğ𝐥𝐚𝐦 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐦𝐢𝐧𝐚𝐭 𝐧𝐨𝐤𝐭𝐚𝐬ı𝐝ı𝐫. Yazarımız bizlere 𝑫𝒖𝒂 'yı bir kurtuluş, teselli, imtihan gibi pekçok başlık altında aktarmıştır Sizlerinde mutlaka listesine alması gereken bir eser Kitapla ve sevgiyle kalın
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
-BEN BOĞULMAKTA OLANIM,ARTIK BATMAKTAN KORKMAM-
8/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Yahya Sinvar-Diken ve Karanfil (Bir Komutanın Kaleminden) Kitap İncelemesi Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerindeki uzun tutsaklık yıllarında, oldukça zor ve kısıtlı imkânlar altında parça parça kaleme aldığı Diken ve Karanfil romanını bitirdiğimde, sadece bir direniş hikâyesi okumuş gibi değil; bir halkın elli yıllık kederini, onurunu ve sarsılmaz iradesini bizzat tecrübe etmiş gibi hissettim. Bu eser, 16 Ekim 2024’te tüm dünyanın zihnine kazınan o son direniş anında, yaralı koluna rağmen düşman dronuna sopa fırlatarak teslim olmayan bir adamın, dünyayı sarsan hayatının ve ruhunun kâğıda dökülmüş halidir. Sizinle bu sarsıcı kitaptan yaptığım, her biri birer hayat dersi niteliğindeki alıntılar eşliğinde bu eseri neden mutlaka okumanız gerektiğini paylaşmak istiyorum: "Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli..." Sinvar bu satırları yazarken aslında 1962’de Han Yunus Mülteci Kampı’nda başlayan ve ateşle örülmüş hayatının felsefesini ortaya koyuyordu. Onun için özgürlük sadece çalınmış bir hak değil, acıdan doğan ve sabırla şekillenen bir fikirdi. Bu kitap, onuru her şeyin, hatta canın bile önünde tutan bir ruhun manifestosudur. "Kısa sürede kamp bir 'Direniş Akademisi’ne dönüştü: Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu." Hikâyeyi küçük Ahmed’in gözünden izlerken, mülteci kamplarının sadece sefalet yuvaları değil; gençlerin altı aylık idari gözaltı sürelerinde bile kendilerini her alanda geliştirdiği devasa birer bilinçlenme merkezi, yani bir "direniş akademisi" olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Sinvar, siyasi
Otobiyografi
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Vera Kitap · 20251,042 okunma
Reklam
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANH ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan doğunca
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
‘Ah seni boyun eğmez ruh. Hayatı bir arada tutan müphem sözcükler ve muğlak düşüncelerdir. Dikişleri sökülene dek her bir ifadede ısrarla kusur bulmanın manası nedir?’ . 2019’da Bin Yıllık Dua ile tanımışım Yiyun Li’yi. ‘Öykülerin her biri iz bırakan türden.’ yazmışım. Sonra Akıl Ermeyince çevrilmiş ve onu da sevmişim hatta ‘empati kurmaktan korktuğum ancak şiirsel diliyle de hayran kaldığım bir eser’ demişim. Kazkafanın Kitabı durur mu? Hemen edinip onu da içercesine okumuşum. Çünkü kayıpları okumak dokunuyor bana. Cümlelere o kayıpların kokusu sinerse daha bir sarılıyorum kitaplara. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı tam da böyle bir eser. Yas tutma, ebeveyn olma, yaşamın devamı için ufak detaylara tutunabilme gibi konulara hüzünlü ama bir o kadar da ümitli bir yerden yaklaşıyor. Kendisi intihara teşebbüs etmiş, iki oğlunu intihardan kaybetmiş bir yazar Li. Bu acıların izlerini Çarşamba Çocuğu’nda görüyoruz örneğin. Mutluyken Başka Adlarımız Vardı’da da. Umuyorum ki yazmak iyi geliyordur Yiyun Li’ye, en az onu okumanın bana iyi geldiği kadar ~ . Nuray Önoğlu çevirisiyle~
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2022 208. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2022 05:32
Elif Gibi Sevmek 2: Aşk-ı Tevekkül, Hikmet Anıl Öztekin’in 2014’te (bazı baskılarda 2017) Yakamoz Yayınları / Hayy Kitap’tan çıkan eseridir. İlk kitabın (“Elif Gibi Sevmek”) devamı niteliğindedir ve tasavvufi aşk, ayrılık, sabır, tevekkül ve muhabbet temalarını derinleştirir. Yaklaşık 216 sayfalık kitap, şiir, düzyazı ve kısa hikâye/deneme parçalarından oluşur. Kitap, “Elif” karakteri üzerinden Elif harfinin dik duruşu gibi dosdoğru, koşulsuz sevmeyi işler. Ana fikir: Sevmek, kavuşmak değil demlenmektir. Birbirine kavuşanlar değil, muhabbetle demlenenler hakiki aşka ulaşır. Ayrılık bir perdedir; muhabbetle sevenler bu perdeyi aralayıp ilahi hakikate (O’na) ulaşabilir. Beşeri aşk ile ilahi aşk iç içe geçer. Çay metaforu çok baskındır: Demlenmek, sabır, yavaşlama, ruha sindirme. Özlem, rüyalar, dua, şükür ve tevekkül (Allah’a teslimiyet) vurgulanır. Sevmek dua etmek gibidir; dilek tutmak değil. Uzaktan sevmek aşkı imana dönüştürebilir. Şekilcilik eleştirilir; asıl olan suret değil sirettir (gönül). Kitap, ayrılık dünyasında (yağmurun buluttan, gündüzün geceden ayrılması gibi) sevgiliye sımsıkı sarılmayı, rüyada bile sevmeyi ve her şeyi O’nun rızası için yapmayı anlatır. Sonuçta muhabbet sonsuzdur, sırlanır ve Hakk’a çıkar. Üslup ve Yapı Öztekin’in akıcı, şiirsel ve samimi dili öne çıkar. Kısa cümleler, tekrarlar ve çarpıcı benzetmelerle dolu. Bazı okuyuculara göre bu tekrarlar “kalıplaşmış” gelebilir ve edebi derinlik azdır; diğerlerine göre ise kalp diliyle yazıldığı için etkileyicidir. Tasavvufi unsurlar (dua, sabır, rıza, Hak muhabbeti) modern bir üslupla harmanlanır. Çay, yağmur, gül kokusu gibi imgeler sıkça kullanılır. Kısaca: Kalp kitabı. Edebi şaheser aramıyorsanız ve duygusal/manevi beslenmeye ihtiyacınız varsa keyifle okursunuz. Bir oturuşta bitmesi
Elif Gibi Sevmek 2Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 20177,8bin okunma
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
Reklam
Reklam